turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BEŞER ONAR ÖLÜYORUZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

25 MAYIS 2016

Türkiye toplumu da, bu ülkede iktidar olanlar da çürüye çürüye uçurumun eşiğine gelmiş durumda. Eğer böyle olmasaydı bugün ne saray olurdu, ne sarayda astığı astık, kestiği kestik bir düzen, düzenmiş gibi topluma kabul ettirilmeye çalışılırdı. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; ülkemizde emperyalist dünya bu denli at oynatamaz, uluslararası sermaye güçlerinin parmağında iktidarlar fırıldak gibi döndürülmezdi. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; devlet, devlet olarak yurttaşına kumpas kurmaz, yurttaş hakkını savundu, doğruları söyledi diye ölümlerden ölüm beğen yolunu seçip uygulamazdı. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; işsizlik bu denli artmaz, alın terinin karşılığı üç kuruşluk para olmazdı.

Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; iktidarı eline geçirenlerin bir eli yağda, bir eli bağda olmaz, daha dünün cıbırlarının hükmettiği onlarca gemi filosu ve milyonlarca doları, apartmanları, rezidansları olamazdı, olmazdı. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı ne ayakkabı kutularından paralar çıkar, ne kasalar dolusu oraya buraya saçılmış paralarla birileri fink atamazdı. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; yurttaşa iş sağlamak bile iktidarın kulu olmaktan geçmez, hak eden hak ettiği yerde olurdu. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; rüşvet paraları ortalara saçılmaz, kimse ama kimse milyonluk saati koluna takıp peçeteye yazılmış rakamı TBMM'de belge diye göstermeye kalkamazdı. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; ihale yolsuzlukları, havuz medyası oluşmaz, yazılı ve görsel basını ele geçirmek için bin bir alavere dalavereye kalkışılmaz, kimse, evet kimse milletin anasını sinkaflamaya kalkışmazdı. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı hangi yönetim katında olursa olsun bir muhterem çıkıp da şehitlere "kelle" diyemezdi. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; Diyanet başta olmak üzere bütün dini kurumlar koro halinde akıl almaz ölçülere varan hadsizliğe düşmezler, yaşamın normal akışını kendi sapık görüşlerine göre düzenlemeye kalkışmazlardı. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; yargı adalet dağıttığını bilir, üzerine olumsuz gölge düşeceği düşünülen her türlü ilişkilerden uzak durur Çayeli'nde çay toplamaya gitmezdi. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; yurttaşların can güvenliği olur, kimsenin yaşamı tehlikeye girmezdi. Eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; ülkenin ezici çoğunluğu acılar çeker, yaşamı zindan olurken bir avuç azınlık sanki bunlar hiç olmuyormuş gibi tantanayla, şaşayla yaşamaya aldırmadan devam edemezdi.

Son olarak; eğer iktidarlar çürümemiş olsaydı; hemen her gün beşer, onar asker, polis yaşamını yitirmez, evlere, ocaklara ateş düşmezdi. Daha onlarca neden saymak olası ama bunlar kantarın topuzunun nasıl kaçırıldığını kanıtlamaya yeter de artar bile.

Ve gelelim toplumun çürümüşlüğüne. Eğer toplum çürümemiş olsaydı; yukarıda saydıklarıma olağanüstü tepki gösterilir, olup bitenler yazgıymış gibi kabullenilip oturulmazdı. Eğer toplum çürümemiş olsaydı; Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'yi kimse yıkamaz tekerlemesi ile insanlıktan çıkılmaz, bütün bu olup bitenlerin tek tek hesabı sorulurdu. Eğer toplum çürümemiş olsaydı; muhtarlar aracılığı ile Recep Tayyip Erdoğan'ın her türlü ispiyonculuk çarkı işletilemez, komiğinde komiği muhtarların eğitime katılmaları sağlanıp onlara sanki bir halt olmuşlar gibi sertifika verilmesine karşı mahallelerde, köylerde tepki üstüne tepki yağardı.

Dün Van'da askerlerimize bombalı saldırı oldu ve 6 askerimiz şehit düştü. Eğer iktidarlar ve toplum karşılıklı çürümemiş olsaydı bu acı olay yaşanmaz, yaşanırsa iktidarlar yerlerinde duramazdı. Eğer toplum da çürümemiş olsaydı; ısrarla iktidar koltuklarında oturanlara öyle bir tepki gösterilirdi ki, kimse iktidar koltuğunda hiçbir şey yokmuş gibi ne kalabilirdi ne de kalmaya yüreği yeterdi.

Evet, şimdi bütün bu gerçeklere karşın saray ve iktidar ne söylemekte neyi savunmaktadır? Dün yeni hükümet kuruldu ve Binali Yıldırım'dan terörü ortadan kaldıracaklarına dair sözler işittik o kadar. Saray zaten Başkanlık, olmazsa partili cumhurbaşkanlığı peşinde. Yani, yanisi şu; AKP iktidarına ve saraya göre bütün bu yaşananlar çok ama çok olağan. Tamam, saraya ve AKP iktidarına göre çok olağan anladıkta, topluma göre nasıl? Topluma göre de çok farklı değil. Birisi çıkar teröre canı sıkılır amma velakin sorumlularına değil de, CHP Genel Başkanı'na yumurta savurur. Birileri şehit cenazelerinde sanki kadrolu cenaze törencileri gibi "şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganı atar ama gencecik insanlarımız ölür gider yine de. "Ya Allah bismillah, Allahü ekber" diye bağırırlar ama içi yananların içi yanmaya devam eder, ülkenin de her geçen gün ufku kararır.

Ne diyelim, bilmem ki?

BEŞER ONAR ÖLÜRÜZ, YİNE DE AKLIMIZ BİR TÜRLÜ BAŞIMIZA GELMEZ.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN BAŞKAN OLSUN!

RECEP TAYYİP ERDOĞAN PARTİLİ CUMHURBAŞKANI OLSUN!

Ulan, ulanlar canınız cehenneme!

Canınız cehenneme!


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA