turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


1 MAYIS ERTESİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKANI)

29 NİSAN 2016

Dün 1 Mayıs kutlamaları değişik anlayışlarda kutlandı. Devrimciler dağınık bir görüntü sergilemelerine karşın yine de 1 Mayıs'ı özünden sapmaksızın kutlarlarken, görevi patron sendikacılığı olan bazı sendikaların kutlamaları açıkça söylemek gerekirse komik oldu.

Bu kutlamaların birincisi Sakarya'da Hak-İş tarafından gerçekleştirilen 1 Mayıs'tı ki, 1 Mayıs'tan çok başka amaçları çağrıştırdı. Neymiş Efendir 1 Mayıs akla ziyan bir anlayışla Kur'an okumasıyla başlatılmış. Devamında ise bir adım ileri, iki adım geri tantanasıyla Ceddin baban…görüntüleriyle mehter takımı sözüm ona yapılan 1 Mayıs kutlamalarında yerini almış. Oysa; gerçekler gösteriyor ki, işçilerin, emekçilerin sözüm ona haklarını savunmak amacıyla ortaya çıkan bir sendika gericiliğini bir üst aşamaya sıçratmış ve eylemini de Kur'an okutarak başlatmış.

Hani biz böyle soruyoruz ya bu gerici çevreler biliyoruz ki bizlere diş biliyorlardır. Oysa Kur'an okuma yerinin miting meydanı olmadığını cümle alem bilir. Eğer birileri hak için, emek için ve çalışanların hak ve özgürlükleri için bir araya gelmiş ve emeğin gücünü göstermek istemiyorlarsa böylesine haklı bir istemin bile din işin içine karıştırılarak etkisizleştirilmeye çalışıyorsa bilinmelidir ki biz de onlara sarı sendikacılığın çok ötesinde eleştiriler yapmaktan asla çekinmeyiz. Ve de onları Kur'an okumaları için camilerine gitmelerini ya da karanlık yuvalarına çekilip Kur'an okumalarını öneririz.

Bu durumda 1 Mayıs kutlamalarına Kur'anla başlayan bu sendikanın görevi bilinmelidir ki, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın başlattığı laiklik karşıtı açıklamalarının bir devamı olarak bu yolda yürümeleridir. Bizler de bu yürüyüşün önünü keseriz. Keseriz çünkü bu yürüyüşün önünü kesmek adam olmak demektir adam.

Gelelim K. Maraş'ta 1 Mayıs kutlaması yapmaya kalkan Memur-Sen'e. Bildiğiniz gibi Memur-Sen'in kamu çalışanlarının haklarını savnumakla yakından uzaktan bir ilişkisi yoktur. Bu sendika AKP iktidarının iktidar gücüyle gerektiğinde tehditle örgütlediği yığma bir güçten ibarettir. Bu yüzden de bu sendikanın görevi iktidarın gerici politikalarının önünü açmaktan ibarettir. Bizler bu sendikayı bilmiyor değiliz. Bu sendika hak isteminde iktidardan bile daha düşük ekonomik haklara fit olan bir sendikadır. Yine bu sendikaya bağlı eğitim alanında örgütlü sendika hepimizin bildiği gibi 4+4+4 eğitim sisteminde rol almakla kalmamış en gerici öneriler de bu sendika tararından iktidara istek olarak götürülmüştür.

İşte; bu sendika da K. Maraş'ta 1 Mayıs kutlamaya kalkışmış ve kutlamayı da Kur'an okuyarak başlatmıştır. Yani bu sendika da tıpkı iktidar gibi dini siyasete alet ederek ve dini kurallara dayalı devlet yapısı oluşturmak için görev başındadır. Bu yüzden de hiç kimse bunların bu hallerine bakıp da bunları Müslüman falan kabul etmemeli, sendikaların çalışanların hak istemleriyle ilgili çabaları varken bu yapıların işi Kur'an okumak gibi bir yöntemle 1 Mayıs başlatmalarının altında yatan gerçekleri iyi okumak gerekir. Neymiş efendim, bu sendika "erdemi" temsil ediyormuş. Yeryüzünde bu denli gericilik ve emek düşmanlığı yapanların kendilerini erdemli göstermeye kalkışmalarının anlaşılacak yanı yoktur, yok olmasına da bunların dağarcığında da erdem değil zaten yalanın daniskası vardır.

Artık öyle ki, AKP iktidarına daha fazla katlanılamaz. Katlanılamaz çünkü bu iktidarın politikaları yüzünden ülkemizin başına IŞİD terörü bela olmuştur. 1 Mayıs sabahı Gaziantep'te Emniyet Müdürlüğü'ne IŞİD tarafından saldırı yapılmış ve 2 polis yaşamını yitirirken yirmi civarında da çoğu polis olmak üzere yurttaşımız yaralanmıştır. Bugün G. Antep, Kilis, Urfa, Hatay, Adana, Mersin ve diğer pek çok ilimizin nüfus demografisi AKP'nin kirli politikaları yüzünden değişmiştir. Daha önce ve de en son G. Antep'te yaşanan bu terör eylemi bilinmelidir ki AKP iktidarının suçudur. AKP iktidarının kirli Suriye politikaları yüzünden bugün büyük kentlerimiz başta olmak üzere her yer dinci terör örgütlerinin tehdidi altındadır.

Yine dün itibari ile 6 güvenlik görevlisi yaşamını yitirmiş, bu yurttaşlarımızın evlerine çok acıdır ki ateşler düşmüştür. Bugün bu yaşanan PKK terörünün de bir numaralı suçlusu iktidardır, iktidarın insanlık düşmanı politikalarıdır.

Daha önce yazdık. Hiç kimse ama hiç kimse terör eylemlerini şu ya da bu gerekçeyle haklı gösteremez. Bir düşünün son olarak Bursa'da yaşanan eylemi PKK'ya bağlı TAK isimli bir örgüt üstlenmiştir. Bu son canlı bomba eylemini ve daha sonra yaşanan benzer eylemleri ele alıp hep birlikte değerlendirirsek gerçeklere doğru tanı koyarak etkili politikalar yapabiliriz.

Sonuç olarak kim ne söylerse söylesin, bugün AKP iktidarı ülkemiz açısından en büyük tehlike haline gelmiştir. Öte yandan terör eylemine başvuran bütün örgütlerde aynı derecede yaşananlardan sorumludur.

Böylesi eylemlere gerekçeler ileri sürerek haklılık kazandırmaya çalışanların, 1 Mayıs öncesi, 1 Mayıs günü ve ertesinde toplum katında ne gibi arızalara sebep olduklarını anlamaya çalışırlarsa inanıyorum ki benim ne demek istediğim çok daha açık bir şekilde anlaşılacaktır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA