turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİZ BİTMİŞSİNİZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

06 NİSAN 2016

Türkiye'de AKP iktidarı ile birlikte alışılmışın çok ötesinde şeyler yaşanıyor. AKP iktidarı ile birlikte bunların dünya görüşlerine hizmet etsin diye oluşturulan ne kadar vakıf ve kuruluş varsa içinden pislik akıyor. Gün geçmiyor ki, böylesi yerlerde çocuklarımıza yönelik bir istismar ya da tecavüz olayı duymayalım. Konu ile yakından ilgili bakanlıklar susarken Aile ve Sosyal politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu sanki söyleyeceği bir şey yokmuş gibi utanıp sıkılmadan Ensar Vakfı'nı korumak için "Bir kerecikten bir şey olmaz" deyip çıkıyor işin içinden. Bunun üzerine kendisine yönelen şiddetli eleştirilerin yanında bir de mecliste hakkında gensoru önergesi verildi. Verildi, verildi de AKP'nin TBMM grubu önergeyi dikkate bile almaksızın reddetti. Sonra da mecliste o bildiğimiz hava ortaya çıktı. AKP'liler mecliste kuyruğa girip Sema Ramazanoğlu'nu kutlamaya giriştiler. Böylece Türkiye halkı da bu müthiş manzarayı görmüş oldu.

Din, iman Allah adına bu denli ahlaki değerleri aşındırmış olanların hallerine bakınca içimiz karardı. Hem ne olacaktı ki canım, Başbakan gider cübbeli Ahmet Hoca'yı ziyaret ederse ki o Cübbeli Ahmet Hoca ki, erkek çocuklarına bu tür tecavüzleri anlatırken "eğleşme" ve "bademleme" deyip, İslam'da yerinin olduğunu söylerse AKP'nin milletvekilleri de utanıp sıkılmadan Sema Ramazanoğlu'nun önünde kuyruk olurlar. Aslına bakarsanız bu görüntü bitmişliğin net fotoğrafıdır. Net fotoğrafıdır, çünkü kimse bu kadarına cesaret edemez ama AKP'lilerin ar damarı çatladığı için olup bitenleri dikkate bile almamaktadırlar.

Yavuz hırsız ev sahibini bastırır derler ya yaşadıklarımız tam da böylesi cinsten. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Bakan Sema Ramazanoğlu'nu kast ederek; Ensar Vakfı'nın önüne yatması gerektiğini söyledi ya; vay sen misin bunu söyleyen, muhteremlerin ahlaki damarları kabardı ve işi cinselliğe çekerek saldırıya geçtiler. Oysa bu sözcüğü, politik yaşantımıza kazandıran kişi hepinizin bildiği gibi eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'di. Muammer Güler bu sözü Reza Zarrab'ı çeşitli tehlikelerden korumak için söylemiş ve de bu konu çok tartışılmıştı tartışılmasına da kimsenin aklına bu sözcüğe cinsellik yüklemek gelmemişti. Söz konusu olan Bakan kadın olduğu için AKP'liler hemen konuyu alıp başka tarafa çekiverdiler. Ancak herkes de biliyor ki, Kılıçdaroğlu'nun söylediklerinden AKP'lilerin dışında herkes anlayacağını kesinlikle anlamıştır diye düşünüyoruz.

Dedik ya ülkemizde bazı sağ ve faşist partilerin hiçbiri ülke yararına düşünemiyor. Hoş, düşünmeleri zaten eşyanın doğasına aykırı. Devlet Bahçeli'nin söylediklerini dinleyince tüylerimiz diken diken oldu. Ne diyor Bahçeli? O ilçelerde halkın çıkması için üç gün izin verilsin, sonra da taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakılmasın. Bahçeli'nin sözleri bir faşist için göğüs kabartıcı gelebilir ancak işin gerçek yüzü hiç de öyle değildir. Bu ülkeye Bahçeli'nin sözlerinin ne büyük zarar verdiğini anlamak istiyorsanız; gidin, sıradan bir Kürt insanına sorun, onda nasıl bir ruh hali yarattığını görün ki, bu milliyetçi geçinen ülke düşmanlarının hallerini daha iyi anlayabilin.

İş bu kadarla mı kalacak sanıyorsunuz? Sırada en az Bahçeli'nin söyledikleri kadar tehlikeli sarayında avukatlara konuşan Recep Tayyip Erdoğan'ın söyledikleri var. 12 Eylül faşizmi döneminde yurttaşlıktan çıkarma furyasını başlatan beşli çetenin yaptıklarını unutmuş olabilir miyiz? Eh peki hem de sözüm ona hukukçu geçinen avukatlara ne diyordu Recep Tayyip Erdoğan? Terörist olduğu düşünülen herkes vatandaşlıktan çıkarılmalıdır. Recep Tayyip Erdoğan'ın terörist kavramını dikkate alırsak hemen hemen ortada yurttaşlıktan çıkarılmayacak kimse kalmayacak demektir ki, vay ondan sonra bu ülkenin haline.

Aslına bakarsanız; bütün bunlar, burjuva siyasetinin ve onun döküntülerinin bittiğinin en net fotoğraflarıdır diyebiliriz. Ancak ortada birikmiş olan bu çeri çöpü süpürüp atacak ve kurtuluşa giden yolu açacak olan sosyalist bir örgütlülüğe gereksinim olduğu tartışma götürmeyecek denli ortada olmasına karşın, bu görevi başaramamış olmamızın da gözden geçirilmesi gelip kendini dayatmıştır.

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi olarak bu yönde çabalarımızı sürdürecek ve geniş bir halk kitlesinin duygularını doğru kavrayarak ve isteklerini yerine getirerek çıktığımız yolda ilerleyeceğiz ve göreceksiniz başaracağız da…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA