turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


HEPSİ SİZİN

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 TEMMUZ 2016

Herkesin bir az ya da çok beni vardır. Yalnız bazı istisnalar olacağını da düşünmüyor değildik. Örneğin Binali Yıldırım'ın Recep Tayyip Erdoğan'ın varlığında Binali Yıldırım kendisini azbuçuk da olsa öne çıkaracağını aklımızın ucundan bile geçirmezdik. Ancak yanılmışız. Yanıldığımızı reklam panosuna asılan afişler bir güzel kanıtlıyor. Afişin altında Binali Yıldırım'ın fotoğrafı, üstünde de şöyle bir yazı var:

"BAYRAMLAR BİZİM, MEMLEKET HEPİMİZİN"

Burada birinci gerçeklik şu ki, hükümet amiri konumunda olan Binali Yıldırım Recep Tayyip Erdoğan'a karşın kendisinin de adı sanı duyulsun istemiş olmalı ki bilbordlara böylesi afişler astırmış. Bu afişlerin hele de günümüzde bir anlamı var mı diye soruyorsanız bence hiçbir anlamı da yok değeri de. Artık öyle ki, ülkenin %60'ından fazlası bunlarla hem de keskin çizgilerle yollarını ayırmış durumda. Benim bu tespitimi kiminiz çıkıp şöyle diyebilirsiniz. "Madem öyle nasıl oluyor da AKP %49,5 oy alabiliyor?" Kimse bu yüzdeye saplanıp kalmamalıdır, kalmamalıdır çünkü politik olaylarda bir günün bile önemi büyüktür. Bir gün önce gücünüz gerçekten de %49,5 olabilir ama bir gün sonra o rakamın yarısının bile altına düşebilirsiniz. AKP ve sarayın yanlışları o denli üst boyutlara vardığı için hızla yandaş anlamda önemli bir kayba uğramışlardır. Bu konuya biraz sonra geleceğim asıl üzerinde durmak istediğim konu Binali Yıldırım'ın bayram nedeniyle astırdığı afişlerdir.

Öncelikle şu gerçeğin AKP ve saray tarafından açıkça bilinmesini istiyorum. Bizim bayram anlayışımızla sizin bayram anlayışınız kesinlikle örtüşmüyor. Siz Osmangazi köprüsünü açarsınız sizin için o gün bayramdır ama bizim için değildir.

Nedeni ise bir gün önce Atatürk Havalimanı'nda yaşanan katliamdır. O katliama karşın bizlerin dünya görüşü bayramı bile bayram olarak şenlikli bir şekilde ne geçirebilir ne de kutlayabilir. Bu yüzden de Hükümet amiri Binali Yıldırım'a açıktan açığa diyoruz ki,

BAYRAMLAR SİZİN OLSUN, MEMLEKET ZATEN SİZİN.

Memleket sizin derken bizler bir gerçeği ifade ediyoruz. Ülkenin onca işsizi, yoksulu, yarını nasıl çıkaracağını düşünen insanı varken sizler öyle misiniz? Her biriniz bir şekilde köşeyi dönmüş gani gani mala mülke kavuşmuşsunuz. Bir başka deyişle Allah size verdikçe vermiş olmalı ki bir anda toplum içinde konumunuz bile değişmiş. Recep Tayyip Erdoğan'ı bizler tanımayan insanlar mıyız? Ne kadar parası, pulu, evi barkı, arazisi vardır bilmiyor muyduk? Ne oldu da şimdi sözünü ettiğimiz muhteremin malvarlığı dudak uçuklatacak bir seviyeye geliverdi? Bakanlarınız, iktidarınızın koruduğu kolladığı onca işadamlarınız nasıl oldu da Karun kadar zengin olup çıktılar. Hem sizin adınız Binali'ydi. Size kızdılar niye Birali yapmadılar da eleştiri olarak adınız Milyonali'ye çıktı söyleyebilir misiniz? Onca gerçeği yazıp kendimizi yormanın da bir alemi yok. Bütün sözleri toparlayıp birden söylemek en iyisi. Memleket hepimizin falan değil.

Memleketi parselleyip yalayıp yuttunuz. Kıyılar sizin oldu, kentleri rant alanına çevirip sizler dünyalığa kondunuz. Deli Dumrul gibi köprünün başına durmuş sizler haraç kesiyorsunuz. Devletin TRT'sini vurgun vurma yerine çevirmişsiniz.

Yandaş filmcilerinize, yandaş program yaptırdığınız adamlarınıza, din tüccarlarına TRT'yi arpalık haline getirmişsiniz. TRT, karadeliğe dönüştürülmüş neyi verirseniz yutuyor adeta. Elektrikten pay alıyorsunuz. Şimdi; telefon ve tabletlere öyle bir vergi getirmişsiniz ki 50 liralık telefon 250 lira olmuş. Ne de iyi biliyorsunuz yurttaşın cebinden nasıl para alınacağını, sonra o paraları kimlere nasıl peşkeş çekeceğinizi.

Sahi TRT olsa ne olur olmasa ne olur? Bu besleme yayın kuruluşu sizlere arpalık ve propaganda aracı olacak diye bizi soymanıza izin mi verelim istiyorsunuz? Öyle bir alışmışsınız ki milletin sırtından geçinmeye. İftarlarınız bile bizim cebimizden çıkıyor. Hani kendi alın terinizle evinize götürdüğünüz tek bir ekmek bile yokken nasıl oluyor da din tüccarlığı yaparak sevapları tespih tanesi dizer gibi dizeceğinizi aklınızın köşesinden geçirebiliyorsunuz?

Memleket hepimizin falan değil Sayın Binali Yıldırım, memleket sadece ve sadece sizin. Kentlerin en lüks yerleri sizin, kıyılar sizin, ırmaklar sizin, ormanlar sizin. Bizlerle paylaştığınız sadece hava var ki onu da elinizden gelse şişeler bize yine parayla satarsınız. Evet, köprü açılışında Saray muhtereminin bol hamasi sözlerini şiir olarak dinledik. Ne diyordu muhterem; "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Vatan uğrunda ölen varsa vatandır" Bugün uğrunda ölenlerin söz olarak vatanı var da o vatanda her ne hikmetse asgari ücretle iş bulup çalışacak kadar bile o vatanın nimetlerinden yararlandığı yok. Çünkü hepimizin diyerek yalan attığınız şey gerçekten de hepsi lafta. Vatana sizler el koymuşsunuz. Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyorsunuz yine de gözünüz doymuyor da oğlunuz paraların bir kısmını da Singapur'da kumar masalarında bırakıyor.

Yağma yok Sayın Binali Yıldırım yağma yok.

Gerçekte bayramlar da bizim olmalı memlekette hepimizin amma şu anda sadece sizin. Kuru lafla karın doymaz. Gün gelecek bu gerçeği ülkenin en sade yurttaşına kadar herkes anlayacak, bilmem ki o zaman kendinize ne sloganı seçeceksiniz?

Bir de Suriye'den kaçıp gelenlere yurttaşlık hakkı verileceğini saray muhteremi söyledi ya. Hani ülkeye yaptığınız kötülükler az geldi ve bütün bunlar yetmedi bari çıkıp bir de tepemizde tepinin ki hanya neresiymiş Konya neresiymiş anlayalım olmaz mı?

Artık son perdeye geldik.

Perde kapandı kapanacak.

Sonu tersinden okuyalım: NOS!! NOS!! NOS!!


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA