turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


BİNALİ=MİLYONALİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

05 HAZİRAN 2016

Dün Binali ile ilgili ne yazacağımız konusunda epey kuşkuya düşmüştük ama eh nihayet onun için de bir şeyler yazacak malzeme çıkmış oldu. Dün Binali Yıldırım memleketi Erzincan'daydı. Konuşması ve ses tonu oldukça sertti. Ne var ki o konuşurken kendi kendimize de sormadan edemedik. Acaba bu kişi Binali Yıldırım olabilir miydi, yoksa birilerine mi benzemeye çalışıyordu? Kime benzediği benzemediği önemli değil ama bu tür ses tonu her nedense bana hep aynı şeyleri çağrıştırıyordu, faşizm. Yahu mübarek adam madem Erzincanlıların yolunu yaptın niye öyle bağırıp çağırıyorsun? Bunu sevecen bir ses tonuyla da anlatmanın hiç mi bir yolu yok. Bak hemşehrilerin korkudan kendilerine ne hizmeti verdiğini de unuttu. Gerçi Tee oralarda bir yerden bir hemşehrinin yanındakilere; "Ne yoluymuş bu, bizler şimdiye kadar bunların sadece yolsuzluklarını gördük" dediğini duyduk duymasına da, yine de başarılı sayılırsın bak hemşehrilerin muma döndüler muma.

Miting alanında bak, bak tam da karşında, biraz sağa bak göreceksin. Bir hemşehrin daha konuşmalarından muma dönmemiş olacak ki o da ayrıksı ayrıksı şeyler söylüyor bayrak sallayan birine. "Yahu sen kürsüde Binali minali diye bir şey görüyor musun? Tamam, birileri konuşuyor da o konuşan kalıbımı basarım Recep Tayyip Erdoğan'dan başkası değil" diyor. Ne yapsın bayrak sallayan; konsantresi bozulmuş o da espri ile karşılık vermek istiyor. "Yok" diyor, "yok, bu bizim Milyonalimiz, pardon, pardon Binali Yıldırım'ımız değil, gölge gölge" diyor ve hep birlikte gülüşüyorlar.

Ninesin ki Binali Yıldırım, Almanya Ermeni Soykırım Yasa Tasarısını geçirmiş, Türkiye'de ekonomi batmış turizmciler kan ağlıyormuş, ona bir görev vermişler o da aklının yettiğince, dilinin döndüğünce bu görevi yerine getirmeye çalışıyor. Ona göre Anayasa darbe anayasasıymış da, değiştirilmesi gerekirmiş de, değiştirip Recep Tayyip Erdoğan'ı Başkan, aynı zamanda da partili cumhurbaşkanı yapacaklarmış da falan filan…

Bir de politikacılarda söylediklerini onaylatmak adet haline geldi ya; Binali Yıldırım'da aynı yoldan yürüyor.

Recep Tayyip Erdoğan'ı Başkan yapacak mıyız?

Recep Tayyip Erdoğan'ı partili cumhurbaşkanı yapacak mıyız?

Diye soruyor.

Alandan cılız bir ses yükseliyor yükselmesine ya olsun ne gam cılız da olsa yükseliyor ya siz ona bakın.

"Evet!"

Ülkenin sıkıntısı her geçen gün daha da artıyor. Damat Enerji Bakanı oldu ya eh boş gezenin boş kalfası olacak değil ye gelmişken tee buralara, ona da pastanın diliminin en babası düşmesi gerekir. Bir kamulaştırma yasası çıkarılıyor, yasa yasa değil, vurguna ve ranta kapı aralayan talan yasası. Yeter mi, yetmez elbette. Elektrikte kayıp kaçakla ilgili de bir yasa çıkarılıyor ve vurun abalıya hesabı yurttaşın sırtına böylece ağır bir yük daha bindirilmiş oluyor. Enerji Bakanı Berat Albayrak ise kazık atılan yurttaşları Allah'a emanet edip hiçbir şey olmamış gibi çıkıp gidiyor sonra…

Yaşadıklarımız bu kadar da olamaz dedirtecek cinsten arttıkça artıyor. İmam Hatip Okulları dincilerin cıfıt yuvası haline getirilmiş. Bir İmam Hatip Okulunda türbanlı kız öğrenciler yan yana gelerek R.T.E. yazmışlar. Bu fotoğrafı önceki gün Sözcü gazetesi birinci sayfasından verdi. Fotoğrafla birlikte nasıl "reis"in yoluna canlarını feda ettiklerini gösteren yazılar eklemeyi de unutmamışlar. Eh işler eğitimde Arap saçına dönmüş ya, İsmet Yılmaz diye biri de Milli Eğitim Bakanı oldu ya, onu eğitimde olanların hiçbiri ilgilendirmiyor. Bu zat birkaç gün önce çırılçıplak "buldum, buldum" diyerek sokağa fırlamaz mı, bir de ne görelim bula bula bulduğu şey Milli Eğitim Bakanlığı'nın adını Maarif Bakanlığı olarak değiştirmekmiş.

Vallahi de billahi de bunların yüzünden aklımıza ziyan gelecek. Bir gün fırlayacağız sokağa bunlara Hanya'yı da, Konya'yı da bir güzel göstereceğiz.

Haa eveeet, böyle demişken dün Ankara Kızılay'da bir genç kadınımız; kadınların başlarını örtmesi için bildiri dağıtan yobazlara Hanya'yı, Konya'yı gösterdiğini gördük. İşte bu yobaz taifesinin arabalarına binip öyle bir kaçışları vardı ki, görmeye değerdi. Bu genç kadınımızın tutumu hepimize örnek olmalı ki, bizi Allah'a emanet etmeye kalkanları, faşizan bir üslupla bize başkanlığı ya da ne bileyim partili cumhurbaşkanlığı dayatanlara Hanya'yı, Konya'yı göstermeliyiz ki karşımızdakiler de hadlerini bilip otursunlar oturdukları yerde.

Yoksa bak söylüyorum işte.

BUNUN SONU ÇOK KÖTÜ OLACAK ÇOK…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA