turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


LAİKLİK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

26 NİSAN 2016

Ülkemizde önemli olaylar yaşanıyor. Bir yanda AKP iktidarının dış politikaları yüzünden karşılaşılan risk, öte yanda ülke içinde AKP iktidarının ve Recep Tayyip Erdoğan'ın izlediği politikalar nedeniyle Türkiye'nin hangi noktaya gelip oturduğu büyük bir önem kazandı. DİSK önderliğinde 1 Mayıs'ın nerede yapılacağı tartışıladursun bir yandan iktidar ilericileri, devrimcileri, sosyalistleri daha geri mevzilere iterken bir yandan da iktidar her geçen gün gerici ve faşist çemberi daraltarak amacı doğrultusunda hızla yol almaktadır.

Dün akşam TBMM Başkanı İsmail Kahraman, İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği'nin (AY-BİR) İstanbul'da düzenlediği "Yeni Türkiye Konferansları"nın altıncısında Türkiye'de mevcut darbe anayasasının değişmesi gerektiğini söyledi.

"Yeni Anayasa önce insan demelidir" diyen Kahraman, 1982 Anayasası'nın herhangi bir yerinde "Allah" ifadesinin geçmediğini belirtti.

Kahraman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ama Anayasa inanca göre tasnif edildiğinde, bu 82 Anayasası da, 61 Anayasası da dindar anayasalardır. Neden? Resmi tatiller, Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı'dır. Din dersleri mecburidir ve inanca dayalı bir yapısı vardır. Yani seküler değildir, dindar anayasadır. Laiklik tarifi de ona göre olmalıdır. Laiklik bir kere yeni anayasada olmamalıdır."

'Yeni ve dindar bir anayasa olmalı'

Dünyada üç anayasada laiklik ilkesine yer verildiğini söyleyen TBMM Başkanı; bu ülkelerin Fransa, İrlanda ve Türkiye olduğunu belirtti.

Türkiye'de laikliği isteyenin istediği gibi yorumladığını vurgulayan Kahraman, "Böyle bir şey olmamalıdır. Dindar anayasa meselesinden anayasamızın kaçınmaması lazım. Dini olarak bahsetmesi lazım...Yeni ve dindar bir anayasa olmalı."

AKP iktidarı her konuda ülke yurttaşlarının tepkisini yoklaya yoklaya bugüne kadar geldi. AKP iktidarı bir şey mi yapmak istiyor, önce kamuoyunun tepkisini yokluyor, eğer tepkiler yoğun ve etkiliyse ileri sürdüğü görüşleri günü gelince yeniden sahneye koymak için geri adım atar gibi görünüyor. Günü geldiğinde de savunduğu görüşleri yaşama geçirmek için harekete geçiyor. TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın dünkü konuşması böyle bir konuşmadır. Kahraman Anayasa'dan LAİKLİĞİN kaldırılmasını ve Anayasa'nın açıktan açığa dinci bir Anayasa olmasını savunmuştur. Bu bağlamda AKP iktidarının Anayasa değişikliğinden ne anladığı da üç aşağı beş yukarı net olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır.

AKP iktidarı çevirdiği fırıldaklarla yeni bir Anayasa hazırlama ortamını yakalarsa bundan böyle LAİKLİK ortadan kaldırılmış ve Anayasa dini içerikli bir Anayasa olarak yaşama geçirilmiş olacaktır. Sonrasında ise Türkiye tıpkı Suudi Arabistan gibi gerici ve faşist bir yönetime geçmiş olacak, AKP iktidarı da böylece tombala deyip halkın dünyasını karartmış olacaktır.

Bugüne kadar LAİKLİKLE ilgili konularda soldan da eleştiriler yapılmış, salt Kemalizm'e karşı olmak hesabıyla gerici ve halk düşmanlarının yanında yer alınmıştır. Bu yüzden de kim sol yapıların bu bağlamda pusulası bozulmuş, ne acı bir yazgıdır ki, bu tür türedi sol yapılar bu savunduklarıyla gericilerin saflarına düşmüşlerdir.

Oysa LAİKLİK gerçek anlamda hem bir aydınlanma hem de farklı farklı inanç sahipleri için bir sigorta görevi görecekken, AKP eliyle Anayasa dini içerikli bir rampaya oturtulmak istenmektedir. Ne yazıktır ki, bugün bu sözleri TBMM Başkanı koltuğunda oturan zatı muhterem dile getirmiş olup gericilerin kazandıkları mevzi itibariyle de düşündürücüdür.

Dün TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın bu sözlerinden sonra öyle olmalıydı ki yer yerinden oynamalıydı. Ancak tepkiler salt Kılıçdaroğlu ile sınırlı kaldı. TBMM'de grubu bulunan partilerden dikkate değer bir ses bile çıkmadı. Bu da gösteriyor ki, bir kez daha CHP demokrasi güçleri açısından oldukça önemlidir. Bugün AKP'nin gerici ve halk düşmanı politikalarında CHP engelini aşamıyor olması demokrasi güçleri açısından olumlu karşılanmalı, Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından var olan gerçekler ışığında toplumsal bir güç yaratılarak AKP'nin önü kesinlikle kesilmelidir. Yoksa Türkiye yaşanmaz bir ülke olma ve yıkım yönünde hızla uçuruma yuvarlanmaktadır ki, bu fırsat AKP iktidarına asla verilmemelidir. Ayrıca TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın sözleri bu kadarla da sınırlı değildir. Muhteremin önceleri görüşü yarı başkanlık sistemiymiş ama bu görüşlerini sonradan başkanlık olarak değiştirmiş. Çünkü muhtereme göre çift başlılık olmazmış.

Demokrasi güçleri mi kazanacak yoksa köhnemiş düzeni savunan gerici ve faşist kafalar mı göreceğiz.

Hodri meydan!


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA