turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AYNI TERANE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 HAZİRAN 2016

Bizde bir söz vardır, hem suçlu hem güçlü diye, işte tam da öyle. Emperyalistler hem suçlular hem de güçlüler. Dünyanın neresinde insanlık düşmanı bir suç işlenmiştir, emperyalistler boğazlarına kadar işin içindedirler. Mazlum halklara emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin eliyle kan kusturulur, iliklerine kadar sömürülüp canlarına okunur ama bir de bakmışsınız ki emperyalistler zeytinyağı gibi suyun yüzüne çıkıvermişlerdir.

Osmanlı İmparatorluğu Balkan Savaşı ile iyice yorgun düşürülmüştür ama daha bu savaş biter bitmez Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı çıkmıştır ve de Osmanlı Almanların müttefiki olarak kendisini savaşın içinde buluvermiştir. Savaş boyunca Osmanlı sayısız cephede savaşıp adeta birlikleri erimiş, yenilginin arkasından da Batı'nın "Hasta adam" dediği Osmanlı toprakları karış karış paylaşılmaya girişilmiştir. Paylaşılan Osmanlıdır, paylaşanlarsa emperyalistler ve emperyalistlerin kışkırttığı başta Yunanlılar olmak üzere bazı azınlıklardır. İyice güçten düşen Osmanlının kalan sınırları içinde bulunan egemenliğini de kullanamadığı gibi ayaklanan azınlıkları da bastırmasının olanağı yoktur. Sözü geçen azınlıklar ise emperyalistlerin kışkırtması sonrası giriştikleri katliamlar yüzünden sanıldığı kadar da masum değillerdir. Zaten adı üstünde bu savaştır ve de emperyalist dünyanın haksız savaşlarından birisidir. Bu yüzden de savaşın geçtiği bölgelerde hangi etnik kökenden olursa olsunlar halklar ağır bedeller ödemişler ve büyük acılar çekmişlerdir.

Emperyalist dünyanın ve bu savaşlar sonrasında katliamlara uğrayan Ermeni ve Rumlar gibi bazı halklarla ilgili rakamlar havada uçuşmakta, ancak her ne hikmetse kimse bu savaşlarda Türklerin savaşla birlikte uğradıkları katliamlar sonucu kaç kişi yitirdiklerinden söz etmemektedirler. Bu yüzden de inanıyorum ki, hakkaniyetli bir araştırma yapıldığında Türklerden yaşamını yitirenlerin sayısı Ermeni ve Rumların sayısının birkaç katıdır. Bilmek gerek. Günümüzde de bazı çevrelerin baş maddesi olan katliam veya soykırımı konusunda ileri sürdükleri tezler hakkaniyet ölçülerinden çok ama çok uzaktır.

Elbette savaşla birlikte Ermeni ve Rumların acılarını anlamamazlık edemeyiz Ne ki, bir o kadar da hatta fazlasıyla katlima uğramış bir de Türkler vardır ki, kimse bu konuyu dile bile getirmemektedir. Geçmişte yaşanan acı olayları her fırsatta gündeme getirip halkları halklara düşman eden emperyalist zihniyet dün ne yapıyorsa bugün de aynısı yaparak halklar arasına kin ve nefret tohumları atmaktadır.

Daha önce başka emperyalist ülkelerde olduğu gibi dün de bu kervana Almanya katılmış, parlamentosunda 1 çekimser, 1 ret oya karşılık Ermenilere soykırım uygulandığını kabul etmiştir. Kabul edenler arasında Alman Parlamentosunda buluna 11 Türk kökenli milletvekili de vardır. Bunlardan birisi de Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı ve Milletvekili Cem Özdemir'dir. Bu kişi üstelik ceketine Ermeni rozeti takmayı da unutmamıştır. Şimdi Alman Yeşiller Partisi'ni bazıları solcu sanabilirler ancak bu bir yanılgıdır. Çünkü Alman Yeşiller Partisi gerçekte sistemin aksesuarı ve karanlık bir yüzü olmasının dışında başkaca da bir özelliğe sahip değildir.

Burada özetle söylersek; emperyalist/kapitalist sistem bugün her türlü tezgahını etnik köken ve inanç üzerinden kurmakta, böylece de sınıf mücadelesini öteleyip ecelinden korktuğu gibi korktuğu SOSYAL DEVRİMLERDEN paçayı sıyırmaya çalışmaktadır. Benzer görüşleri savunan ülkemizde de bazı sol çevreler mevcuttur. Onlar için işçilerin emekçilerin canı çıkarılıyormuş bir önemi yoktur ama Pontus Rumlarına karşı soykırım uygulandığının savunulması başattır. Ermenilere soykırım yapıldığı zaten onlar için tartışma götürmez bir gerçektir. Dedik ya rakamlar havada uçuşmaktadır. 1915 tarihlerinde bütün dünyada Ermenilerin nüfusu 3-4 milyon ya var ya yoktur. Bu sayının 8-9 yüz bini ise Osmanlı topraklarında yaşamaktadır.

Ancak soykırımı savunanlara göre Osmanlı topraklarında her nasılsa 1,5 milyon Ermeni katledilmiştir. Birileri bu işi tarihçilere havale edeceğine siyasal malzeme olarak kullanmak için elinden geleni yapmaktadır. Madem konu çok önemlidir, o zaman yapılması gereken şey ilgili tüm devletlerdeki arşivler tarihçilere açılmalı ve sonuna kadar hakkaniyet ölçüleri gözetilerek olup bitenler insanlığın bilincine çıkarılıp noktalanmalıdır ki, halkları halklara düşman ederek nemalanmak isteyenlerin de sesi kesilebilsin.

Ama böyle yapılmıyor işte. Çünkü emperyalist dünyanın Türkiye üzerinde bitmeyen hesapları var. Bu hesaba alet olanlarsa bilinmeli ki şimdiye kadar Türkiye'de iktidar olmuş sağcılardır, AKP ise bu işin üstüne tüy dikmiştir.

Bugün ülkemizde emperyalizmin işbirlikçisi AKP iktidarı vardır. İşte bu iktidar için ülkemizde demokrasi memokrasi hak getire hale gelmiştir. Sözüm ona başbakanlık koltuğunda oturan Binali Yıldırım diye biri çıkmış, 'Anayasa ne derse desin' başkanlık sistemini getireceklerini söyleyebilmektedir. Bu tür politikacılar yüzünden bugün ülkenin geldiği nokta burasıdır. Neymiş efendim Almanlar soykırımı onaylasalar ne olurmuş onaylamasalar ne? Bu kafada olanlar TBMM'de HDP dışında ortak bir bildiri yayınladıklarında ne yazık ki, her şey düzene girmiyor. Azdırılan milliyetçi şoven duygularla ülkenin başına çorap örülmek isteniyor ki, bu tür girişimlerin de ülkeye bugüne kadar bir yarar getirmediği çok açıktır. Hem çağırırsın Alman Elçimizi, bir iki cart curt edersin sonra da Merkel'in 'Bağlarımız çok büyük' sözüne verirsin primi oturursun.

Artık yeter baylar, bayanlar!

Halkları halklara düşman edip kin ve nefret tohumları ekerek yarattığınız zehirli ortam yüzünden daha ne kadar kan dökülecek söyleyin daha ne kadar kan?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA