turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KARANLIK VAKIFLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 HAZİRAN 2016

Ben kendimi bildim bileli bu dinci imancı tayfasının yaşamında vakıfların özel bir yeri vardır. Her türlü kötülük bu vakıfların karanlık dehlizlerinde boy atar, serpilip gelişir. Umarsız insanlara el atılır, varsa çocukları küçük yaşta sahip çıkmak adı altında Allah adına yetiştirmek üzere el konulur. Bunlardan hesap sorulmaz, kimseler bunlardan "dini bütün" diye üstlerine suç konduramadığı için ortalıkta kaynar giderler. Bu yüzden de tecavüzler, her türlü istismar ve oradan buradan toplanan paralar yenilir içilir sefası sürülür. Kimi vakıflar her ne hikmetse devletin kanatlarının altında çiçek açıp dallanır, budaklanır. Vakıf kasasına giren paraların gerçekte ne girdisi vardır ne de çıktısı. Bu vakıfların doğru dürüst kaynakları da bilinmediği için çeşmenin suyu nereden gelir kimsenin bildiği yoktur.

Oysa bu vakıfların dünyanın birçok yerinde karanlık ilişkiler kurdukları da bir gerçektir. Dinci, gerici Suudi Krallığı tarafından yemlenen bir sürü vakıf söz konusudur. Bu vakıfların bazıları da Bilal'in vakfında olduğu gibi dudak uçuklatacak rakamlara ulaşan yeşil dolarları alır kasasına atar da kimsenin ruhu bile uymaz. Duysa da sorgu suali yapılamaz. Birçok dinci ve gerici belediye vakıflara kapısını sonuna kadar açmıştır da bina ve beleş arsa bu tür vakıflara adeta yağdırılır. Ensar ve TÜRGEV bu vakıfların içinde en gözetilen vakıflardır. Hele Bilal'in vakfı TÜRGEV yok mu kendisine peşkeş çekilen binaya doymuyor.

Uzatmayalım, gerici ve dinci faşist takım çok yönlü olarak amaçlarını gerçekleştirmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bunlara yasa, anayasa işlemiyor. İşleyecek gibi bir hava sezildiğinde de yüksek yargıya çekilen operasyon gibi operasyonların dikalası çekiliyor. Bütün bu olayların uygulayıcısı ve düşünen adamı ise Recep Tayyip Erdoğan olarak karşımıza çıkıyor. Dokunulmazlık zırhına bürünmüş, istediği gibi ortalıkta at koşturuyor. İşte bu yüzden ülkemizde yurttaş hiçbir şeyi sorgulayamaz oldu. Hırvatistan'dan sonra İspanya'ya da 3-0 yenilen milli takımımızın başındaki kişinin bile sorgulanması olası değil. Önceki gün kameraların önüne geçen Fatih Terim başarısızlığını ve kendisine peşkeş çekilen milyonları unutmuş bir yerlere tehdit sözleri gönderiyor. Oysa yurttaşlar bu kişinin milli takımla yaptığı sözleşmesi 5+2 olarak düzenlenmiş, karşılığı 25 milyonu buluyor. Yıllık kazancı ise ülkemizdeki yurttaşların ortalama kazançlarının 2900 katı. Yani sizin anlayacağınız dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar fazla kazancı olan bir başka milli takım sorumlusu yoktur.

Konumuz bu değil ama geçerken böylesi bir keyfiliğe de değinelim istedik. Dün dinci imancı vakıflar bir başka türlü şişip keselerini dolduruyordu, bugünse işler çok daha başkalaştı. İktidarın kanatları altında palazlandıkça palazlanıyorlar. Öyle bir korumaya alınmışlar ki, kimseler bunlara dokunamaz. Ancak Saray ve AKP iktidarı kendi iktidarına dayanak olan bu vakıfların durumunu yine de sağlama alabilmiş değil. Bir Ensar Vakfı olayında bile yapılan eleştiriler bu çevreleri epey yıpratıyor. Bu yüzden de Saray ve AKP iktidarlarını sağlamlaştırıp kalıcılaştırmasına hizmet edecek yeni arayışlar peşindeydi. Önceki gün TBMM'de bu konuda da bir yasa çıkartılarak sözünü ettiğimiz her türlü alavere dalavereye kapı aralayan öyle bir vakıf kurulacak ki, şimdiye kadar olanların hepsinin üstüne tüy dikilecek olan MAARİF VAKFI.

Bu vakıf, ülkemizde eğitimi planlayacakmış. Merkezinin İstanbul olarak seçilmesi de bilinçli. Çünkü bu vakıfta yabancılarda kolaylıkla cirit atacaklar. Kamyon, kamyon altın ve para getirip götürecekler Türkiye'nin dinci bir devlet yönetimine dönüşmesi için her dolap çevrilecek. Üstelik bu vakfın İstanbul'da olması denetimini de zorlaştıracağı için kurt bulanığı sever hesabı istedikleri gibi at oynatacaklar. Bu vakfın yöneticilerinin 4'ü Cumhurbaşkanı, 3'ü bakanlar Kurulu tarafından seçilecekmiş, 2 kişi de Milli Eğitim Bakanlığının gösterdiği kişiler arasından olacakmış ki hepsine maşallah nurtopu gibi bir gerici topluluğu oluşturulmuş olacak. Bu vakfa kuruluşunda'da Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden 1 milyon lira aktarılacakmış.

Sonrası malum, eğitim bu zevat tarafından planlanacak. Dolayısı ile eğitimin içine edilip bırakılacak ki, herkes cahil kalsın. Cahil kalsın ki, bir AKP'linin belirttiği gibi memlekete ne zarar verirse versin de yeter ki Saraya ve AKP iktidarına zarar vermesin…

Bu son adım, bugüne kadar atılan adımların bilinsin ki en tehlikelisidir.

Bu yüzden de biraz yürekli olalım.

Bursa’nın Karacabey İlçesi’ndeki Şehit Bahadır Tayfur İlkokulu’nun okulları İmam Hatip Okuluna çevrilmek istenmesi karşısında hiç değil, minikler kadar olsun yüreklilik gösterelim ki, bu gerici ve halk düşmanı tayfa köpeksiz köyde değneksiz gezip durmasınlar…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA