turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


19 MAYIS

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 MAYIS 2016

Osmanlı silah bırakıp bağımsızlığını emperyalist güçlere devrettiğinde dinci, padişahçı, İngilizci, Almancı, Fransa yanlısı 600'e yakın paşası vardı. Bu kadar çok sayıda paşadan Kurtuluş Savaşı'na katılan paşaları saysanız iki elin parmaklarını geçmez. İşin daha da önemlisi Mustafa Kemal gibi davranıp Samsun'a geçen, oradan da Anadolu'da Kurtuluş Savaşı'nı örgütleyen başka hiç kimse yok. Mustafa Kemal'in başlattığı yürüyüştür ki, daha sonra bazı paşaların da Kurtuluş Savaşı'na katılması için ortam hazırladı. İşte bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının sağlanmasında ve Cumhuriyet'in ilan edilmesinde Mustafa Kemal'in tartışılmaz bir yeri vardır.

19 Mayıs 1919 tarihi önemlidir. Çünkü bu tarih Mustafa Kemal'in Samsuna çıkışıdır ve bağımsızlık mücadelesinin meşalesinin tutuşturulmasıdır. İşte bu yüzdendir ki, dinci, imancı, mandacı, şuncu, buncu çevreler Mustafa Kemal'den hiç hoşlanmadıkları gibi 19 Mayıs 1919 tarihini de anımsamak bile istemezler.

Biz sosyalistlere gelince; emperyalizme karşı verilen bağımsızlık savaşını olmazsa olmaz ilkelerimizden sayar, bu yönde emek verenleri ise farklı bir yere koyar ve onların önemini teslim eder ve anarız. İşte bu yüzdendir ki, 19 Mayıs 1919 tarihi bizler için önemli bir mücadele tarihinin başlangıcı olması hesabıyla önemlidir.

Hem bizler öyle kuru kuru sosyalistlik taslayan ve kendilerine sosyalist/komünist diyenlerden de hoşlanmayız. Yine tarihsel denk gelişe rastladığı için bir örnek vermeyi gerekli görüyoruz. İstanbul emperyalist işgal güçlerinin işgali altındadır. Anadolu'nun her tarafında ise işgalci güçlere karşı ölüm kalım mücadelesi verilmektedir. Anadolu'daki kurtuluş mücadelesine katılmayıp da işgal altındaki İstanbul'da sözüm ona işçilerin haklarını savunuyormuş görünümü ile grev örgütlemeye kalkıp sosyalistlik, komünistlik taslayanları da kendimizden saymak konusunda çok zorlanırız çok.

Cumhuriyet'in ilanı sonrasında sisteme dair eleştirilerimizden elbette ödün verecek değiliz. Ancak bu demek değildir ki, Kurtuluş Savaşı ve sonrasında elde edilen kazanımlara sahip çıkmayacağız. Elde edilen mevzilere sahip çıkmanın yanında yeni ve daha ileri hak ve özgürlükler için de kararlıca mücadele ederiz.

Osmanlı İmparatorluğu zamanında da ilerici, gerici, eşitlik özgürlük ve adaletten yana olanlarla karşı olanlar arasında mücadele hep devam etmiştir. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması, bağımsızlığın elde edilmesi, cumhuriyetin ilanı ve yapılan bazı köklü değişikliklere karşın da gericiler susup oturmamışlar, önlerine çıkan her fırsatta hesaplaşmak için uygun zamanı kollamışlardır. Dolayısı ile cumhuriyet sonrası Türkiye'de birçok politikacının ve politik yapılanmanın yardımı ile de gericilere ödün üstüne ödün verilmiş böylece iyice palazlanan gericiler ise bugün AKP ve saray iktidarı olarak gelip en tepeye çöreklenmişlerdir. Bu yüzden de cumhuriyetin kazanımlarını ellerinin tersiyle itmişler, sözünü ettiğimiz kazanımları anımsatacak ne var ne yok ortadan kaldırılıp unutulması için ellerinden geleni yapmışlardır.

Olmamış, çeşitli bahanelerle yasaklamaya bile kalkışmışlardır.

23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı salt bu yüzden terör bahanesiyle yasaklanmaya kalkışılırken; bilmem ne zaferi kutlanabilmiş, Saray sakininin kızının düğününün 6 bin davetli önünde yapılmasından çekinilmemiştir. Üstelik onca asker cenazesine karşın.

Bugün 19 Mayıs. 19 Mayıs kutlamaları için de terör bahane edilmiş, iktidar ve saray tarafından yasaklanması yoluna gidilmiştir. Yapılacak yürüyüşü bizzat Ankara Valisi yasakladığını bildirme cesaretiyle toplumun önüne çıkabilme yürekliliğini göstermiştir. Bununla birlikte, bu yasağa karşın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından da anlaşılmıştır ki, bu yürüyüş ve kutlamalar gerçekleştirilecek ve daha pek çok başka çevreler de bu yürüyüş ve kutlamalara katılacaktır.

Sonuç itibariyle gericilerle ilericiler arasında sürgit devam eden bu kavgada biz sosyalistler seyirci olamayız. Dinci gerici faşistlerin bizleri adım adım mevzilerimizden söküp atmaları karşısında ellerimizi kavuşturup umarsız bir şekilde oturamayız. Çünkü öyle bir gün gelir ki, bir daha dinci gerici faşistlere karşı mücadele etmek için elimizde hiçbir mevzi kalmamış olur ki, bu da eşyanın doğası gereği yenilginin ve yok oluşun ta kendisi anlamına gelir.

İşte bu nedenle Türkiye Sosyalist İşçi Partisi ve Devrimci Halk Partisi olarak 19 Mayıs 1919'u önemsiyor, işbirlikçi, mandacı, şuncu, buncu kim varsa karşılarında olduğumuzu buradan bir kez daha ilan ediyoruz…

 


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA