turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MANİKİ DÜNYA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

20 NİSAN 2016

Ayşenur Arslan'ın Halk TV'de beğeni ile izlenen 'Maniki Dünya' programındaki dünya gibi Türkiye'nin hali. Türkiye'de adaletin A'sı yoktur yok olmasına ya, birisi çıkar insanların gözünün içine batıra batıra "alsana adalet" deyiverir.

Sonrasında ise televizyonlar, gazeteler, yazar çizer konuşur. Sokaklarda, kahvelerde okullarda, fabrikalarda, evlerin mutfaklarında, kadınların kabul günlerinde uzatmayalım her yerde bir aslanın çıkıp adaleti nasıl sağladığından söz edilir. Bazıları öyle ileri giderler ki, "böylelerine iktidarı teslim edeceksin bak o zaman ülkede adalet sağlanıyor mu sağlanmıyor mu" diye üstün görüşlerini ortaya koyup koro halinde kendisinin onaylanmasını ister.

Hani bir Özgecan Aslan kızımız vardı ya bir sapığa kurban gitmişti. İşte o sapıkta babasının gözü önünde adalet aşığı biri tarafından neredeyse törenle ortadan kaldırıldı. Kimisi layığını, kimisi adalet yerini buldu diye karşıladı bu olup biteni. Bu konuda sosyal medya öyle bir sallandı ki doğrusu şaşırıp kaldık.

Ne olmuştu? Devlet bir kez daha adaleti sağlayamamış, adaleti sağlamak için bir kabadayıya, kadınları çalıştırarak ve aşağılayarak pavyon çalıştıran bir mafya bozuntusuna adaleti sağlaması için gerekli yardımı yaparak fırsat vermişti.

Böylece adalet deyince akıllarına asmak, kesmek gelenlerin yüreğine de su serpilmişti. Yani sözün özü bir kabadayı bozuntusu çıkmış cezaevinde sapık kişiyi öldürerek idamın kaldırılmasına hayıflananların yüreğine su serpmişti.

Üstelik bu tür cinayetler cezaevlerinde ilk kez işlenen cinayette değildi. Cezaevinde cinayet işleyenlerin benzerliği açısından bir başka olaya burda değinmek istiyorum. Biliyorsunuz Sabancı cinayetinin faili olarak bilinen Mustafa Duyar'da yine pis bir mafya grubu tarafından aynı şekilde öldürülmüştü. Kendilerine Karagümrük çetesi denilen bu kişiler cezaevinde Mustafa Duyar'ı katlederek Sabancı'nın katilinin cezasını keserek adaleti de sağlamıştı.

Kafa aynı kafa, anlayış aynı anlayış. Mustafa Duyar'ın öldürülme olayını anlamaya çalışanlar bu nasıl olmuştur diye sorarken, Karagümrük çetesine birilerinin para vererek bu cinayeti işlettiği bile sık sık dile getirilmiştir.

Gelelim Özgecan kızımızın sapık katilinin öldürülmesine.

Bu sapığın öldürülmesi için kimsenin para verdiğini sanmıyoruz. Pavyonculuk yaparak kadınları sömüren, gerektiğinde onları baskı altına alarak ses çıkarmasını önleyen babayiğit büyük bir olasılıkla bu görevi kendiliğinden kamu görevi olarak üstlenmiş biridir ki, bakın onunla ilgili kardeşi ne diyor: “En azından adam gibi adamlar olduğunu bilmek de yeri geldiği zaman güzel bir şey. Çünkü insan kendini güvende hissediyor. Bu memleketin insanı sahipsiz değil.”

Bu laf nasıl bir laftır sizce? Böyle pavyoncu abiler olunca insan kendini güvende hissediyormuş. Breh, breh, breh! Üstelikte bu memleketin insanı sahipsiz değilmiş. Yani sizin anlayacağınız ortada devlet gibi bir devlet olmazsa, üstelik de adaleti sağlamakta çok da umuru olmazsa işte birileri böyle çıkar boyundan büyük laflar ederek, ülkemiz insanlarının sahibinin mafya bozuntuları olduğunu söyleyiverir.

Hani bu sözleri okuyunca Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın yüzü kızarmış mıdır bilemiyoruz ama eğer kızarmamışsa kesinlikle ar damarının çatladığındandır. Malum ülkenin adalet bakanının işi adalet olmaktan çoktan çıkmış, Recep Tayyip Erdoğan'ı Başkan yaptırmaya dönüşmüş. Bu durumda kim ninesin ki Özgecan Aslan kızımızın katiline cezayı 'bağımsız' yargının vermesi gerektiğini.

Yeminle söylüyorum, umarsız kadınlarımızın sırtından pavyonculuk yaparak para vuran bu kabadayı bozuntusunu sorguya çekseniz şu sözleri duyacağınızdan emin olabilirsiniz.

BEN O KADINLARA SAHİP ÇIKTIM. SOKAKTA KAYBOLUP GİTMELERİNE VİCDANIM RAZI GELMEDİ. EKMEK VERDİM, AŞ VERDİM, HİÇ YOKTAN BİR HAYAT VERDİM.

Şimdi anladınız mı Maniki Dünya nasıl bir şeymiş?

O Maniki Dünyadaki adaleti devlet değil mafya bozuntuları sağlarmış.

Ha bir de şu Karaman'da Ensar Vakfı ve KAİMDER'in rezaletleri var. Şimdi oradaki olup bitenlerle ilgili yayın yasağı konmuş, bir basın açıklaması bile yapamazsınız. İsteniyor ki kamuoyu bu yaşananlardan haberi de bilgisi de olmasın. Yasak da zaten bunun için getirilmiş.

Yasağa girip başımızı dolaştırmayalım amma velâkin Ensar Vakfı ve KAİMDER gibi ahlaki erozyona uğramış, üstelikte bizim vergilerimizle yemlenen bu kuruluşların her fırsatta ipliğini pazara çıkaralım ve din adına suç işlemelerine izin vermeyelim.

Daha önemlisi bu kuruluşların kapatılması için yoğun bir çalışma ile kamuoyu oluşturalım. Oluşturalım ki, din alıp din satarak bu kılıksızlar daha fazla ülkenin ırzına geçmesinler…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA