turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BU MUHTARLARDA NE VARSA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

07 NİSAN 2016

Yazmayalım diyoruz ama ne mümkün. Hiç Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olduğu, Ahmet Davutoğlu'nun da Başbakan olduğu bir ülkede yazmamak olası mıdır? Değildir elbette. Muhterem yine muhtarlar toplantısında demediğini bırakmıyor.

Neymiş efendim? Bakan Sema Ramazanoğlu için Kılıçdaroğlu demiş ki, "Aileden Sorumlu Sosyal Politikalar Bakanı Ensar Vakfı'nın önüne yatmış susuyor." Vay sen misin bunu diyen? Kılıçdaroğlu'na demediklerini bırakmıyorlar. Yok, adam değilmiş mişte, Artık onu adamdan bile saymanın olanağı yokmuş muşta, bu zat için söylenen her söz israfmışta, kasetle gelmiş mişte, siyasi sapık mışmışta, mışmışta mışmış.

AKP'lilerin söylenen sözler o kadar bir yerlerine dokunmuş ki soluğu CHP Genel Merkezi'nin önünde almışlar. Yok efendim kadınlardan tepki mi gelmiş, milletvekilleri tepki mi koyuyorlarmış, içlerinden her türlü zerzevat var. İktidarlar ya canları neyi isterse onu yapabileceklerini düşünüyorlar. Erdoğan konuşuyor, Davutoğlu konuşuyor, konuştuklarının her sözü ağır hakaretler içermesine karşın yine de yavuz hırsız örneğinde olduğu gibi davranıyorlar. Muhteremler sanki mağdurlar.

Bu zevatlardan 45 çocuğa tecavüz haberi gelince ses çıkmıyor, Bakan Sema Ramazanoğlu bir kereden bir şey olmaz dediğinde de ses çıkmıyor, Cübbeli Ahmet Hoca'nın olayla ilgili İslami yorumu "eğleşme" ve "bademleme" sözlerine kimseden tepki yok, üstelik çocuk istismarları ile ilgili araştırma yapılması reddedilsin, Bakan Sema Ramazanoğlu hakkında verilen gensoru önergesi reddedilsin, sonra da gensoru reddedildi diye AKP'nin milletvekilleri kuyruğa girip bakan kutlasınlar kimsenin sesi çıkmasın. Kılıçdaroğlu haklı olarak eleştirince de birden bu güruh ortalığı birbirine katıp millete ahlak dersi vermeye kalksın. İşte bu kabul edilemez. Siz ki bu ülkenin başına onca tarikatı ve bu gerici tarikatların vakıflarını ve Kur'an kurslarını bela ettiniz, sonra da çıkmış ahlaktan, şundan, bundan söz ediyorsunuz.

İçine düştüğünüz rezillik bir değil, beş değil, bin değil. Kendi karanlık dehlizlerinizde uçmuşsunuz da bu ülkenin insanlarının yeterince bilgisi yok. Hem madem bu kadar ahlaklısınız niçin olayın üzerine gideceğinize Ensar Vakfı gibi karanlık bir odağı savunmak için sıraya giriyorsunuz? Hoş bunların anlaşılmayacak yanının olduğunu düşünmüyoruz ya neyse. Daha şunun şurasında Ensar Vakfı'nın kongresinde Recep Tayyip Erdoğan ve Emine Hanım'ın söylediklerini de unutmuş değiliz. Emine Hanım değil miydi Osmanlı Hareminin bir eğitim yuvası olduğunu söyleyen? Ya cumhuriyeti kastederek söylediklerine ne buyrulur?

Ensar Vakfı ne menem şeydir? Türkiye'nin sorunları bu vakıfla mı çözülecektir de AKP iktidarı bu vakfın arkasına dizilmiş, gerektiğinde de bu vakfı kurtarmak için önüne yatmaya hazır bir kuvvetmiş gibi davranmaktadır? İnsanda hiç mi vicdan veya utanma arlanma olmaz? Bizler bugüne kadar Erdoğan, Davutoğlu ve bütün AKP'lilerin ağzından bu vakfa yönelik en küçük bir eleştiri niçin duyamıyoruz da bu güruhtan yükselen sözler; "Bir kerecikten bir şey olmaz" denilerek vakfın sahiplenilmesi yoluna gidiliyor?

Bunlardaki çürüme had safhada. Anlatmaktan çok hoşnut oldukları Lut Kavmi masalını bile solladıklarının ayırdında bile değiller. Bu yüzden 16 yıllık AKP iktidarı Türkiye'nin aynı zamanda da temeline dinamit koyma eylemlerinin yükselişe geçtiği bir dönemdir. Çünkü bu iktidarın iktidara gelmelerinden başlayarak günümüze kadar geçen sürede attıkları adımlara baktığımızda bu kadar da olmaz dedirten ne varsa hepsini yaşamış bulunuyoruz. Bunlar en ciddi konularda bile vurdumduymaz davranacak kadar ileri gitmiş bulunuyorlar. Her konuda beceriksiz ve işbilmezler. 50 milyon yurttaşın kimlik bilgileri çalınmış Binali Yıldırım bir şey olmayacağını söylüyor. Davutoğlu'nun adres dahil bilgileri yayınlanmış o da akşama misafirliğe gelsinler bekliyoruz kabilinden gülerek bir şeyler söylüyor. Özetle böylesine önemli bir konuyu bile ciddiye almak yerine şakaya vurarak geçiştirmek istiyorlar. Yarın on binlerce yurttaşımız salt bu kimlik çalınmasından olmadık şeylerle karşılaşırlarsa bunun hesabı nasıl verilecek. İktidar alışmış, yalaka basını ise hık deyicisi. Hemen kimlik bilgilerinin çalınması işini Feto'ya yüklediler bile. Yahu sizlerde hiç mi utanma, sıkılma yok?

Siz değil miydiniz Feto ile kol kol iktidar olup ülkenin anasını birlikte ağlatan? Şimdi kalkmış kendi içinizden çıkanların azizliğine uğradığınızı söyleyerek paçayı kurtarmaya çalışıyorsunuz. Hoş sizde ne paça kalmış, ne yürek, ne insanlık, ne vicdan kendi ahlaksızlığınızın hesabını bile Kılıçdaroğlu'ndan sormaya kalkıyorsunuz ya pes size ki ne pes!

Ha bir de Kılıçdaroğlu'nu söyledikleri ile ilgili protestoya kalkışan kadınlar var. Onlara da bir çift sözümüz olmalı elbette.

Bir kez sizlerin Kılıçdaroğlu'nun sözlerini doğru anladığınızı bilmiyor değiliz. Ne var ki işinize nasıl geliyorsa öyle davranıyorsunuz. Bir kez kadınlık duygularınızın incindiği yönünde tutum almak da işinize geliyor. Sizler gerçekten de sahiplenilecek değerlere sahipseniz Akit'te, Star'da yer alan hemcinslerinizin ettikleri laflara bakın ki, belki o zaman incinen yanlarınızı da görmek fırsatı yakalarsınız kim bilir?

Uzatmaya gerek yok, sizler kökünüzle kömçeğinizle batmışsınız batmış.

Bir de kalkmış numaradan ahlaklılık taslıyorsunuz ya pes vallah size pes!


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA