turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


EDEP YAHU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

11 NİSAN 2016

AK Parti Sürekli Eğitim Merkezi'nin (AKSEM) Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen ilk dersinde konuşan Ahmet Davutoğlu, "Mümkün olsa önce Kılıçdaroğlu'ndan başlamak üzere bütün evlere, bütün evlerin baş köşesine 'Edep Ya Hu' hattını yerleştirmek isterdim. Bütün siyasi partilere, bütün okullara, bütün mekanlara 'Edep Ya Hu'..." dedi.

Şimdi böylesine içi boş bir yaklaşımla iktidar partisi acaba nereye gitmek istemektedir? Edepsizlikleri ayyuka çıkmış, nerelerinden tutsan dökülen bir partinin Genel Başkanı ve Başbakan böyle sözler söyleyebiliyorsa gerçekten de Türkiye'de olup bitenler yavuz hırsız örneğini sollayalı çok olmuş demektir. Hani bu söylediklerini Davutoğlu'nun inanarak söylediğini düşünmemizin olanağı yok. Öyleyse bu ve buna benzer sözleri başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP ileri gelenleri niçin yineler durur acaba?

Bunun anlaşılmayacak bir yanı yoktur. Yoktur, çünkü AKP hedefine öyle bir kitlenmiştir ki, fizik yasasına göre durulduğu zaman düşeceğini kendisi de çok iyi bilmektedir. Bu yüzden de AKP'nin ve Recep Tayyip Erdoğan'ın olağan sınırlar içerisinde politika yapma ortamları kalmamıştır. Bunlar sürekli tırmandırmak istedikleri gerginlik ortamını bir üst noktaya sıçratmanın hazırlığı içindedir. Başka türlü davrandıklarında iktidar koltuğunun altlarından kayıp gideceğini bunlar da çok iyi bilmektedirler. Olağan siyaset akışı içinde AKP'lilerin üzerinde kalan hırsızlık, rüşvet, yalan, talan, ihale yolsuzlukları, kara para aklamalar, Reza Zarrab gibi bir adamla iş tutup rüşvet içinde yüzmeler, yargıyı hiç noktasına indirmek, yurttaşına pusu kurmak vs onlarca suçun hesabını vermek zorunda oldukları için ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmayı kafalarına koymuş bulunmaktadırlar.

78 Milyon insanımızın gözü önünde Suriye'nin içişlerine karışılarak, Suriye'de İslami terör örgütlerince bir kalkışmanın bu iktidar en önemli sanığıdır. Suriye'de çarpışan katil sürülerinin içinde bizzat bu iktidarın eliyle organize edilmiş ülkemiz içinden devşirilen gruplar olduğunu hemen herkes bilmektedir. Bunlardan bilinen bir tanesi Abdülhamit Han Tugayı'dır. Suriye'deki kanlı tertibin binbir zorlukla da olsa sonuna doğru hızla yol alınmaktadır. Buralarda baş kesip insan doğrayan AKP iktidarının beslemeleri daha şimdiden Türkiye'ye dönmeye başlamışlardır bile. Bunlardan bir grup İzmir'e kadar silah donanımlarıyla birlikte ellerini kollarını sallayarak gelebilmiş, silahları ile birlikte bir lokantada yemek yerken lokanta sahibi durumlarından kuşkulandığı için polise telefon etmiş ve gözaltına alınmışlardır. Bunların içinde Rus pilotu vuran kişi de bulunmaktadır ve de her ne amaçla tutuklanmıştır bilmiyoruz ama şu anda içerdedir.

Önümüzdeki günlerde bu kimselerin AKP iktidarının silahlı güçleri olarak harekete geçmeyeceklerinin hiç ama hiçbir garantisi yoktur. Nitekim Düzce'de CHP İl Başkanı'nı döven Osmanlı Torunları Derneği'nin yöneticileri Suriye'ye gidip gelmiş kişilerdir. Üstelik bu kişilerin Suriye'deki terör örgütleri elebaşılarıyla çekilmiş resimlerinin de bulunduğu söylenmektedir. Düzce'yi bilen birisi olarak diyorum ki, bu ilimizde durup dururken kimse kimseye sokak ortasında saldıramaz. Saldırması için birçoklarımızın bilmediği bir şeylerin olması gerekir. Çünkü Düzce'de birine böyle bir saldırı yapıldığında onun dost ve akraba çevrelerinin devreye gireceğini herkes bilir ve böyle bir saldırının yanlarına kalmayacağını da iyi hesap ederler.

Ya peki, CHP'nin Balıkesir Milletvekili'ne yapılan saldırıyı nasıl değerlendirmek gerekir? Sonuçta saldırıya uğrayan kişi bir milletvekilidir. Bazı kişiler bir milletvekiline saldırmayı göze almışlarsa bunları sıradan bir adli vaka olarak görmemek gerekir. Bize göre bu tür saldırılar, AKP iktidarının kendi dışındaki güçlere saldırıya geçmek için ufak ufak ısınma hareketleridir. Böyle giderse bu tür saldırılar salt saldırı boyutunda da kalmayabilir. Birtakım karanlık odakların önümüzdeki günlerde siyasi suikastlarına tanık olabiliriz. Bunun için kullanılacak güçler ise AKP iktidarı tarafından Suriye'de çoktan hazırlanmış, yukarılardan verilecek emri beklemektedir. Önümüzdeki günlerde görünen tehlikeler büyük ölçüde bu şekilde gerçekleşecektir. Zaten Kemal Kılıçdaroğlu'da böyle bir tehlikeye bir süre önce işaret etmiştir. Yoksa AKP iktidarı sapına kadar suçlu olduğu konuları bile tersyüz ederek başta CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan küfür ve saldırılar olmak üzere bu boyutlarda saldırıya geçmez, her fırsatta küfürlerini sıralamaya kalkışmazdı.

Ne diyor Başbakan Davutoğlu; "Edep yahu." AKP iktidarı ve destekleyicileri her anlamda haritayı pusulayı şaşırmış ve zıvanadan çıkmışlardır. Çocuklarımıza tecavüz edeni savunmanın bunlara düşmesi bir rastlantı değildir. Bu çevreler hem böylesine bir ahlaki kuraklık içindedir, hem de başkalarına ahlak, edep dersi vermeye kalkmaktadırlar.

Şimdi; "bir kereden bir şey olmaz" diyerek Ensar Vakfı'nı koruyan başta Bakan Sema Ramazanoğlu mu ahlaklıdır ve edelidir? Hem, siz niçin tecavüze ortam hazırlayan Ensar Vakfı'nı korumak için önüne yatmaya kalkıyorsunuz diyerek eleştirenler mi ahlaklı ve edeplidir bilmek isteriz.

Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu edebi de ahlakı da çıkıp bu ülkenin halkına anlatmalıdırlar ki, bizler de edep neymiş, ahlak neymiş bilelim değil mi?

Edep yahu ki size milyon kez edep yahu…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA