turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KAYSERİLİ PAZARLIĞI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

05 NİSAN 2016

Bilindiği gibi AB ülkeleri mülteci akını karşısında şaşkına uğramış ve bu konu ile ilgili olarak görüşmeler gerçekleşmişti. İlk görüşmenin sonrasında Başbakan koltuğunda oturan muhterem; AB ile Kayserili pazarlığı yapıldığını söyleyerek ülkemizi ve insanlığı küçük düşüren bir açıklama yapmıştı. Konu görüşülmeye devam edildi ve para karşılığında mültecilerin Türkiye'de kalması ve AB ülkelerine gidenlerin de geri alınması kabul edildi.

Bu konunun paraya bağlanması bir yana, AB'nin verdiği paranın on katının bile Türkiye'nin sorunlarını çözmeyeceği aksine daha da arttıracağı ve içinden çıkılmaz hale getireceği bilinirken AKP iktidarının böyle bir şeyi kabul etmesi gerçekten de düşündürücüdür. Nitekim sorunlar daha mültecilerin geri dönüşü gerçekleşmeden yaşanmaya başlanmış ve Türkiye'de mülteci sorunu ile ilgili olarak neler yaşanabileceğinin ipuçlarını vermiştir. Dikili turizm bölgelerimizden biridir. İş bilmez iktidar Dikili'ye bir mülteci kampı kurma yolunu seçmiş, konu daha gündeme gelir gelmez de tepkiler çığ gibi büyümüştür. Eleştiri ve tepkileri dikkate almayan iktidar bildiğini okumaya devam etmiş, gelecekte yaşanacak ciddi olayların da böylece fitilini ateşlemiştir. Gerçi; basından ve herkeslerden saklanan ilk iade edilen kafile ise Dikili'ye ayak basmış, gelenlerse Türkiye'yi istemediklerini dile getirerek getirilmelerine karşı çıkmışlardır.

Bugün bazı sınır kentlerimizde Suriyeli nüfusu o kentlerin nüfus oranını aşmış bulunmaktadır. Bu konuda G. Antep, Kilis ve diğer sınır kentlerimiz başı çekmektedir. İş, salt buralarda da kalmış değildir. Suriyeli kaçak göçmenler bugün Türkiye'nin her tarafında sorun haline gelmiş bulunmaktadır. AKP iktidarının ise konu ile ilgili dişe dokunur küçücük bir planı ve programı da yoktur. Onun için mülteciler sadece ve sadece gelecekte kendi arkalarına dizilecek bir güç olarak algılanmaktadır. Bunlara hele de bir yurttaşlık hakkı verilirse AKP ülke dışından gelen yeni bir gerici damarla canlanacağının hesabını yapmaktadır.

Oysa söylediğimiz gibi bu hesapsızlık, kitapsızlık AKP iktidarına olmasa da Türkiye'ye pahalıya patlayacaktır. Her şeyden önce sınırlarımızdan elini kolunu sallaya sallaya geçen bu Suriyelilerin neci oldukları bile doğru dürüst saptanmadan içeri alınmakta, terör eylemleri açısından gelecekte yaratacağı tehlikeler belki de bilinçli olarak dikkate bile alınmamaktadır.

Konu giderek daha da duyarlı hale gelmiş, halkımız; iktidarın bu hesapsız kitapsız davranışı karşısında tepkilerini dışa vurmaya da başlamıştır. Nitekim önceki gün Maraş'ta yaşanan ve güvenlik güçlerinin gaz kullanması ile biten tepki de bunlardan birisidir. AKP iktidarı mültecileri oraya buraya sadece yerleştirmektedir. Bunların gelecekte ne olacakları düşünülmemekte hatta Maraş'ta yerleştirilmeye kalkışılan bölge mera olup pek çok köyün hayvancılık yaptığı bir yerdir.

Bu yüzden de köylüler bu kampı istememektedirler. Gerçekler bütün yönleriyle bilindiği halde AKP iktidarının yetkilileri sadece bu meraya yerleştirilmemesi gerektiğini bizde biliyoruz, ancak Maraş'ta diğer yerlere göre yine de en uygun alan burasıdır diyerek tepkileri dikkate almamaktadırlar.

Öyle görünüyor ki, Suriye'den kaçıp gelip Türkiye'ye dağılan mültecilerin gelecekte ne olacakları ile ilgili olarak AKP iktidarının ele alınacak hiçbir politikası yoktur. Suriye'den kaçıp gelenler savaş sona erdiğinde geri ülkelerine mi dönecekler yoksa yurttaşlığa kabul edilip gelecekte yaşanacak olumsuzlara kapı mı aralanacak bilinmemektedir. Bu konuda AKP iktidarının tek bir duyarlılığı vardır o da dinsel hasletidir. Yani gelen Suriyeli kaçakların inançları ve mezhepleri AKP iktidarı açısından önemlidir o kadar.

Dünyanın hiçbir ülkesi böyle bir durumda bizim yaşadıklarımıza izin vermez veremez. Çünkü böylesine bir denetimsizliğin yarattığı sorunların altından kalkmak hiç de kolay değildir. Dolayısı ile AKP iktidarının gördüğü Osmanlı düşlerinin Türkiye'ye nelere mal olduğu iyi bilinmelidir. Gerçi AKP ileri gelenleri konuyu insanlıkla falan açıklasalar da gerçekte konunun insanlıkla hele de AKP'nin insanlık anlayışı ile yakından uzaktan ilintisi yoktur. Eğer AKP'lilerin söylediği gibi konu insanlık olsaydı, AKP iktidarı Suriye'nin içişlerine karışmaz, kanlı katil sürüsü El Kaide, El Nüsra, Müslüman Kardeşler, ÖSO ve IŞİD gibi canileri desteklemeye kalkışmazdı.

Sonuç olarak Türkiye Kayserili pazarlığı ile başına yeni bir belanın hem de püsküllüsünü almış bulunmaktadır. Bu işler; Diyarbakır'da çelik yelek giymeyeceğini söyleyerek Ahmet Davutoğlu'nun dayılanması ile çözülecek şeyler değildir.

Bu konu gerçekten de insani yaklaşımı, öngörü sahibi olmayı ve de ülke geleceğini düşünmeyi gerektirir ki, AKP iktidarının en tepe noktasındaki adamından sade bir üyesine kadar hiçbirinde böyle bir ne bilgi, ne insani özellik ne de ülke severlik söz konusu değildir.

Söylüyoruz böyle giderse ve de ciddi tedbirler alınmazsa içinden çıkılması zor yeni bir tehlike kapımızın önündedir.

Bu yüzden de ilk iş AKP iktidarından kurtulmak ve en kısa zamanda konu ile ilgili doğru politikalar geliştirerek mülteci sorununu ve kaçak girişleri kontrol altına alıp çözmektir.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA