turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YARIN 1 MAYIS

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

30 NİSAN 2016

Yarın 1 Mayıs. Sokaklara çıkacağız ve belgilerimizi haykıracağız. Her zaman olduğu gibi bu 1 Mays'ta da 1 Mayıs'ı baskı ve şiddet altında gerçekleştireceğiz. Polis; sokakları, caddeleri, mahalleleri tutacak. Öyle bir gözdağı verilecek ki, yığınların korkması, 1 Mayıs'a katılmaması için her şey yapılacak. Ayrıca ülkemizde iktidarın dinci teröre yol vermesi sonucunda üst üste yaşanan canlı bomba paniği de 1 Mayıs'a katılımı önemli ölçüde etkileyecek. Ayrıca sol ve sosyalist sol ise ölüm saçan canlı bomba eylemlerinde yürekli bir duruş sergilemediği için de gerçeklerin halkın bilincine çıkarılması ayrı bir çıkışsızlık olarak sol ve sosyalist solun etki alanını daraltacağı için 1 Mayıs'ın yığınsal bir şekilde gerçekleştirilmesinde önemli aksamalar olacak. Bütün bu zorluklara karşın 1 Mayıs yine de bileği bükülmez ve susturulamaz yığınlarca alanlar doldurularak kutlamalar gerçekleştirilecek.

Ülkemizde 1 Mayıs kutlamaları cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar hep sorunlu olmuştur. Yıllarca 1 Mayıs, geniş halk yığınlarına 'BAHAR BAYRAMI' olarak öğretilmiştir. Bunun en önemli nedeni tabii ki de burjuva demokrasisinin bile serpilip gelişmesine egemen güçlerin izin vermemesi sonucu olmuştur. Dolayısı ile ülkemizde demokrasi mücadelesi geçmişte olduğu gibi bugün de yaşamsal olarak önümüzde durmaktadır. Ne var ki, birçok sol örgütün demokrasi mücadelesini hiç kavramamış olması yüzündendir ki, sol sekter bir tutum yüzünden kazanmamız gereken mevziler kazanılamamıştır. Kitle gerçeğinden uzak, sokaklarda polisle kovalamaca oynamayı devrimcilik sanan ve hatta bu uğurda canlarından olan devrimci çevrelerin bu konularda yeterince donanımlı olmamaları yüzünden taşlar bir türlü yerine oturtulamamaktadır. Bu gerçeği her fırsatta yaşamakta ve ilerici, devrimci ve sosyalist çevreler olarak bu durumdan zarar görmekteyiz.

Nitekim 1 Mayıs'la ilgili DİSK'te yapılan toplantıların ilkinden başlayarak sorunlar yaşanmış, Taksim dışında kitlesel kutlama önerenler neredeyse karşıdevrimci görülerek konunun enine boyuna tartışılması bile önlenmiştir. Yine hepimizin bildiği gibi CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat'ın 1 Mayıs'ın gösterilen bir yerde en az 1 milyonluk bir kitle ile gerçekleştirilmesi önerisi şiddetli bir şekilde eleştirilerek gündeme bile alınmamıştır. Oysa daha sonraki toplantılarda ne olduysa birden bire düşünce değiştirilmiş, gösterilen başka bir alanda da kutlanılacağı düşüncesine gelinmiştir. Bazı örgütler ise 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmasında yine de ısrarcı olmuşlardır.

Gerçek o ki, HDP'nin başka bir alanda da kutlanabilir açıklaması ile birlikte; Taksim en devrimci şekilde zorlanmalıdır düşüncesinden de vazgeçilerek Bakırköy Halk Pazarı'nda kutlanılması kararı alınmıştır. Peki, bu durumda demokrasi güçlerinin öncesinde ve sonrasında neyi hesap ederek Taksim'de ısrar edilirken Bakırköy'e fit olunmasının doğru dürüst anlaşılır bir yanı yoktur. Bu yüzden de sözünü ettiğimiz yapıların başta devrimci kamuoyu olmak üzere halkımıza gerçeği açıklama borcu vardır.

Burada bir şeyi anımsatmayı gerekli görüyorum. Abdullah Öcalan sık sık açıklamalarında Türk Sol'unu yeterince sırtlarında taşıdıklarını artık bu sol grupların başlarının çaresine bakması gerektiğini söylediğini unutmuş değiliz. (Artık sırtlarında taşıdıkları Türk Solu'nu oluşturan örgütler kimlerse) Bana göre; bu anlayış her durumda yanlıştır. Gerçek tam da tersidir. Bugüne kadar PKK'nın mücadelesini destekliyor olmaktan kaynaklı Türkiye Sol ve sosyalist solunun kayıpları çok daha fazladır. Öyle ki, sayısız yanlış politikalar ya susularak ya da desteklenerek tam bir açmaza düşülmüştür. PKK'nın gerçekleştirdiği son canlı bomba eylemleri bunun en önemli kanıtıdır. Çünkü bazı sol yapılar, canlı bomba eylemlerine sahip çıkılmaması için neredeyse PKK'ya bir yalvarmadıkları kalmıştır. Bazıları ise doğru değil ama haklı Kürt Ulusal Mücadelesini de göz ardı etmemek gerekir diye canlı bomba eylemlerini protesto edip karşı çıkmamak gerektiği yönünde sol ve sosyalistleri eleştirmeye bile yeltenmişlerdir. Burada solun önemli bir bölümünde küçük burjuva özellik olan güce tapıcılık söz konusudur ki, birçok örgüt salt bu yüzden sosyalist ilkeleri göz ardı etmiştir.

Dolayısı ile kendi ilkeleri üzerinden yükselmesi gereken sol ve sosyalist örgütler gidip bir gücün vagonu olmayı yeğlemişlerdir ki, salt bu nedenle bile özgürce karar alma yeteneklerini yitirmişlerdir. Nasıl olmuşsa ille de Taksim diyen bazı örgütler HDP'den Taksim dışında da gösterilen bir başka yerde 1 Mayıs'ın kutlanabileceği söylendiği için düşüncelerini bir anda değiştirmişlerdir.

Yarın 1 Mayıs. Bütün sol ve sosyalist yapılar için önemli bir gün. Ancak bu günün önemine uygun bir kitlesellikle kutlanılamaz ya da bazı provokatif olaylara meydan verecek bazı olaylar yaşanırsa bilinmelidir ki, bu hataların anası oportünistçe bir tutum alınması yüzündendir.

Bu yüzden söylüyoruz. TSİP, Türkiye Sosyalist Hareketi içinde özgün yeri ve duruşu olan bir partidir. Kendi ilkelerine sonuna kadar bağlı kalarak kitlesel kutlamaların yanında yer almayı gerekli görmektedir. İşte bu yüzden sosyalizmin ilkelerinden ödün vermeyen tüm dostlarımızı, sempatizanlarımızı TSİP bayrağı altında 1 Mayıs'a katılmaya çağırıyoruz.

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi ve Devrimci Halk Partisi her zaman olduğu gibi dostluklarının gereği olarak aynı doğrultuda davranmayı ve hedefe yürümeyi önlerine koymuş iki kardeş örgüttür.

Gelecekte de dostluğumuzun ve kardeşliğimizin gereği birlikte yürüyecek ve farklı iki örgütün birlikte nasıl davranış sergilediklerini dost düşman herkese göstereceğiz.

ŞAN OLSUN 1 MAYIS'A!

ŞAN OLSUN SOSYALİZME!

ŞAN OLSUN KARDEŞLİĞE VE DOSTLUĞA!


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA