turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DOKUNULMAZLIK RAFA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 MAYIS 2016

Bilindiği gibi dokunulmazlık konusu kamuoyuna öyle propaganda edildi ki, dokunulmazlıkların kaldırılması için oy verenler PKK'ya karşı, karşı oy kullananlar ise PKK yanlısı. Bu ucuz politika ne yazık ki tutuyor. Toplumun kafası öyle örümceklendirilmiş ki gerçekleri bile anlamaktan uzaklaşmışlar. Bu yüzden de olup bitenleri halkımıza doğru anlatmakta yarar var. Bir önemli nokta da şu; Recep Tayyip Erdoğan sayesinde toplum öylesine kutuplaştırılmıştır ki, özellikle AKP yanlısı olanlara AKP'ye karşı olanlar AKP'lilerin isimlerini bile söyleseler benim ismim değil diye inkâra yönelecekler. Gerçekleri böylesine anlamakta zorlanan topluma ise doğruları anlatmak ne kadar zor olursa olsun bir yolunun bulunması ve anlatılması gerekir.

Milletvekili dokunulmazlıkları ile ilgili AKP tam bir Alicengiz oyunu içinde. MHP ise zaten AKP'nin koltuk değneği konumunda. Her şey öylesine tiksindirici ki, daha dün seçim hükümetinde yer alan Tuğrul Türkeş'e demediğini bırakmayan Devlet Bahçeli dün öyle canciğer kuzu sarması poz vermişlerdi ki, görenlerin küçük dillerini yutmaları kaçınılmaz. Sanki o karşılıklı hakaretler yapılmamış da, bir süreliğine gurbete çıkıp dönmüş biri gibi Tuğrul Türkeş Bahçeli'den muamele görüyor. Utanmaz arlanmazlıkları arşı âlâya çıkmış olanların her türlü iftiraya yönelecekleri ve halkın gözüne kül üfürmek için her yolu deneyecekleri belli belli besbelli.

Bir iktidar düşünün ki, kendisini akıldane başkalarını ise akıl yoksunu görüyor ve kolaylıkla kandırabileceğini düşünüyor. Daha öncesinde olduğu gibi dokunulmazlıklarla ilgili olarak da hileye başvurup bir defaya mahsus olmak üzere özellikle de HDP ve CHP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırarak tıkır tıkır işlerini yürütmek istiyor. Üstelik konu mecliste ele alınır alınmaz savcılar çoktan harekete geçtiler. HDP'li ve CHP'li milletvekillerinin fezlekeleri yağmur gibi yağmaya başladı bile. Her ne hikmetse bu dokunulmazlığın kaldırılması ne hırsıza dokunuyor ne de yolsuza. AKP iktidarı ve saray CHP muhalefetini etkisiz hale getirdikten sonra istediği gibi at oynatmak istiyor.

CHP'nin dokunulmazlıkları kürsü dokunulmazlığı ile sınırlayan isteğinin ise üstüne bir çırpıda çarpı çekiyor ki, işin ucu arsıza, hırsıza, dolandırıcıya, irtikap suçu işleyene dokunmasın. Bunun için AKP'li 4 eski bakanın bile dokunulmazlıklarına dokunulmuyor.

Bu durumda doğal olarak CHP'de, dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili oylamada AKP'iktidarının ve sarayın istediğine hayır diyor. MHP ise işin ucunda HDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması var ya, ister demokrasi katledilsin, ister Türkiye kanlı diktatörlüğe yuvarlansın derdi bile değil. Üstelik kapıda AKP-MHP koalisyonu görülmüşken Bahçeli işlevine ters niye davransın ki? O da koltuk değnekliğini bir güzel yerine getiriyor işte. Devlet Bahçeli'nin AKP'yi ayakta tutma, Recep Tayyip Erdoğan'ı partili cumhurbaşkanı yapma konusunda bir yaklaşımı olmasaydı iktidar ve saray Bahçeli'yi niye korumaya alıp MHP'nin olağanüstü kongresini engellesindi ki? Yargı harekete geçirilmiş, güvenlik güçleri ayakta, TOMALAR dizilmiş Anadolu Oteli'nin önüne bariyerler çekilmişse bu kıyağı AKP iktidarı ve saray niye yapsın ki?

Dokunulmazlıklar konusunda CHP bir kez daha olması gerekeni yaptı. Hem bunu yaparken de, ne HDP ile yan yana düştü ne de PKK'nın istediği yönde davrandı. CHP olması gerekeni yaparak hem sarayın diktatörlüğünün önüne set çekti hem de AKP'yi TBMM'de durduracak yegane güç olduğunu gösterdi. Bu yüzden de Anayasa komisyonundan masayı yıkıp çekilmesi gibi CHP bir kez daha gericilerin ve halk düşmanlarının heveslerini kursaklarında bırakmış oldu. Hem amaç terörle arasında mesafe koymak istemeyen HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması olsaydı bunun yolu kapalı değil ki. İzlenmesi gereken yasal prosedür izlenir ve kimin dokunulmazlığı kaldırılmak isteniyorsa kaldırılır.

CHP'ye yönelik eleştirilerin ne kadar altının boş olduğunu anlamak istiyorsanız; HDP'den AKP'den, MHP'den ve de çeşitli faşizan kesimlerden CHP'ye yöneltilen eleştirileri doğru anlamak gerekir. Çünkü sözünü ettiğimiz çevreler her durumda CHP'ye yükleniyorlarsa bunun bir nedeni olmalıdır. Aslına bakarsanız nedeni de ortadadır. BugünTBMM'de yer alan partiler içinde dinci faşist diktatörlük karşısına dikilen tek parti CHP'dir. Diğer partilerin ne Türkiye'nin demokratikleşmesi ile ne de dinci faşist diktatörlüğü önlemek için küçücük bir çabaları bile yoktur.

Bu gerçekler ışığında parlamento dışında yer alan sosyalist partiler olarak Türkiye Sosyalist İşçi Partisi ve Devrimci Halk Partisi CHP'nin bu tavrını destekliyoruz.

Umuyoruz ve biliyoruz ki bizim bu tavrımızın arkasından başka sol ve sosyalist yapılar da faşizme ve gericiliğe karşı demokrasi cephesinde yer alacaklar, demokrasi güçleri her geçen gün daha da kitleselleşip AKP ve sarayın dinci faşist iktidarının önüne set çekerek dinci faşizme geçit vermeyecektir.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA