turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


LAF OLSUN TORBA DOLSUN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 HAZİRAN 2016

Saray Sakini ve AKP ileri gelenleri boş laf üretmeye devam ediyorlar. Hiçbir anlamı olmayan salt düşük zekalı yandaşların duygularına seslenen Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmaları ise ne var ne yok her şeyin üzerine tüy dikiyor. Alman Parlamentosu'nda onaylanan "Ermeni Soykırım Yasa Tasarısı"nın arkasından duymak istemediklerimizi duyuyor, görmek istemediklerimizi görüyoruz. Kendisini içerde fiili durum yaratıcısı olarak gören muhterem, her ne hikmetse dış politikada çuvallaya çuvallaya ülkeyi bu hale getirmiş olmasına karşın yine de çıkıp bir şeyler söyleyecek yüzü olduğunu sanıyor.

Neymiş efendim Alman Parlamentosu'nda bulunan başta Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir olmak üzere; Türkmüş, ne Türküymüş? Bunların kanını labarotuvarda tahlil etseniz Türk çıkmazlarmış. Hemi de kansız ve sütsüzlermiş.

Kuşku yok ki, Alman Parlamentosunda yer alan 11 Türkiye yurttaşı milletvekilini bizler de eleştiriyoruz. Böylesi önemli bir konuda hem yeterince araştırma yapmadıklarına inanıyoruz hem de tıpkı Türkiye Ermeni Patriği'nin söylediği gibi bu tür girişimlerin emperyalizmin işi olduğunu ve Ermeni halkının acılarının bilinçli bir şekilde kullanıldığını söylüyoruz. Daha da önemlisi bu tür girişimlerin halkları kardeşleştirmek değil, birbirlerinin can düşmanı olmalarını sağlayacak girişimler olduğunu söylüyor ve olacakların sadece ve sadece emperyalist/kapitalist dünyaya hizmet edeceğini dile getiriyoruz.

Oysa faşist bir üslupla söylenenlere baktığımız zaman kanımız donuyor. Öyle ya; ırkçı bir kafa ile birine ya da birilerine "kansız", "sütsüz" diye hitap etmek nasıl olur da olağan eleştiri sınırları içinde görülebilir ki? Hem devlet yönetiminde bulun hem de üzerine düşen görevi yerine getirme. Her şey olup bittikten sonra da ırkçılığa ve ümmetçiliğe sarıl ve ilkel duygularla gücünü arttıracağını düşünerek ağzını köpürdete köpürdete konuşmaya devam et. Hani, geçmişte ve bugün bu ve buna benzer sözleri kullananların ne denli ırkçı, şoven ve faşist olduklarını da bütün dünya bilirken aynı yoldan yürüyüp sonuç alınamayacağı çok açıkken insanın kendisini salt ülke içindeki dar kafalı, dinci ve faşist çevrelere pazarlamaya kalkması gerçekten de kolay kolay kabul edilecek şey değil.

Bu sözleri söylemek kolay da, başkalarının sana vereceği yanıtın ağırlığının kestirilememesi gerçekten de ülke adına üzüntü verici. Bir de muhteremin çok sevdiği "cibilliyetsiz" sözcüğü var. Sokak ağzı bile demekte zorlanıyoruz. Çünkü sokakta insanlar birbirlerine bu şekilde seslendiklerinde cinayetler işleniyor cinayetler. Sözde devletin en üst kademesinde yer alan bir kişinin bu sözleri ağzına alması sonucu ne olur varın gerisini siz hesap edin. Zaten bu yüzdendir ki, Türkiye dünyada yapayalnızdır. Türkiye'yi "onurlu yalnızlığın" kucağına atanların faturası ortadadır. Türkiye'ye olanlardan fatura edilen ekonomik faturanın nerelere vardığını az buçuk ekonomi bilenler görüyorlar. Türkiye'nin Turizm gelirleri bitmiş, tarım ürünleri dışsatımı durmuş bunların elinde ülke kan ağlar hale gelmiştir.

Gelelim "üst akıl" sözlerine. Recep Tayyip Erdoğan son zamanlarda yaşanan ne kadar olumsuzluk varsa "üst akıl"la açıklamaya çalışıyor. Paralel mi, üst aklın işidir, Ermeni Soykırımının kabul edilmesi mi yine üst akıl yapmıştır kesin.

Terörü tartışmaya bile gerek yok o da zaten üst aklın yediği herzeler. Anlayacağınız beceriksiz bir güruhun beceriksizliğinin nedenleri üst akılla açıklanıp duruluyor ya, bunlara sormak gerek; sizin Irak, Afganistan, İran, Kuzey Afrika'dan Suriye'ye kadar ayarlı Arap Baharı politikaları ve bizzat sizin elinizle Suriye'ye kurulan tuzaklar kimin aklıydı acaba? Siz değil misiniz üst aklın BOP Eşbakanı? Şimdi çıkmış bir üst akıldır tutturmuşsunuz ya bu debelenme boşuna bir debelenmedir ki, debelenseniz de gideceksiniz debelenmeseniz de.

Hem daha dün İstanbul'da gerçekleşen terör saldırısı da sizin politikalarınız sonucu değil mi? Öyle hamasi birkaç sözle alışılmışlığı yineleyip durarak sorunlar çözülemez. Hani diyorsunuz ya; "terörle mücadelemiz mahşere kadar devam edecek" diye, akıllara ziyan, sanırız şaka yapıyorsunuz. Demek sizin kestirmenize göre terör mahşere kadar sürecek insanların da işi gücü ölmek ve teröre karşı mücadele etmek olacak öyle mi?

Sosyalistler olarak terörün karşısında olduğumuzu her fırsatta dile getirdik. Nedenini de söylüyoruz; adaletsiz, eşitliksiz, özgürlüğün olmadığı, sömürünün diz boyu devam ettirildiği, baskı ve zulmün katmerlisinin uygulandığı kapitalizmin bataklığının ürettiği sivrisineklerin tacizidir terör.

Madem öyledir, biz sosyalistler de bu bataklığı kurutur, ortada terör namına hiçbir şey bırakmayız.

Bilmem anladınız mı, üst aklın kulları?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA