turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BUNLARI HİÇ UNUTMAYIN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

02 HAZİRAN 2016

Dün gece CNN'de Didem Arslan Yılmaz'ın 'Gece Görüşü' programının konuğu Burhan Kuzu'ydu. Burhan Kuzu'yu dinledikten sonra anladım ki, bu taife asla kendini düzeltemez. Düzeltmek bir yana içleri kin ve nefretle dolu olduğu için bütün politikalarını da düşmanlık üzerine kurmuşlardır.

Didem Arslan Yılmaz'ın soruları nihayetinde yargının bugünkü haliyle ilgiliydi. Ne var ki, Burhan Kuzu yargının bugünkü hali ile ilgili olumlamanın dışında bir şey söylemediği gibi 28 Şubat süreciyle yattı, 28 Şubat süreciyle kalktı. AKP iktidarı ve saray eliyle yargıya neler yapıldığına değinmedi bile. Sorulan soruları yanıtlamak yerine hep aynı terane ile muhalefeti suçlamakla kalmadı, Ahmet Necdet Sezer'i iki sözünün birinde andı ve suçladı. Ne garip değil mi? Ahmet Necdet Sezer'i beğeniriz beğenmeyiz o başka ama Burhan Kuzu ve bütün AKP taallukatının topunu toplasanız Ahmet Necdet Sezer'in tırnağı bile etmez. Sözünü ettiğim kesimler hırsız ve arsızdırlar ama Sezer, nasıl gelmişse bulunduğu mevkiden de öyle sade bir şekilde çekip gitmiştir. Arkasında ne binlerce koruması vardır ne de devletin olanaklarını kendi tantana ve şaşası için kullanmıştır. İnceliği ve boş konuşmaması ile de ayrı bir yeri vardır. Hoş; zaten Burhan Kuzu gibilerini de bu özellikler çileden çıkarmaktadır. Sezer'in Cumhurbaşkanı döneminde harcanan paralarla, Recep Tayyip Erdoğan'ın harcadıklarını kıyaslamanın hiç olanağı var mıdır? Ya da görev yaptığı dönemde Anayasal sınırlarının dışına çıkıp bir kez olsun kalkıp ben bunları bunları yapacağım demiş midir? Dememiştir, çünkü görev ve yetki sorumluluk isteyen bir iştir. Her iki konuda da devlet katında görev alanların görevleri de, yetkileri de anayasa ve hukuk çerçevesindedir. İşte Burhan Kuzu sözüm ona Anayasa Profesörüdür ama hukukun H'sinden habersizdir. Ya da haberlidir de işine geldiği gibi davranmaktadır.

Kuzu'nun Yılmaz'ın sorularını zaten gerektiği gibi yanıtlamasının olanağı yoktur yok olmasına da, bize göre herkes haddini de bilmelidir, duracağı yeri de. Burhan Kuzu konuşmasının birçok yerinde Recep Tayyip Erdoğan için cumhurbaşkanı dememiştir de Devlet Başkanı tanımlamasını kullanmıştır. Kendisi bir hukuk insanı olduğunu söylemektedir ya geçiniz efendim, bütün AKP'liler gibi Kuzu'nun da ayarı bozulmuştur. Bozulmuş olduğu için Burhan Kuzu'dan kimse ama kimse yargının tarafsızlığı konusunda işe yarar bir değerlendirme zaten beklememektedir.

28 Şubat dönemi için ettiği laflar yüzünden bir kez olsun suçlunun Trabzon'dan İstanbul'a gelememesi gibi AKP döneminde yargının nasıl kodları ile oynandığına bir türlü gelmemiş, hep bir yerlere gönderme yaparak sürekli bir yerleri suçlamıştır nedense. Adam canım yargı falan zamanda çok mu iyiydi denli bir yaklaşımla yargının bugünkü tarafgir hali görmezden gelinmiştir. Yargı bağımsızlığı için sarayın ve AKP iktidarının yaptıkları, ettikleri ise bütün çıplaklığı ile ortadadır.

Burhan Kuzu'nun dün gece konuşmalarını dinleyince doğrusu bazı çevrelere kızmadım değil. Çünkü birileri dini siyasete alet edecek, özlenilen düzen gelecek ama kanlı mı gelecek kansız mı diyecek, ortalık hacıdan, hocadan, molladan, melleden geçilmeyecek, dağ taş imam hatip okullarıyla doldurulacak, dini vakıflar ortalıkta cirit atacak, tarikatlar gemi iyice azıya alıp cumhuriyet karşıtı eylemlerini ayyuka çıkaracaklar sonra da bu ülkenin anayasal kuruluşları eli bağlı oturacak öyle mi? Burhan Kuzu gibilerinin karın ağrısını anlamamak saflık olur. Zaten iki de, bir 28 Şubat deyip durmasının altında yatan şey de bu güruhun karın ağrısıdır o kadar.

28 Şubat'a dinci imancı kesim ağır eleştiriler yönetebilir. Tıpkı Burhan Kuzu gibi bir türlü saadete gelmeyip geçmişi ağzında geveleyip durabilir. Tamam da, demokrasi güçleri içinde yer alması gereken bazı kesimlere ne olmaktadır acaba?

Bize göre cumhuriyetin kurum ve kuruluşları gerektiği gibi görevlerini yapmış olsalardı, din siyasete alet edildiğinde karşı çıkarlardı. Bu yüzden de diyorum ki, cumhuriyetin diğer kurumları ve yargı yaptıkları ile değil, yapmadıklarıyla eksik bile kalmıştır. Yoksa bugün iktidar koltuğunda ne AKP olabilirdi ne de sarayda oturan muhterem cumhurbaşkanı.

Ama hak veriyorum, Burhan Kuzu bakın hiç unutuyor mu, unutmuyor. Bu yüzden de 28 Şubat suçlaması ile başlıyor Ahmet Necdet Sezer'den çıkıyor.

Sizler de BUNLARI HİÇ UNUTMAYIN.

Unutmayın ki bu kadar rahat olamasınlar.

İktidar ellerindeyken ve de her şeyi yapabileceklerini düşünürlerken bile sıtmaya tutulmuş gibi titresinler zulüm edenler ve sömürücüler…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA