Turgut Koçak
turgut.kocak@hotmail.com
20.Şubat.2008
Ortak Düşman Amerika
Kitle dergisinin hemen her sayısında bir şekilde ABD’nin bütün dünya halklarının düşmanı olduğuna işaret ettik. Bu gerçeği bir türlü kavramamış olanları ise yeri geldiğinde ağır suçlamalarla eleştirmekten kaçınmadık. İşbirlikçileri ise, salt eleştirmekte kalmadık onlardan hesap soracağımızı da açıkça ilan ettik. Ancak bu konuda söyleyeceklerimize nokta koymuş değiliz. Çünkü; Amerika ve onun işbirlikçileri açıkça halk düşmanı politikalarına hız kesmeksizin devam ediyorlar. Bu nedenle; bize de, bunların kulağından tutup halka gerçek yüzlerini göstermek ve geniş halk yığınlarını bunlara karşı eylemli örgütlülüğe çekmek düşüyor.
Amerikan emperyalizminin kasaplarından Amerika Başkan Yardımcısı Dick Cheney Mart ayı içinde ülkemize gelecekmiş. Dışa vuran bilgilere göre Dick Cheney’in gelişinin nedeni Afganistan’daki çatışma bölgelerine Türk askeri istemekmiş. Görüldüğü gibi, Amerikan emperyalizminin suç ortaklığını kabul edenler ne etseler yakalarını kurtaramazlar. Öyle çıkıp; Amerika’nın Kuzey Afrika ve Büyük Ortadoğu Projesi’nin eşbaşkanlarından olduğunu söylemek kolay değildir. Adama dokuz koyunun doymadığı yerden bir kağnı ot yoldururlar. İşte kasap Dick Cheney’in gelişini onlara uşaklık edenler böyle anlamalıdır.
Amerikan emperyalizmi Irak’ta ve Afganistan’da döktüğü kanların hesabını kendisi veremezken, kendisine eli kanlı suç ortakları araması ve ilk aklına da Türk askerlerinin geliyor olması yenilir yutulur bir şey değildir. Kimileri bu aşağılanmayı Amerika’nın Türkiye’yi önemsemesi olarak değerlendirip şişinebilir, yığınların gözünü boyamak için övünç nedeni olarak kullanabilirler. Ancak bu boş bir kuruntu olup efendi uşak ilişkisinden öte giden bir durum değildir. Daha da önemlisi böyle bir aymazlık ülkemizin başını tıpkı Kore’de olduğu gibi içinden çıkılmaz bir belaya sokacaktır ki, bu tür istemleri gündeme getirenlerin bir gün bile ülke yönetiminde kalmaması gerekir. Bu nedenle de Kasap Dick Cheney ülkemizde bir konuk gibi değil, bir katilin uğraması gereken tepkilerle karşılanmalı ve gerisin geri ülkesine dönmesi sağlanmalıdır.
Amerika’nın suçlarını saymakla bitirmek olası değildir. Amerikan mutfağında Yugoslavya’nın parçalanması kotarılmış ve Yugoslavya paramparça edilmiştir. Bu projenin son adımlarından birisi de kuşkusuz Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmiş olmasıdır. Kimileri bu durumu bir bağımsızlık ilanı gibi görür ve isterik çığlıklar atabilir. Nitekim bağımsızlık ilanının arkasından sokağa dökülenler bu tür görüntüler sergilediler. Ellerinde Amerikan bayrakları ile sevinenleri görüp de olup bitenleri başka türlü yorumlamak olası mıdır? Kuşkusuz, Amerika’nın yönlendiriminde böylesi davranışlar sergileyenlerin onursuzluğunu tarih not düşecek ve insanlığın unutmamasını sağlayacaktır. Kosova’yı ilk tanıyanların başında Amerika gelmektedir. Amerika’nın tanımasının arkasından iki saat sonra da Türkiye tanımıştır. Bu tanıma bir bakıma Kosova’yı özgür istençle tanımak değildir. Amerika’nın ayak izlerinden yürüme politikasının ta kendisidir. AKP ise bu konuda kusur yapmayacak denli Amerika’ya bağlıdır.
Yugoslavya’nın bölünmesi neredeyse geliyorum diyen bir bölünmedir. Amerika çok öncelerden bu konuda programını yapmış ve Komünizme karşı yürütülen çalışmanın bir parçası olarak kesintisiz çalışmasını yürütmüştür. Bu konuda Amerika’da eğitim gören geçmişte Demirel’in sağ kolu, daha sonra AKP milletvekili Mehmet Dülger’e bile Yugoslavya’nın nasıl bölüneceğine dair tez hazırlatıldığı bilinmektedir. Demek ki Amerika ile işbirliği içinde olanların aymazlığı bir yana, bilinçli bir suç ortaklığı içinde oldukları asla gözardı edilmemelidir.
Bugün, gündeme getirilen türban olayı bile öyle masumane bir seçim değildir. Amerika’nın ilgili birimlerinde kotarılan “duyarlılıklar” üzerinden bir politikanın parçası olarak Recep Tayyip Erdoğan ve partisi tarafından gündeme getirilmiş ve meclisten MHP ve DTP’nin de desteği ile geçirilerek kabul edilmiştir. Bu konunun salt ülkemiz gündemini doldurması bakımından ele alınması doğru bir bakış değildir. Türban da tıpkı iş, ekmek, özgürlük kadar sosyalistler açısından yaşamsaldır. Türbanı savunanların amacının aydınlanma düşüncesine balyoz indirmek olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir. Bu gerçekler ışığında düşündüğümüzde sosyalistler asla gerici görüş ve anlayışlarla ortaklaşamazlar. Tersine ödünsüz bu tür girişimlerin karşısında yer alıp her türlü gerici ve faşist girişimlere karşı savaşırlar.
Sonuç olarak AKP her yönüyle çuvallamış bulunmaktadır. Geniş halk yığınları bu iktidar yüzünden en zor günlerini yaşamakta olup işsiz, aşsız, sağlık ve eğitim hizmetlerinden yoksun hale gelmiştir. Önümüzdeki günler Amerikancı AKP ile hesaplaşma ile geçecektir. Hazır olmak ve derslerini vermek gerekir.
İLETİŞİM FORMU
[- Sayfayı yazdır - ]
GİRİŞ SAYFASI