turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BAŞKANLIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 MAYIS 2016

Recep Tayyip Erdoğan, kapağı açılmış baraj gibi konuşup aklına ne gelirse söylemeye devam ediyor. Muhtereme bir bakmışsınız iş adamlarına seslenip işsizliğin nasıl ortadan kaldıracağından dem vurup her işadamı bir kişiyi işe alsa 1 milyon 3 yüz bin işsize iş sağlanmış olur diyor, bir bakmışsınız iş kazalarına işçilerin nasıl sebep olduklarını açıklamış. Hem öyleymiş ki, işçilerin hak ettikleri maaş hakkıyla verilirseymiş, işverenlerin de bereketten kasaları dolup taşacakmış. Hani, ne diyelim şaka gibi konuşmalar işte. Sen kalk işçilerin açlığa mahkum edilmesi için asgari maaşı düşük tuttukça tut, iş yaşamında çalışanlara hiçbir hak ve sosyal güvence verme, üstelik de işçilerin çalışma yaşamını köle sistemine çevir sonra da kalk şirinlik muskası dağıtır gibi konuş babam konuş.

Muhteremin konuşmasını dinliyoruz da kaptırmış gidiyor mübarek. Başkanlık sistemi diye tutturması bir tarafa ettiği sözlerin ne üstünü var ne de esiresi. Neymiş efendim, başkanlık sistemi bir an önce gelmeliymiş. Hem başkanlık sistemi bizim geleneğimizde varmış.

Hoş, sizin gelenek dediğiniz şey zaten gericiliğin daniskasıdır. Recep Tayyip Erdoğan gibiler için çağlar geçer değişen bir şey yoktur. Sanki bizler ilkel bir toplumun ya da köle toplumunun birer fanisiyiz, başımızda bulunan reis ne derse başımızın üstünde yeri vardır. Erdoğan gelenek derken Türkleri mi kast ediyor bilemem ama eğer kast ediyorsa bile o geçmişten süzüle süzüle bugün insanlığın sahipleneceği hangi değerlerden söz edebiliriz? Boylardan ibaret olan geçmişte başlarında birer "Reis" ya da hakanın olması mıdır acaba geleneğimizde başkanlık siteminin olması? Hele kast edilen Osmanlılık ise varsın bizim için gelenek falan sayılmasın. Sayılmasın çünkü Osmanlı'da saray demek bütün yetkilerin padişahta toplandığı astığı astık, kestiği kestik bir cıfıt yuvasıdır ki, varsın böylesi gelenekler tarihin çöp sepetinde kalsın. Bu sözlerle dar milliyetçi kafaların desteğini alarak bir insanın başkan olma hayali görmesi aslını sorarsanız ne büyük talihsizliktir. İnsanlık ne büyük aşamalar kaydetmiş, toplumlar demokratik ortamı daha da nasıl iyi hale getiririz gayreti içindeyken muhteremin sözüyle kuyuya inecekler varsa buyursun öne çıksın.

Hem siz yasal çerçeveleri çizilmiş bir görevi yerine getirirken bu denli keyfi davranabiliyorsanız, arzu ettiğiniz başkanlık sistemi gelirse kim bilir neler yaparsınız kestirmenin bile olanağı yoktur. Bugün bile adaletten söz edebileceğimiz bir yargı bırakmadınız ortada. Yarın denetlenemez bir gücün sahibi olursanız neler yaşanmaz bu ülkede neler?

Artık bu konu kabak tadı vermeye başladı. Çevrenize topladığınız ne kadar yağcı takımı varsa takımlarıyla, taklavatlarıyla çıksınlar ortaya sizi de başkan yapsınlar da bir görelim, nasıl olurmuş başkan olmak. Sizler ki, en yakınınızdaki yol arkadaşlarını biçmiş ve de biçen bir değerler topluluğuna sahipsiniz. 'Pelikan Dosyası' hazırlattığınız kişilere artık yalıyı kim tuttuysa, buranın giderlerini kim karşılıyorsa, buralarda kumpaslar nasıl kuruluyorsa iyi biliyorsunuz.

Daha düne kadar Davutoğlu sadakatle size hizmet ederken anlıyoruz ki meğer ne günahların sahibiymiş, ne günahların sahibi. Şimdi kapışan adamlarınızın seyir defterinde bu kapışmaların dışa vuran karalamaları uçuşuyor.

Aslına bakarsanız sizler için ne söylesek bir etkisi olmayacak.

Suriye'nin içişlerine karıştınız, Suriye cehenneme döndü. Yüz binlerce insan katledildi. Şehirler harabeye çevrildi. Yağmalar diz boyu. Din adına oralara sizlerin sayesinde yerleşmiş olan El Kaide, El Nusra, Müslüman Kardeşler, IŞİD, ÖSO, gıvır zıvır bir sürü terör örgütü bugün dönmüş Türkiye'yi vuruyor. Yurttaşlarımız Kilis'te sokağa çıkamaz oldular. Bir başka deyişle Kilis'te yaşam durdu. Suriye'de sayenizde olan içsavaş yüzünden Türkiye'de bazı illerin nüfus demografisi değişti. Bugün Kilis'te yaşananlara kulağınızı tıkamış oturuyorsunuz. Ülke içinde eylem koyan canlı bombalar bugün ülkemizin hiçbir yerleşim yerinde can güvenliği bırakmadı.

Uzatmayalım 14 yıllık iktidarınızın karnesi baştan aşağı sıfırla dolu. Türkiye'nin yazgısı sizin iktidarınızla birlikte biraz daha kararmış durumda. Her ne hikmetse bütün bunları göremiyor ya da bilinçli olarak görmüyorsunuz ama başkanlık söz konusu oldu mu alanları çınlatıyorsunuz maşallah…

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Sizin başkanlıktan kastettiğiniz şeyin de ne olduğu sizin 14 yıllık iktidarınızın uygulamalarından belli.

Bu yüzden de tarihin tekerleğini geriye çevirme şansınız olmadığına göre, yıkılıp gidenler sizler, sizlerin zihniyeti olacaktır.
O kadar…
 


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA