turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


PARALELCİLER

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

22 NİSAN 2016

AKP iktidarı ve yandaşları artık kendilerini salt bir konuda değil, hemen hemen her konuda savunamaz konuma düştüler. Terör mü azdı, yanıtları hazır. Paralelcilerin işidir. Ekonomi iyi mi gitmiyor; kesin paralelciler manipüle ediyorlardır.

Yargı tarafsızlığını yitirmiş, dibe mi vurmuştur;

BU İŞ ZATEN YARGIDA YUVALANAN PARALELCİLERİN BAŞININ ALTINDAN ÇIKMAKTADIR.

Eğitim, sağlık hizmetleri yerlerde mi sürünüyor;

PARALELCİLER NE GÜNE DURUYOR, YÜKLE SIRTLARINA GÜNAHI GÖTÜRSÜNLER.

AKP iktidarı yıllardır komşularımızla aramızı bozdu, barış ortamını ortadan kaldırdı. Şimdi Suriye'de onca kan, gözyaşı ve yıkım yaşanıyorsa kesin AKP'nin suçu yoktur, işi paralelciler organize edip İsrail'in yararına bir politika çukuruna Türkiye'yi itivermişlerdir. Dağı taşı dinci, imancı vakıf, dernek vb örgütlenmelerle dolduranlar da kesinlikle paralelcilerdir. O paralelciler ki sütten çıkmış ak kaşık değillerdir değil olmasına da AKP nasıl olsa kendi suçlarını gizlemek ve üstünü örtmek için bir günah keçisi bulmuştur. Ne yazık ki AKP'nin bu tutumuna çanak tutanlar da az değildir. Hani, Ensar Vakfı ve TÜRGEV başta olmak üzere devletin AKP iktidarının sayesinde her türlü olanaklarından yararlanıyorlar ya, bu yararlanmayı sağlayanın da paralelciler olmadığını kimse söyleyemez.

Ülke sürüsüne bereket sayısız dinci vakıf, dernek, Kur'an kursları vb yapılarla adeta donatılmıştır. Bunların beslenip semirtilmesi işi siz bakmayın AKP'nin iktidarda olmasına paralelciler ne edip etmişler bu kuruluşlara devletin, yani senin benim vergilerimizden toplanan paraları akıtıp GDO'layarak büyütmüşlerdir. Her türlü alavereler, dalavereler bu tür vakıflarda dönüyor ya, son örneğini de Karaman Ensar Vakfı'nda gördük ya bütün bunlarda her biri birer seçkin hizmet örgütü olan cemaatlerin işi olmayıp buralara sızan paralelciler tarafından üzerlerinden masumiyet akan bu kuruluşlara kurulan tuzaklar sonucu gerçekleşmiştir. Kimbilir belki de Karaman'da çocuklarımıza tecavüz eden Muharrem Büyüktürk kimsenin tespit edemediği bir paralelcidir. Hem öyle çabuk karar vermeyin, bakın göreceksiniz Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Sema Ramazanoğlu ve sürüsüne bereket AKP'liler bu iftiranın altında kalacak değiller ya? Muharrem Büyüktürk'ün paralelci olduğunu ortaya çıkarıp öyle bir aklanacaklardır ki, sizler de attığınız iftiralarla oturup kalacaksınız kaldığınız yerde.

Sözünü ettiğimiz konu ile ilgili o kadar çok şey yazılıp söylenebilir ki, gerek yok. Malum sözün çoğu deliye anlatılırmış. Bu yüzden bizde kısa kesmeyi gerekli gördük. Ancak dün bozulan ERGENEKON Davası ile ilgili de birkaç şey söylemenin yararı var. Hani bu kumpaslar Paralelciler tarafından kuruldu ya, hani o paralelciler birer ikişer firar edip yurtdışını boyladılar ya, Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'lilerin içi soğudu, korkuları azaldı. Malum ya suçlu bulundu.

Onca suçun sahibi paralelciler için suç ha bir olmuş ha bin olmuş ne farkeder ki? Bu yüzden de diğer davalarda da olduğu gibi iktidar ve en tepedeki kişi suçu Parelelcilere yükleyip üstüne üstlük bir de "kandırıldık" zılgıtı çektikten sonra üstlerine de Kâbe'den getirdikleri zemzem suyunu dökerek bir güzel temizlenip pürü pak oluverdiler. En azından AKP'nin tabanı ve bir kısım Recep Tayyipçilerin nezdinde durum böyle oldu.

Hani biz yaramazız ya bu konularda da arı kovanına çomak sokmaktan dehşet hoşlandığımız için konunun kapatılıp unutulmasını engelliyoruz. AKP'nin bugün böylesine ilkel yöntemlerle kurtulma yolunu seçmiş olması ne yazık ki bu çevreleri kurtarmıyor, kurtaramaz da. Bir iktidar düşünün ki saydığımız saymadığımız ne kadar suç teşkil edecek şey varsa onun iradesi dahilinde işlenmiş amma velakin bu iktidar çıkıyor, kandırıldığını söyleyerek bütün kötülüklerin sorumlusu olarak paralelcileri gösteriyor. Öyle ya kendileri bostan hoyuğu ya, böylece de masumu oynayarak kurtulmuş oluyor. Bu tür Alicengiz oyunlarını AKP'liler Agop'un kazının buz yuttuğu gibi cuk gövdeye indirebilirler onlara helali hoş olsun, afiyetler olup yarasın. Ancak ülkemizde öylesine büyük bir kitle var ki, bu da en az %51'e denk düşüyor. Bu kesimler sizin anlayacağınız Agop'un kazı olmadıkları için onlara buz yutturulamıyor. Bu yüzden de AKP'ler ne kadar kıvırtırlarsa kıvırtsınlar ne hesap vermekten kurtulacaklar ne de suçlarının üstünü örtebileceklerdir.

Hem öyle masuma yatıp biz dindarları, laik kesimler ezdi, bizim okullara devam etmemizi bile engellediler diyerek başörtüsü üzerinden bir kaşık suda fırtına yaratanlar bu kez öyle kolay kolay yakalarını kurtaramayacaklar. Vakıflarıyla, dernekleriyle süpürülüp bir kenara atılacaklardır. Çünkü daha dünün kurban derisi toplayıcısı konumunda olan bu dini vakıf ve dernekler bugün para içinde yüzdüklerine göre bu değirmenin suyu nereden geliyor çıkıp hesabını vereceklerdir.

İşte o zaman bakıp göreceğiz; suç odağı olmanın hesabını verebilecekler mi?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA