turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKP ve UTANMAZLIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

11 HAZİRAN 2016

Bildiğiniz gibi İstanbul/Vezneciler'de patlatılan bomba sonrasında yaşamını yitiren iki polisin cenaze törenine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'da katılmış, o törende CHP çelengi parçalanmış, bir grup sürekli olarak Kılıçdaroğlu aleyhine bağırıp çağırarak provokasyon yapmak istemişler, arkasından da AKP'ye üye bir kişi protokolün önünden yürüyerek Kılıçdaroğlu'na boş mermi kovanı fırlatmıştı. Orada bulunan güvenlik görevlileri ise gayet yumuşak bir şekilde 4 kişiyi gözaltına alıp emniyete götürmüşlerdi. Götürülen 4 kişiden birisi "ben polisim" demiş polis tişörtü ve polis şapkası giymişti. Sözü edilen kişilerin hepsi savcılık emriyle serbest kalmışlar herkes gibi bizde bu savcılık kararını eleştirmiştik. Daha da önemlisi bu 4 kişinin saldırganlıktan, tacizcilikten ve uyuşturucu kullanmaktan sabıkaları vardı.

AKP'lilerden çıt çıkmıyor. Başbakan koltuğuna oturtulmuş olan ve mermi kovanını Kılıçdaroğlu'na atan kişi ise olaydan hemen önce Binali Yıldırımla sıkı fıkı halde bir fotoğraf karesinde görüntülenmişti. Dedik ya bu olay sonrası güvenlik güçleri sözü geçen provokatörlerin üzerine çullanmadı. Onları kimse yerlerde sürükleyip dövmediler. Yaka paça da edilmedikleri gibi efendi efendi alınıp götürüldüler sonra da savcılık emriyle paşa paşa salınıp kendilerine haydi oğlum özgürsünüz denildi.

Şimdi bu saldırı Recep Tayyip Erdoğan'a yapılmış olsaydı hiç korumalar böyle mi davranırdı? Sözü geçenleri linç edip ağızlarını burunlarını kırmazlar mıydı? Emniyete götürüldükten sonra kim bilir sorguları kaç günde biter, savcı bırakalım salıverilmelerini tutuklanmaları için bunları herhangi bir terör örgütü ile ilişkilendirir, yeminle söylüyorum canlarına okunmasını sağladığı gibi yargıçlarda hakkıyla görevlerini yaparak Recep Tayyip Erdoğan'dan terfi üzerine terfi alırlardı kesin.

Bugüne kadar CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na onca saldırı yapıldı, ne hikmettir ki bunların hiçbiri tutuklanıp hadleri bildirilmedi. Bu yüzden de birtakım serseri tipler AKP ve saray şişirmesi ile saldırılarını rahat rahat devam ettiriyorlar. Dünde Midyat'ta saldırıda yaşamını kaybeden kadın polis memuru Nezife Özsoy'un cenaze töreni vardı. Birkaç serseri orada da aynı provokasyonu yapmak istediler. Bu kez Fatih Camisi'nde yaşananlar yaşanmadı. Madem emniyet görevlileri görevlerini yapmıyorlardı o zaman görev de CHP Gençlik Kollarına düşerdi, öyle de oldu. Sözü geçen serseriler giriştikleri saldırganlığın karşılığını almış oldular.

Ancak bu kez de yandaş ve çamur basın vay siz misiniz bunu yapanlar diyerek yavuz hırsız rolünü oynuyorlar. Evet, CHP'liler söylediler söyleyeceklerini, madem güvenliği siz almıyorsunuz o zaman kendi güvenliğimizi de kendimiz alacağız.

Edirne'de olanlar kısacası budur. Bir de polis memurunun eşini bu olayda kullanmaya kalkıyorlar ki bu daha da ayıp. Neymiş efendim; polis memurunun polis eşi bilseymiş Kılıçdaroğlu'nun cenazeye geleceğini gelmesini istemezmiş. Bir de resim çekmişler güya Kılıçdaroğlu, polis memurunun eşi yanından ayrılırken arkasından bakakalmışmış. Öyle de olsa bu tür davranışı şu ya da bu nedenle acıları varken bile sergiliyorlarsa bu insanları bu hale getirenler saray ve AKP iktidarının adamlarıdır ki, bunların hesabının tek tek sorulacağını kimse aklından çıkarmamalıdır.

Son zamanlarda birde Meclis İnsan Hakları ve Cezaevleri Komisyonu adına CHP'lilerin cezaevlerini ziyaretlerini bazıları dillerine dolamış iftiraya ve yalanın kuyruklusuna yelteniyorlar. Sabah gazetesi bakın nasıl bir başlık atarak güya aklınca CHP'yi nasıl terör örgütleriyle ilişkilendirmeye çalışıyor. Sabah şöyle başlık atmış:

"CHP'LİLER CEZAEVLERİNDE 81 TERÖRİSTİ ZİYARET ETTİ".

Bu haberi de sözüm ona Adalet Bakanı koltuğunda oturan Bekir Bozdağ'a dayandırarak haberleştirmişler. Havuz medyasının haberi şöyle devam ediyor.

"CHP'lilerin ziyaret ettiği teröristler KCK, PKK, DHKP-C ve DHKPC terör örgütlerinin mensupları".

Bekir Bozdağ gibi birine dayandırılarak verilen bir haberde arıza olmamasının olanağı var mıdır acaba? TBMM kendi kararı ile İnsan Hakları ve Cezaevleri Araştırma Komisyonu kurmuş mu kurmamış mı? Kurmuş. İşte CHP'nin milletvekillerinin ziyareti TBMM'nin kararı doğrultusunda yapılan ziyaretler ve araştırmalardır. Hem ziyaret edilenler salt siyasilerde değillerdir. Ziyaret edilenlerin arasında adliler ve çocuk tutuklu ve hükümlüler de vardır. Buradan daha da açıkça söylemek istiyoruz ki, AKP zihniyeti yüreğinde insanlık namına küçücük bir sevgi ve saygıyı bırakmadığı için bugün bu ziyaretleri kullanarak CHP'yi ve Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu suçlamaya yelteniyor. Bunlar kuş beyinleriyle yığınları kandırıp ortalığı birbirine katarak Recep Tayyip Erdoğan'ı hem başkan yapmayı hem de yaşam boyu dokunulmaz kılarak kendisini ve tüm aile bireylerini koruma altına almak istiyorlar ama kimse evet kimse işledikleri suçtan yakayı sıyıramaz.

Eğer suç işlemişlerse bu aile Erdoğan ailesi bile olsa. Sarayın ve AKP iktidarının bu kaçıncı oyunu? Bu oyunları CHP bozdukça deliren bir güruhla karşı karşıya kalıyoruz. Evet, sizlerin oyununuz bozulacak, bozuldukça daha da delirecek ve haritayı pusulayı şaşıracaksınız.

Tıpkı, M. Ali Clay'ın cenazesine gidip de kendisine şov yapma fırsatı verilmeyen Sayın Recep Tayyip Erdoğan cenaze törenine katılmayıp gerisin geri dönüşü gibi…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA