turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


MAVAL

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

12 HAZİRAN 2016

Türkiye toplumu yıllardır mavallarla uyutuluyor. Bir düşünün; kendisine karşı herkese en ağır dil kullanarak hakaret eden ve de demediğini bırakmayan muhterem kalkmış bakın ne diyor: "Birçok yerdeki eylem başlangıç değil, bir netice. Siyasetçi ne konuşacağını iyi bilmeli. Tahrikler tepkiye yol açar." İşte Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı söylediği bu sözleri sahibinin sesi çamur gazete Star şöyle başlıklandırıp ana manşete çekmiş.

"TOPLUMU TAHRİK ETME"

Sözcükler canlıdır. Yukarıda söylenen sözler bile açıktan açığa tehdit içermektedir. Bizim ülkemizde bu tür çıkışlar yapanlara karşı kullanılan deyim de yavuz hırsız ev sahibini bastırır deyimidir. Yalanın yanlışın binbir çeşidi bunlardadır ama bunlar yine de zeytinyağı gibi üste çıkmayı başarırlar. Ne diyor muhterem; "TOPLUMU TAHRİK ETME" Öyle sanıyoruz ki muhteremin aklına toplum deyince ölümüne kendisini tutan toplumun %35'i geliyor. Geriye kalan %65 toplum falan değildir zaten. Onlar onca hakaret, saldırı ve şiddet uygulamaları karşısında ne tahrik olurlar ne de ortaya atılıp tepkilerini bildirirler.

Sayın Recep Tayyip Erdoğan sizin hakaret ve tahriklerinizden oluşan bir kitap yazılmaya kalkışılsa kesinlikle üç beş cilt kitap çıkar. Bütün bunlara karşın yine de ortaya atılıp işinize nasıl gelirse öyle konuşmayı sürdürdüğünüze göre ettiğiniz hakaretlerin karşılığı da size söylendiğinde hoplayıp mahkeme kapılarına koşmayacaksınız. Madem şu söz size aittir hiç değil delikanlılığınızı muhafaza edin ki herkes de ona göre kendisine bir çekidüzen versin değil mi? Hani diyorsunuz ya "Delikanlı ol ciğerimi ye" diye, işte delikanlılığın hem de Kasımpaşalı olarak kitabını yazmış olan size de tepkiler gelince delikanlıca kabul edip hiç değil oturun külliyenizde. Yok, ille de ben madem halkın %51'nin oyunu aldım her şeyi söylemek benim hakkım diyorsanız hiç kusura bakmayacaksınız kimsenin de sizin sözlerinize rağbet edip susmasını bekleyemezsiniz. Yani sözün özü sizde tahrik etmeyi hiç değil bulunduğunuz makamın hatırına devam ettirmeyin.

Hani bizimki sabah sabah bunları yazarak üstümüzdeki yükü biraz olsun hafifletmekte değil. Ancak bu denli yanlışın üstüne oturmuş bir anlayışın da iktidar koltuğunu sürgit bırakmaması da olası değil hani. Bu yüzden de sizler gösterilen tepkileri istediğiniz gibi okumakta özgürsünüz. Doğal olarak bizleri hiçe sayanlara karşı da bizler istediğimiz tepkiyi göstermekte özgürüz. Siz ki bir cenaze töreninde külhani bir AKP'linin Kılıçdaroğlu'nun önüne mermi bırakmasını tahrike bağlıyorsunuz ya pes ki ne pes. Saraydan ve AKP tarafından organize edilen kimilerinin bu girişimlerini de masumane gösteriyorsunuz ya bilmem ki daha ne denebilir ki olup bitenleri yorumlama becerinize…

Dün CHP'liler AKP Genel Merkezi'ne yürümek istediler. Polisin nasıl davrandığını hiç ölçüp biçtiniz mi? Böylesine şiddetin arkasına saklanarak bu ülkeye daha ne yapabilirsiniz ki? Cenaze töreninde mermi bırakan adama bile polis niye hiçbir sertlik göstermezken bir başka olayda bu denli aslan kesilmektedir bu sorunun yanıtı acaba sizde var mıdır? Tamam, dört başı mamur bir polis devleti kurmuş ve de o devletin en tepesine çıkıp kafanıza estiği gibi konuşuyorsunuz da her ne hikmetse M. Ali Clay'ın cenaze törenine bir uçak dolusu adamla gidip ne elde etmek istediğinizi bile kamuoyuna açıklayacak durumda değilsiniz. Eğer cenaze töreninde size bir konuşma verilseydi, bir de Karun gibi bir zenginlik olanağını debdebe ile kullanan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e Kur'an okutmuş olabilseydiniz şovunuz tadından yenilmeyecekti. Ama olmadı işte. Elin adamı bir hahamı bile kürsüye çıkarıp üstelik de Türkiye'ye Kürtleri öldürmeye devam ediyorsunuz diye çıkışırken siz gerisin geri Türkiye'ye dönmek zorunda kalıyorsunuz.

Ülke yangın yerine dönmüş. Yaşamını yitirenlerin sayısını bile unuttuk. Her şey öyle kanıksandı ki, ölenler bile olağan görülmeye başlandı. Ekonomik yıkım öyle ağır ki, sizler bu ağırlığı ancak kağıt üstünde %4,8 kalkınma hızımız var diyerek geçiştirmeye çalışıyorsunuz. Ne var ki, sanayi alanında üretim nedir? Tarım kesimi neden kan ağlamaktadır? Turizm niye zınk diye yere çakılmıştır? Görmek bile istemeyişiniz öyle bir rüya içinde olduğunuzu gösteriyor ki, işte bu yüzden Türkiye'nin kapısında bekleyen tehlikeleri bile halkın gözüne kül üfürerek tam tersi şeyler söyleyerek geçiştirmeye kalkışıyorsunuz.

Sonuçta tarlaya rüzgâr ektiğinizi sizler de biliyorsunuz, bizler de. Öyleyse Fırtına biçmekten de yakanızı kurtaramayacak, 14 yıldır çakıldığınız iktidar koltuğunu kısa bir süre içinde bırakmak zorunda kalacaksınız.

Bu demokratik birikim inanın Türkiye toplumunda fazlasıyla vardır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA