turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SOKAK DİLİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 HAZİRAN 2016

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak olamayacak. İnsanların yürüyüşleri değişti, konuşurken dillerde eğrilmeler bükülmeler olmaya başladı. Biri birine; kardeşim diye seslenecek ya öyle seslenmiyor. "Kaarrrdeşim" diye sesleniyor. Bir düşünün; devletin en üst kademesinde görev alan biri "delikanlı ol ciğerimi ye" diye sözüm ona oraya buraya laf yetiştiriyor. Siz hiç böyle bir kültürden olumlu bir sonuç çıkacağını düşünebilir misiniz? Düşünseniz de çıkmaz zaten.

Bir ülkeyi ve toplumu ayakta tutacak olan adalet duygusudur. Eğer kimse adalete inanmıyor ve adaleti sağlayacak olan hukuku ayaklar altına alıyorsa o toplum sorunlarını kuşku yok ki, kabile hukuku içinde çözecektir. Bugün Türkiye'de olanlar da bundan ibarettir.

Parti niye kurulur?

Çünkü toplum birbirleriyle çıkarları asla çelişmeyen yığınlardan ibaret değildir. Toplum, farklı sınıf ve tabakalardan oluşmuştur. Dolayısıyla da kurulan her parti toplumun belli kesimlerinin iktidarını ve çıkarlarını savunur ve öyle iktidar olmak ister. Her ne kadar bütün burjuva partileri toplumun her kesimini savunduğu yalanını ağzından düşürmezse de gerçekler öyle değildir. Bu yüzden de geniş emekçi halk yığınlarının çıkarlarını savunan partiler de onca engellemelere, saldırı ve iftiralara karşın kurulurlar ve de politika sahnesinde yerlerini alırlar.

Evet, sistem adaletsizdir, eşitsizlik üzerine kurulmuştur ancak yine de bu sistemin bile bir hukuku vardır. Burjuva partileri de bu hukuka uymak koşuluyla ancak iktidar olabilir ya da iktidarı başkalarına bırakırlar. Bugün iktidarda olan AKP'nin hangi hukuka uyduğunu kim söyleyebilir? Söylese de inandırıcılığı var mıdır? Elbette yoktur.

Eğer olsaydı; başbakanın, cumhurbaşkanının, bakanların görev ve yetkileri hukuk içinde yazılı olmasına karşın sözü geçen otoriteler hukuk çerçevesi içinde kalır ve de bu çerçevede dile getirilen yetkilerini kullanırlardı.

Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan kişi için deniyor ki, 21 milyon oy almıştır öyleyse istediği gibi davranabilir. Burjuva hukukunda böyle bir şey olmadığına göre bu anlayış olsa olsa faşist bir zihniyeti ifade eder ki, ülkemizde de olup bitenler bundan ibarettir. Cumhurbaşkanı canım böyle istiyor diye bir uygulama içinde olamaz. Başbakan koltuğunda oturan kişi de olamaz. Ne var ki, keyfilikleri arşı âlâya çıkmış durumda. Biri diyor ki 21 milyon oy aldığına göre artık adı geçen kişinin yetkileri de farklıdır. Ortada fiili bir durum zaten vardır, bizim işimiz de bu fili duruma uygun olarak yasal düzenleme yapmaktır.

Bu sözler Binali Yıldırım'a aittir. Binali Yıldırım ki ihale ve havuz medyasının başında görev alan kişidir. Yani ülkemizde yaşanan onca yolsuzlukların öyle ya da böyle en tepedeki sorumlularından birisidir. Bu yüzden de hukukun işlediği bir ortamda alavereleri dalavereleri ortaya çıkacağını düşündüğü için başkanlık veya partili cumhurbaşkanlığı konusunu savunup durmaktadır.

Oysa kullanılar dilden söz edecektik değil mi? Neymiş efendim; delikanlı olunacakmış ciğeri yenilecekmiş. Yahu kardeşim kim niye senin ciğerini yesin? Kasımpaşa kültüründen bize ne? Yampiri, yampiri yürüyenler bizi niye ilgilendirsin? Ya da; "Kansızlar, sütsüzler" diye birilerine verip veriştirdiğin zaman elin Almanı senden niye korkup çekinsin. Orası Türkiye mi ki, bu sözleriniz karşısında birileri çekinip korksun.

Dilden söz ediyoruz ya, bir sürü insan kendilerini ortaya atmaya başladı. Bakın elin tacizcisi, saldırganı ve uyuşturucu suçlusu kalkacak Kemal Kılıçdaroğlu'nun üstüne kurşun fırlatacak. Sizler de sanacaksınız ki iktidarız. Ya da ne bileyim iktidar böyle olunur diye düşünecek kuru bir kuruntuya kendinizi kaptırıp gideceksiniz.

Yazıyı uzatmayalım bitirelim.

Bizde bir söz vardır, "el mi yaman, bey mi yaman" diye, madem kültürel yelpazeniz bu kadar geniştir bu sözü de bilmiyor olamazsınız…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA