turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SINIRSIZLIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

07 HAZİRAN 2016

Bazı insanlar vardır sizi hayretten hayrete düşürür. Kapıdan kovarsınız bacadan girer. Olmadık lafları söylersiniz bana mısın demez, ne aldırır ne de utanır. Böyleleri için yüzü manda derisinden denir ama sonunda manda derisinin de dayanıklılığı bir yere kadardır. Bu tür insanların yüzünde kesin çelikten bir zırh kaplıdır. Bazıları vardır; üne, şana, tantana ve şaşaya öylesine düşkündür ki, kişinin sınırları ile ilgili bir yargıya varmanızın asla olanağı yoktur.

Becerileri ve yaratıcılıkları sınırlı olan bu insan tipleri şeytanın bile aklına gelmeyecek şeylere başvurup herkesi şaşırtıp aman Allah'ım dedirtir. Götürmenin dışında hiçbir özelliği olmayan Binali Yıldırım için Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı sırasında İzmir’e girişini konu alan ve dizelerde Mustafa Kemal Atatürk’ün yer aldığı İzmir Marşı, Erzincan Mehter Takımı tarafından Binali Yıldırım’a uyarlandı. “İzmir'in dağlarında çiçekler açar, altın güneş orda sırmalar saçar, bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar, yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa, adın yazılacak mücevher taşa” dizelerini taşıyan marşın “Aşılmaz dağları ustayla aştık… Tarihe izler bıraktın… Yaşa Binali Yıldırım çok yaşa… Adın yazılacak bu kutlu yolda…” şeklinde değiştirilerek söylendi.

Bu marşın Binali Yıldırım'a uyarlanıp söylenmesi ayrı bir utanmazlık, kast edilen kişilerdeki özellikleri düşündüğünüz zaman ise artık utanmazlığın doruğunda olunması ayrı bir utanmazlık. Neymiş efendim; Aşılmaz dağları ustayla aşmışlarmış. Tarihe bırakılan izler de neyse artık, bir iz bırakılmış ki demeyin gitsin. Binali Yıldırım hizmeti ile çok yaşayacak, adı da bu kutlu yolda yani Recep Tayyip Erdoğan'ın Başkan olması yolunda artık nereye yazılacaksa yazılacakmış.

Evet, size söylüyorum, madem adamınızı öveceksiniz yok mu size yağdanlık olup iki dize bir şey yazacak şairiniz de kalkıp İzmir Marşı'ndan uyarlama yapıyorsunuz? Hem siz kendinizi kimle karşılaştırdığınızın farkında bile değilsiniz herhalde ki, bodur boyunuzla çıkıp boy ölçüştürmeye kalkıyorsunuz utanmazca niye?

Bu yazıyı yazarken İstanbul Beyazıt'ta bir patlama oldu. İlk bilgilere göre 7 polis, 4 yurttaş yaşamını yitirdi çok sayıda da yaralı var. Bu eyleme benzer birçok eylem yapıldı. Ankara'da, İstanbul'da daha önce çok sayıda insanımızın canına mal olan terör eylemlerini gördük ve yaşadık. Toplum katında bir karşılığı olmayan böylesi eylemleri ancak karşıdevrimci ve halk düşmanı örgütler gerçekleştirebilir. Bu nedenle de bugün yaşanan bu terör eylemini kendim ve partim adına şiddet ve nefretle kınıyorum. Yazının yazıldığı saate kadar herhangi bir örgüt üstlenmemiş olmasına karşın, bu eylemi hangi örgüt yapmış olursa olsun kabul edilemez, bu eyleme sempatiyle bakılamaz.

Bununla birlikte bu eylemi yapanlar kadar hatta daha da fazla bu tür eylemlerden ve sonuçlarından AKP iktidarı ve saray daha büyük derecede sorumludur. Ülkemizde terör eylemlerinin bu denli boyut kazanmasında AKP iktidarının ve sarayın izlediği politikalar çok büyük etkendir. Öyle ki bu gözü dönmüş dinci ve faşist iktidarın hesapları yüzünden adeta teröre kapı aralanmıştır. Recep Tayyip Erdoğan'ı başkan yapmak adına izlenen politikaların bu terör eylemlerinde payını asla göz ardı edemeyiz. Çünkü amacına ulaşmak için AKP iktidarı ve saray her türlü yola başvurmaktan çekinmemektedir. Ülkemizde öyle uygulamalara tanık olmaktayız ki, ilgililerin terörü desteklediklerine kalıbımı basarım.

Bir düşünün TİKKO'lu olduğu için öldürülen oğlunun tabutunu omuzlayan bir baba için "terörü övmekten" dava açılıyorsa, üstelik anne de aynı nedenlere bağlı olarak yargılanacaksa o ülkede terörü asıl teşvik edenler bu yönde davranış sergileyenler olsa gerektir. AKP'liler şimdi ağızlarına sakız etmişler ve terörü öven ve teşvik edenler suçlamasıyla herkesi kolaylıkla suçlayabilecekleri yol ve yöntemlere başvurmaktadırlar.

Beyazıt'ta patlayan bombanın da, Ankara ve İstanbul'da yaşanan canlı bomba eylemlerinin de teşvikçisi ve azdıranı AKP iktidarı ve Saraydır, bunların sınırsızlığıdır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA