turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DOLDUR PATLAT

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

16 HAZİRAN 2016

Bildiğiniz gibi dünya alem IŞİD'ın canlı bomba eylemlerini ve araçlara patlayıcı doldurularak gerçekleştirilen terör eylemlerini insanlık dışı terör eylemi olarak nitelendiriyor. Hiç kuşku yok ki, bu tür eylemler hem insanlık dışıdır hem de sapına kadar terör eylemidir. Ne var ki, iş; PKK ve yan türevlerine gelince iş değişiyor, dünyanın birçok ülkesi de bazı sol yapılarda ağız değiştirerek bu eylemleri olağan eylemmiş gibi savunuyorlar.

Bugüne kadar PKK'nın insanlık dışı sayacağımız pek çok eylemi oldu. Bu eylemlerin içinde canlı bomba eylemi de vardı. Araçla yapılan ve sayısız masum insanın canına mal olan eylemlerde. Bu tür eylemlerin neredeyse her gün bir yenisine tanık oluyoruz. Büyük kentlerde yapılan eylemlerin dışında olayların çok yoğun yaşandığı il ve ilçelerde de benzer eylemler neredeyse her gün yapılmaya başlandı. Dolayısı ile bu tür eylemlerde pek çok sivil canından olduğu gibi evinden barkından da olmaktadır.

Örneğin Ovacık'ta adliye lojmanlarına yapılan eylem de bunlardan birisidir. Bu eylemi sahiplenen örgütse yine Kandil'de kurulan ve içinde bazı sol örgütlerin de bulunduğu eylemdir ki, bu tür tüm eylemler sorgulanmalıdır, Ovacık'taki eylemse iki kez sorgulanmalıdır. Bu eylemde Ovacıklı pek çok sivil yaralandı, evleri tahrip oldu. Eyleme sahip çıkan Kandil'de kurulan sözüm ona bu cephe ise bir bildiri yayınlayarak bilmem kaç özel harekat polisinin öldüğü yalanını açıklayarak halk düşmanı eylemlerini kamufle etmeye çalıştı. Bu konuda hem Ovacıklıların dile getirdikleri gerçekler var hem de eski CHP milletvekili Hüseyin Aygün'ün konu ile ilgili dile getirdiği görüşler var.

Bugün kendisini büyük ölçüde terör eylemlerine kilitlemiş bir PKK söz konusudur. Dolayısı ile hangi isim altında olursa olsun bu tür eylemler PKK iradesinin dışında asla yapılamayacağı gibi eğer PKK bu tür eylemleri uygun görmese yapmaya kalkanları da etkisiz hale getirebilecek konumda olduğu için bu yolun bilinçli olarak seçilmiş olduğunu açıkça söyleyebiliriz. Bu gerçekler ışığında konuyu bir kez daha açıklarsak diyebiliriz ki artık ortada saklanması olanaksız IŞİD'laşmış bir PKK vardır.

Hani biz bunları yazdık diye hemen bazı çevreler bize karşı saldırı başlatsalar da ne söylersek söyleyelim bu eylemlerin öz itibariyle değişecek bir yanı yoktur. Bu yüzden de bu tür eylemlere yürekli bir yaklaşım göstererek açıkça bir terör eylemi olduğunu söylemekten çekinmemek gerekir. İşin daha da kötü yanı bu tür eylemlerin savunuluyor olması sol ve sosyalist görüşlerin arkasına sığınılarak savunulmasıdır ki, işte asıl mahkum edilmesi gereken konu da burasıdır.

Çünkü gerçek sosyalistler hiçbir zaman böylesi eylemleri hangi gerekçe ileri sürülürse sürülsün ne yaparlar ne de savunurlar.

Ancak bu tür eylemlerin savunuluyor olmasını olaya PKK ve türevleri açısından baktığımız zaman yadırgamamakta gerekir. Çünkü dünyada ne zaman bazı sol yapılar etnik ve inanç üzerinden kendilerini ifade etmeye başlamışlardır kaçınılmaz olarak da terör eylemlerine saplanıp kalmaktadırlar. Sonuçta bu anlayışta olan örgütlerin gözünde düşmanlık anlayışı o kadar basite indirgenmiştir ki, farklı etnik kökenden unsurlar kolaylıkla birbirlerinin canını almaktan en küçük bir çekince duymazlar. Aynı şekilde inanç grupları da hiç düşünmeden kan deryasında yüzmeyi göze alabilir. Bu konudaki düşüncemizi bir televizyon programında "Namaz kılmayanın katli vacip midir" sorusunu soranların zihniyeti bile kolaylıkla açıklamaya yeter de artar bile. Durum bu merkezdeyken PKK'nın etnik ve inanç ağırlıklı politikasının dışında sosyal devrimi amaçlayan bir anlayışın kırıntısına rastlamak olası mıdır? Değildir, çünkü etnik ve inan üzerinden politika yürütmek PKK'yı da destekleyen birçok yapıyı da iyice sosyalizmden uzaklaştırarak etniksel ve inançsal bir politikanın içine çekmiştir ki, artık bu konuda sağlıklı düşünmenin de olanağı kalmamıştır.

Etnik konuda Kürt yurttaşlarımızın ağırlıklı sorunlar yaşamasından ve de aynı şekilde Alevi yurttaşların da Alevi olmaları sonucu gerici ve faşist çevrelerce hem aşağılanmaları hem de baskı altında tutulmaları istismara kapı araladığı için Türkiye de ağırlıklı olarak Kürt yurttaşlar bir ölçüde de Aleviler üzerinden benzer politikalar yürütülmeye çalışılmaktadır. Ancak şurası unutulmamalıdır ki, özellikle Dersim bölgesinde Alevi yurttaşların ağırlıklı olarak istismar edildiği ayan beyan gün gibi ortadadır. Öyle olmasaydı, Dersim bölgesinde PKK uzun bir sindirme ve PKK'nın otoritesini kabul ettirme eylemlerine girişmeyeceği gibi Dersim bir sanayi ve iş bulup çalışılacak bölgemiz olmadığı halde neredeyse Dersim nüfusu kadar bir nüfus gelip Dersim'e yerleşmezdi.

Sonuç itibariyle kim ne söylerse söylesin Ovacık'ta ve başka yerlerde bomba yüklü araçlarla yapılan saldırıların ne yapılması ne de savunulması doğru değildir.

Doldur patlat anlayışı ile yaratılan kaostan da ortaya çıksa çıksa PKK ve türevleri örgütlerin kendi sonlarını nasıl adım adım hazırladıkları çıkar ki, zaten bu gerçeğin ön gününe bir şekilde gelindiği de ortaya çıkan gerçeklerden iyice belli olduğu görülmeye başlanmıştır.

HDP içinde başlayan çıkışsız tartışma da sözünü ettiğimiz çıkışsızlığın bir başka görüntüsüdür diyoruz o kadar…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA