turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


VE BİR İLK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

21 NİSAN 2016

Bildiğiniz gibi Türkiye'de duruşmalar uzar da uzar. Bazı davalar 5 yılı bile aştığı için ağır cezalık sanıklar süre göz önünde bulundurarak tahliye edilirler. Bu ve buna benzer birçok davaların sanığı böylece hak ettikleri cezayı almaları gerekirken serbest bırakılırlar sonra da bir de bakarsınız ki bu davalarda ağır cezalar almaları gereken suçlular sırra kadem basıp firar etmişlerdir.

Ancak Karaman'da çocuklara tecavüz eden Muharrem Büyüktürk'ün cezası bir celsede kesilmiş ve kamuoyunu rahatlatmak için adı geçen kişiye 508 yıl ceza verilerek duruşma bitirilmiştir.

Kuşkusuz bazı davaların dosyası tartışmaya meydan vermeyecek denli eksiksiz hazırlanmış ve mahkemeye sunulmuş olabilir.

Ne var ki böylesi durumlarda bile hem mağdurlar açısından söylenecek şeyler vardır hem de sanık açısından. Bizler biliyoruz ki, mağdurları temsilen avukatları saymazsak duruşmaya kimsenin katılmadığını biliyoruz. Bu yüzden de mahkemenin olayı mağdurlar açısından dikkatle araştırması ve dinlemesi gerekirken sanki bir oldubittiye getirerek cezayı kesivermiştir. Öyle sanıyoruz ki, verilen 508 yıl cezayı mağdur yakınları bile duyduğunda dudakları uçuklayacak, daha niye ortaya çıkalım kişi Allah'ından bulmuştur denilerek dosya kapatılıp gidecektir. Bu yüzden de davanın bu şekilde bitirilmesinin altında çok şeyin yattığını hemen herkes düşünecek ve bu davanın hakkaniyetle görüldüğünü ve bitirildiğini hiçbir şekilde vicdanlar kabul etmeyecektir.

Hem bu kadar hızlı davranan, sözü geçen mahkemenin şimdiye kadar bırakalım bir celseyi, 2 celseyi 3 celsede bitirdiği dava varsa buyursun açıklasın. İş böyle olunca sözü geçen mahkemenin verdiği karar şaibelidir. Bu yüzden de bu davanın dosyası kapatılıp susulmamalıdır.

Peki, bu dava hangi akla hizmet 1 celsede bitirilmiş ve dosya kapatılmaya kalkışılmıştır?

Bu sorunun yanıtı sanıldığı kadar zor değildir. Bu dava ile yakından ilgisi olan 2 tane kuruluş vardır. Bu kuruluşlardan biri bugünün gazetesi BirGün'de örgüt ağı olarak verilen Ensar Vakfı'dır diğeri de KAİMDER'dir.

Mahkemenin yangından mal kaçırır gibi karar vermesinin altında yatan gerçek bu iki kuruluşun üzerine gidilmesinin bilinçli bir şekilde önüne geçilmesi isteğinden başka bir şey değildir.

Gerçek o ki, yasal olmayan yurtlar açan, bu yurtlarda çocukları her anlamda korunmasız bırakarak başlarına insanlık dışı saldırıların gelmesine yol açan kuruluşlar söz konusudur. Bu iki kuruluşu da kimse ama kimse AKP iktidarının gözdesi diye ne savunmaya ne de korumaya kalkışamaz. Her şeyden önce mahkeme dosyası eksik tekamül etmiştir. Hem savcı hem mahkeme adı geçen Ensar Vakfı ve KAİMDER'in bu işle ilintisini araştırmalı ve dosyaya koymalıydı. Daha da önemlisi Vali başta olmak üzere, İl Milli Eğitim Müdürü'nden diğer kamu görevlilerine kadar görevlerini kim ya da kimler savsakladıysa bu olayda suçludur.

Bu gerçekler göz önünde bulundurmalı ve mahkeme kararını bu gerçekler ışığında oluşturarak bir karara varmalıydı. Öyle ki, sorumlu olduklarını bilen ve bu yüzden de vakfın yurtlarından haberimiz yoktur ifadesi veren yetkililerin niçin yalan söylediklerini mahkeme küçük bir araştırma ile ortaya çıkaracakken dikkate değer bile bulmamıştır. Oysa; yetkililerin yalan söyledikleri fotoğraflarla da belgeliyken mahkemenin soruşturmanın genişletilmesi yolunda karar almamasının ve cezayı keserek dosyayı kapatmaya kalkışmasını mahkemenin kararına gölge düşürmenin çok ötesinde vahim bir durumdur. Türk Milleti adına karar vermesi gereken mahkemenin kararı Ensar gözetilerek verilmiş bir karara dönüşmüştür.

Biliyoruz her fırsatta yargıya müdahale etmeyi adet haline getirmiş bir iktidarın verilen bu kararda da parmağı olmadığını bize kimse anlatamaz.

Sonuç olarak; verilen bu karar Muharrem Büyüktürk'e 508 yıl ceza kesilmiş bile olsa bir anlam ifade etmemekte, görevini bilinçli bir şekilde yerine getirmeyen kamu görevlilerine hiçbir yaptırım getirmemesi açısından ibretlik bir karar olarak yargı tarihimize geçecek niteliktedir.

İlahi var olun siz emi bu kararı veren mahkeme.

Bir ilke imza attınız ki, rekorlar kitabına girebilirsiniz.

Öyle bir koruyucu karar verdiniz ki bundan böyle "bir kereden bir şey olmaz" diyen Aileden Sorumlu Sosyal Politikalar Bakanlığı da sizin haminizdir, AKP iktidarı da ve hatta Ensar Vakfı'nı ilk günden korumaya alıp esen yağan Recep Tayyip Erdoğan da…

Bir şey daha söylemek isterdim ama gereksiz.

Siz anladınız onu…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA