turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MİLYON ALİ DEVRİ BAŞLIYOR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

20 MAYIS 2016

Büyük tantanalar, çok büyük şaşalar. Ey Türkiye halkı, duyduk duymadık demeyin yok hükmünde başbakanlık koltuğunda oturacak olan Milyon Ali; pardon, pardon Binali Yıldırım devri başlıyor. Aslını sorarsanız buna devri demek değil, başka bir şey demek gerekir de bu hükümsüzlük sözünü karşılayacak başka bir sözcük bulamadım.

Şimdi Binali Yıldırım'ın seçilmesinin özel bir nedeni olmalı diyeceğim ama aklıma inan olsun yolsuzluklardan başka bir şey gelmiyor. Çünkü arıyorum, tarıyorum Binali Yıldırım'da Allah için herkesin düşün birliği edeceği iyi bir özellik bulamıyorum. Kötü şana, şöhrete gelince inanın ki gani. Her şeyden önce Binali Yıldırım'ın Ulaştırma Bakanı olduğu yıllarda liman ihaleleri ve birilerinin hizmetine verilmesi ile ilgili sayısız dedikodular ayyuka çıktı. İzmir'de akraba kadrine mi uğradı desem, yoksa bu işler böyle oluyor bal tutan parmağını mı yalar desem milyon milyon para sayılıp çantalara konurken çekilen görüntülere cümle alem tanık oldu. Bu yüzdendir ki, Binali Yıldırım ise Milyon Ali lakabını aldı.

Bu olayların sonucunda Binali Yıldırım'ın diğer 4 bakan gibi başına bir iş gelmediyse de şaibenin kaldırılması için bir şeffaflıkta söz konusu olmadı. Devamında ise Binali Yıldırım Saraya danışman oldu. Danışmanlığı sırasında saraya öyle bağlılık gösterildi ki, bu bağlılığa yürek dayanmaz. Recep Tayyip Erdoğan'dan daha iyi bu bağlılığın derecesini kim ya da kimler bilebilir ki, o da karşılığında Binali Yıldırım'ın AKP Genel Başkanlığı koltuğuna oturmasına ve yok hükmünde başbakan olmasına hüküm çıkarıp Ömer Çelik'e açıklatıverdi.22 Mayıs tarihinde AKP'nin kongresi olacak ve böylece Binali Yıldırım önce yok hükmünde AKP Genel Başkanı, sonra da başbakanlık koltuğuna oturuverecek.

Aslında bu arada saray yeni entrikalara da hız vermiş durumda. Bu son dokunulmazlık oylamalarının yanına bir de partili cumhurbaşkanlığı konusunu anayasa değişikliğine sokabilir ve başarırsa, var ya, saray için yeme de yanında yat örneği bir başarı elde edilmiş olacak. Bu durumda TBMM'de gidişin önüne geçecek olan bir tek parti var o da CHP'dir. Eğer CHP gerekli sağlamlığı gösterirse saray partili cumhurbaşkanlığını asla TBMM'den geçiremez. Zaten CHP tabanı da 19 Mayıs kutlamalarında partinin tabanıyla kucaklaştığında ne denli başarılı sonuçlar alacağını Ankara'da yapılan 19 Mayıs yürüyüşünün kitleselliğine baktığımız zaman kolaylıkla görmektedir.

Aslına bakarsanız CHP'nin son zamanlardaki çıkışı CHP'ye bir dinamizm kazandırdığı gibi sol çevrelerde de yavaş yavaş da olsa farklı bakışların önünü açtığını söylemeliyiz. CHP'nin daha yürekli ve atak politikalar izlemesi salt partiyi yükseliş çizgisine taşımadı, aynı zamanda da başta AKP olmak üzere meclisteki öteki partiler üzerinde de ağırlığını ciddi bir şekilde hissettirdi. Şimdilik bu partilerde yaşanan kopuşlar CHP'ye çok önemli yükselişler getirmemiş bile olsa bu yolun açılması bile CHP açısından bir kazanç olarak göreceksiniz pek çok çevreyi sarsacaktır. Seçmen tabanın özellikle MHP'de gerçekleşecek kopuşların önemli bir bölümü CHP'ye yöneleceği gibi HDP ve AKP'den de şaşırtıcı kopuşlar olacak ve CHP'yi %25'e kilitlemenin yorumunu ağızlarını şapırdata şapırdata yapanların da çokbilmişliği suya düşecektir. Yani, CHP ilk etapta %35'lere tırmanırken eğer sol ve sosyalist sol ile de dirsek temasına geçerse oy yüzdesi kolaylıkla %42'lere yükselebilecektir.

AKP'nin ve sarayın hesabı MHP ve HDP'yi baraj altına iterek milletvekili sayısını 400'e yükseltmek olsa bile; saray ve AKP başaramayacak, devamında ise AKP'de başlayan çözülme hızla dağılmaya kadar varacaktır. 22 Mayıs 2016 tarihi sonrasında yok hükmünde bir başbakanla, kendini yasaları hiçe sayarak istediğini yapmaya kalkan ve başkanlık yetkileri kullanan Recep Tayyip Erdoğan'la bu geminin dümeni kıvırılamayacak gemi ise kayalara çarparak tuzla buz olacaktır.

Çünkü AKP iktidarı dün olduğu gibi bugün ve yarın da yolsuzluklarla anılacak, sonucunda ise AKP ve saray hüsrana uğramaktan kurtulamayacaktır. Zaten adı Milyon Ali'ye çıkmış bir kişinin başbakanlık koltuğunda göstermelik bile olsa oturmasıyla yığınlar daha da açıkça yüzleşecek ve her olayda insanların aklına çalma, çırpma, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet gelecektir.

Çığ aşağıya doğru yuvarlanmaya başlamıştır.

Bunu ne saray iradesi ne de AKP'li yazgı ortakları önleyemeyecektir biline…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA