Amerika Başkan yardımcısı
katil Dick Cheney Ankara’ya gelecek ve Tayyip’in elini sıkarak bir
dizi şeyi AKP iktidarı ile görüşüp uygulama yolları arayacak...
Türban konusunu çok
yazdık. Bu konu üzerinde dururken gerici ve işbirlikçi AKP’nin,
Türk-İslâm sentezcisi MHP’nin gerçek yüzünü ve özellikle de sol ve
sosyalist görünen bazı çevrelerin, liberal solcuların özgürlük
konusunda düştükleri sakatlıklara vurgu yaptık. Türban konusu gitgide
sertleşir ve sokağa inecek kavgaların ilk sinyalleri su yüzüne
çıkarken sınır ötesi askeri harekat da bütün çarpıcılığı ile sürüyor.
Bu yazımızda bu konuya girmeyeceğiz. Daha çok şu Amerikan katili Dick
Cheney’nin Mart ayı içinde ülkemize gelmesi üzerinde duracağız.
Her şeyden önce bu Dick
Cheney denilen adamı iyi tanımak gerekiyor. Politik
değerlendirimlerine güven duyulan pek çok kişi ve çevreye göre bu
Dick Cheney denilen adam Amerika’nın gerçek Başkan’ı diye nitelenmekte
olup, bu nedenle de dünyada yaşanılan onca zulüm ve gözyaşının
planlayıcısı ve perde arkasından uygulayıcısı olarak bilinmektedir.
İşte bu sicili bozuk katil, tıpkı bundan 6 yıl önce yine Mart ayında
geldiği gibi Mart ayının ortasında Ankara’ya geliyor. ABD’yi
“stratejik ortak” olarak gören işbirlikçi çevrelerin aksine bu kişinin
gelişini çok ama çok önemsemek gerekir. Çünkü bu kişi ile yapılacak
görüşmelerin arkasından ülkemizin, bölge ülkelerinin ve dünya
halklarının zarar göreceği yeni gelişmeler olabileceği göz ardı
edilmemelidir.
Bugüne dek ABD
emperyalistlerinin uyguladığı pek çok insanlık düşmanı politikalarda
Dick Cheney’nin imzasının olduğunu unutmamak gerekir. İşte o sicilli
katil, bundan tam 6 yıl önce de ülkemize gelmiş ve Irak’la ilgili
çarpıcı açıklamalarda bulunarak neler olabileceğinin ilk bilgilerini
dışa vurmuştu. Cheney, açıktan açığa Saddam’ı devireceklerini
söylemekle kalmıyor, “stratejik ortak” Türkiye’nin bu konuda kendileri
ile dayanışma içinde olmasını istiyordu. Dick Cheney’nin gelip gidişi
arkasından ise nelerin olup bittiğini hepimiz biliyoruz. Saddam
devrildi, Irak işgal edildi, Irak’ta 2 milyonu bulan kişi katledildi,
yüz binlerce insan işkenceden geçirildi. İşbirlikçi AKP ise işgalci
emperyalist ABD, İngiltere ve Koalisyon ortaklarının işini
kolaylaştırmak için her türlü desteği esirgemeyerek Türkiye’yi suç
ortağı yaptı.
Peki bu kez; bu katil,
Ankara ile neyi konuşacak dersiniz?
Bir kez Amerika’nın
gündeminden hiç düşürmediği İran’ın konuşulacağını bilmek için falcı
olmaya gerek yok. Ancak eskisi gibi Amerika’nın İran’a askeri
operasyon konusunda hevesli olmadığını da belirtmemiz gerekiyor.
Bununla birlikte İran’a karşı uygulanması düşünülen başka
yaptırımların ele alınacağı ve konuşulacağı da dışarı sızan bilgiler
arasında görünüyor. Öncelikle Amerika’nın İran’la ilgili
politikalarına Türkiye’yi karıştırmak istemesi ve işbirlikçilerin bu
yönde hevesli olmalarının Türkiye’ye hiç ama hiç yararı bulunmadığı
gibi çok önemli zararları da olacağı unutulmamalıdır. Bununla birlikte
AKP’nin ABD yörüngesinden çıkması ve onurlu bir politika
izleyebileceğini gösteren geçmişinden bu güne en küçük bir olguya
rastlamak olası değildir. Bu yüzdendir ki, Dick Cheney ile görüşmeleri
siyaseten sürdürecek olan AKP’nin bu yönde atacağı adımları kırmak
için geniş halk yığınlarının tepkilerini sokağa taşımak oldukça
yaşamsal hale gelmiştir.
Ayrıca Amerika’nın
Irak’ta işlerinin iyi gittiğini de söylemenin olanağı yoktur. Irak’ta
direniş kırılmış değildir. Enerji kaynaklarını koşulsuz elinde tutmak
için Irak’ı işgal eden Amerika bu konuda da umduğunu bulamadığı gibi
giderek daha da zorlandığı iyi bilinmektedir. Ayrıca Kuzey Irak’ta
oluşturulan Kürt yönetiminin de işbirlikçilik konusunda Amerika’yı
gerektiği gibi rahatlatmadığı son günlerde görülmeye başlanmıştır.
Aynı durum Kürt yönetimi açısından da geçerliliğini korumaktadır.
Çünkü Kürt yönetimi Amerikalıların her koşulda kendilerini koruyacağı
ve kollayacağını düşündüğü için bir kez daha eşekten düşmüşe
dönmüştür. Gerçi Kürtler bu ve benzeri sonuçlarla sayısız kez
karşılaşmışlar ve bir türlü ders çıkarmış değillerdir ya yine de son
gelişmeler onlar için de önemli sayılmalıdır.
Amerika’nın bazı operasyonlara giriştiği biliniyor. Mesud Barzani
Amerika’ya göre eskidi sayılır. Onun geri çekilmesi (siz bunu
uşakların sonu olarak okuyun) gündeme gelmiş görünüyor. Amerika onun
yerine yeğen Neçirvan Barzani’yi hazırladı. Bundan sonra Amerika
yoluna yeğenle devam edecek. Ayrıca bu operasyon salt Barzani tayfası
ile de sınırlı kalmayacak, benzer operasyonlar PKK kadrosuna da
çekilerek onların da uyumluluğu sağlanacak. Her iki taraftan da bu
uygulamaya direnenler olursa bunlarda uygun bir şekilde
etkisizleştirilecek. Zaten Barzani’nin büyük oğlu bu bağlamda
Avusturya’da tutuklanmadı mı?
Kimse iş burada kalır
diye düşünmemelidir. Sıra DTP’lilere de gelecek. Onlarda kısa zamanda
güvendikleri dağlara karlar yağdığını görecekler ve emperyalist
dünyaya güvenmenin bedelini ödeyenler olarak tarihte haklarında ne not
düşülürse bilinmez not düşülerek yerlerini alacaklardır. Yani
operasyon onları da beklemektedir.
Sonuç olarak Amerika,
kendi uzun erimli planı gereği uygulamalarını devam ettirmektedir.
Dick Cheney’nin Ankara’ya gelişinin de nedeni budur. Türkiye,
özellikle bölgede ve dünyada kullanılmak istenmekte küçük küçük
kırıntılarla bu dibi delik politikanın içine çekilmektedir. Bu
politikalara ise AKP’den daha uygun bir politik iktidarı bulmanın
olanağı yoktur. Türkiye tam anlamıyla gerginliklerin üst düzeye
çıktığı bir döneme girmiştir. Bu dönemde Amerika yine o bildik
politikaları ileri sürerek kazanırken kazandırdığını ileri sürecek ve
Recep Tayyip Erdoğan gibilerine böylelikle manevra alanı sağlamış
olacaktır. Ancak bu manevra alanının hiç mi hiç önemi yoktur. Çünkü Bu
katil ABD Başkan yardımcısı Dick Cheney’nin Mart ayının ortalarında
Ankara’ya gelecek olması bu bölgede yeni olaylar ve değişiklikler
için bir milat olarak görülmelidir. Sınırların değişebileceği olgusu
da dahil pek çok şaşırtıcı gelişmelere tanık olabiliriz.
Türkiye’nin bu tür
politikalarla nereye sürüklenmek istendiğini iyi okumak gerekir.
Önümüzdeki günlerde kazananlar olduğu gibi kaybedenlerde olacak.
Bazıları nasıl geldilerse öyle gidecek ve deliğe süpürülürken yeni
işbirlikçilerin yıldızı sanırız çoban yıldızı gibi Amerika’nın
desteğinde parlatılıp bölge halkı uyutularak göğüslerine iğnelenecek.
Sonra????
Sonra onlara da sıra
gelecek.
Ve umut. Sosyalistler
ülkemizin tek kurtuluş umudu olarak hep olacaklar. Var oldukları
sürece de katillerin ve işbirlikçilerin oyununu bozmayı sonuna dek
sürdürecekler. Taaa ki, insanlığın tek kurtuluş seçeneği sosyalizm
gerçekleşene dek...