turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AYARLARI BOZULDU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 MAYIS 2016

"Başkanlık sistemi getirecek… Bir kişi konuşacak, Türkiye susacak. Hakim ona göre karar verecek. Bir kişi konuşacak. İstediği adam hapse girecek."

"Böyle bir başkanlık sistemini bu ülkede kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz. Açık ve net. Türkiye'de cumhuriyet tarihinin en derin krizi yaşanıyor."

Bu sözleri CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu söyledikten sonra iyice ayarları bozulan saray ve AKP iktidarı hop oturup hop kalkıyor. Dün, bu konuda bir kez daha konuşan ve ağzına geleni desteksiz dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, Kılıçdaroğlu için; "Denge problemi var. Siyasi sapkınlık işaretleri veriyor.Bir defa şirazeden çıkarsanız, bir daha düzelemezsiniz" diyor. Sarayın diğer yağcıları ve AKP ileri gelenleri ise birdenbire masumiyeti oynayarak yalan üstüne yalan kıvırıp CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun halkın iradesini hiçe sayan sözler söylediğini iddia ediyorlar. Bu arada Ankara Cumhuriyet Başsavcısı da harekete geçerek Kemal Kılıçdaroğlu hakkında soruşturma başlatmış. Doğal olarak bu duyarlı bir konu olduğu için bu konuyu sadece bir anımsatma yaparak geçeceğiz. Sayın Ankara Başsavcısı başında cumhuriyet olan cumhuriyetin savcısıdır. Madem böyledir, açıklamaları alenen cumhuriyet ilkelerine karşı olan TBMM Başkanı İsmail Kahraman hakkında niye soruşturma başlatmamıştır da Kılıçdaroğlu için hemen harekete geçip soruşturma başlatmıştır acaba? Bu ülkenin yurttaşları olarak bilmek hakkımız diye düşünüyoruz. Üstelik de Kılıçdaroğlu'nun sözleri kan dökme eğiliminde olanların kimler olabileceğine açıkça işaret etmesine karşın nasıl olmaktadır da Sayın savcı tarafından bu denli çarpıtılarak böylesine bir soruşturmayı hukuk adına içine sindirmiştir, anlaşılması gerçekten de güçtür. Bu durumda geriye bir tek şey kalmaktadır o da Sayın savcının hukuk kuralları içinde davranmadığı.

Aynı tutum ve davranışları TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu'da sergilemiş, haddi olmadığı halde Kılıçdaroğlu'nu eleştirmeye kalkarak sözüm ona Kılıçdaroğlu'nun TOBB Genel Kurulu'nda söylediği sözlerin yanıtını vermeye kalkışmıştır. Gerçekten de benzer bir yaklaşım iktidardan ya da Recep Tayyip Erdoğan'dan gelmiş olsaydı acaba çıkıp da tek söz söyleyebilecek miydi? Ülkemizde bir sürü had bilmezler türemiştir. Onlar biliyorlar ki, muhalefet, özellikle de Ana muhalefet partisi ve lideri için ne söylerseniz söyleyin nasıl olsa kimse çıkıp da sizden hesap soramaz. Hatta hakaret bile etseniz savcılar bu konuya eğilmezler bile. İşte Hisarcıklıoğlu gibilerinin de cesareti buradan kaynaklanmaktadır. Ayrıca Hisarcıklıoğlu gibi adamları iyi anlamak gerekir. Hisarcıklıoğlu ki, gidip Kılıçdaroğlu'nu ziyaretinde; "Bu zalimden bizi kurtarın" diyebilmektedir ama Kılıçdaroğlu'nun kongrede söyledikleri ödünü koparmış olmalı ki kalkıp abuk subuk sözler edebilmektedir.

Her ne olursa olsun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun sözleri saray ve AKP'lilerin iyice ayarını bozmuştur. Öyle bozmuştur ki, bu muhteremlerin bundan böyle kendilerine gelmeleri de olası değildir. Gerçi bunlar hemen kendilerine bağlı gazete ve televizyonları harekete geçirerek Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı çok boyutlu olarak harekete geçmişlerdir ama artık bunların derdine ne çare ki merhem yoktur. Hem bu çevreler bir kez daha dönüp milli iradeden falan söz etmiyorlar mı gerçekten de pişkinliğin bu kadarına pes demek gerekir doğrusu pes. Bir parti düşünün 49,5 oranında oy almış ve iktidar olmuştur. Sonra bu partinin başında bulunan kişinin Recep Tayyip Erdoğan'ın istediklerini yeterince hızlı yerine getiremediği ve uyum sorunu yaşadığı düşünüldüğü için saraya çağrılsın anında azledilip hadi senin işin bitti denilerek gönderilsin. Sonra da bu çevreler böylesine açık bir gerçek karşısında bile ağızlarını açıp da milli irade ile ilgili tek söz söyleyemesinler. Ülkemizde olası tehlikeli gidişe işaret eden Kılıçdaroğlu'unun sözleri karşısında ise vay sen milli iradeye karşı mı çıkıyorsun diyerek yavuz hırsız rolü oynasınlar, işte bu yalan dolan yutulamaz. Saray ve AKP milli irade deyince salt akıllarına kendilerine verilen oy geliyor. Türkiye'de yarıdan fazla oyun kendilerine verilmediğini her ne hikmetse hiç mi hiç hesaba katmıyorlar. Katmadıkları bir yana aldıkları oy nedeniyle ben milli iradeyi temsil ediyorum o zaman ben istersem Anayasa'yı da, yasaları da değiştirdiğim gibi var olan yasalara da uymam diyebilmektedirler.

İktidarı ve bütün gücü elinde bulundurduğunu düşünen kişileri bağlayan hiçbir kuraldan söz edemeyeceksek işte o zaman kan dökmeye hazır bir diktatörlük var demektir karşımızda. Hem Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarının biraz geçmişine dönersek Erbakan'ın söylediği sözler karşımıza ayna gibi çıkacaktır.

Ne diyordu Erbakan?

“Şimdi ikinci bir önemli nokta, Refah Partisi iktidara gelecek, adil düzen kurulacak. Sorun ne? Geçiş dönemi sert mi olacak, yumuşak mı olacak, kanlı mı olacak, kansız mı olacak, bu kelimeleri kullanmak bile istemiyorum amma, bunların terörizmi karşısında herkes gerçeği açıkça görsün diye bu kelimeleri kullanma mecburiyetini duyuyorum. Türkiye’nin şu anda bir şeye karar vermesi lazım, Refah Partisi adil düzen getirecek, bu kesin şart, geçiş dönemi yumuşak mı olacak sert mi olacak, tatlı mı olacak kanlı mı olacak, altmış milyon buna karar verecek”

Ey yurttaşlar şimdi anladınız mı bu dinci gericiler nasıl kodlanmışlar?

Birde kalkmışlar yalan ve iftiraya sarılarak Kemal Kılıçdaroğlu'na saldırıyorlar.

Akıllarınca herkesi susturup gerici faşist düzenlerine boyun eğdirecekler.

İşte bu nedenle Türkiye Sosyalist İşçi Parti ve Devrimci Halk Partisi olarak diyoruz ki, CHP'nin bu yöndeki politikaları desteklenmeli AKP ve saray dinci faşizmine geçit verilmemelidir.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA