Turgut Koçak

turgut.kocak@hotmail.com

27.Şubat.2008

ELİNİZİ SIKAN KİM BAY TAYYİP?

Amerika Başkan yardımcısı katil Dick Cheney Ankara’ya gelecek ve Tayyip’in elini sıkarak bir dizi şeyi AKP iktidarı ile görüşüp uygulama yolları arayacak...

Türban konusunu çok yazdık. Bu konu üzerinde dururken gerici ve işbirlikçi AKP’nin, Türk-İslâm sentezcisi MHP’nin gerçek yüzünü ve  özellikle de sol ve sosyalist görünen bazı çevrelerin, liberal solcuların özgürlük konusunda düştükleri sakatlıklara vurgu yaptık. Türban konusu gitgide sertleşir ve sokağa inecek kavgaların ilk sinyalleri su yüzüne çıkarken sınır ötesi askeri harekat da bütün çarpıcılığı ile sürüyor. Bu yazımızda bu konuya girmeyeceğiz. Daha çok şu Amerikan katili  Dick Cheney’nin Mart ayı içinde ülkemize gelmesi üzerinde duracağız.

Her şeyden önce bu Dick Cheney denilen adamı iyi tanımak gerekiyor. Politik değerlendirimlerine  güven duyulan pek çok kişi ve çevreye göre bu Dick Cheney denilen adam Amerika’nın gerçek Başkan’ı diye nitelenmekte olup, bu nedenle de dünyada yaşanılan onca zulüm ve gözyaşının planlayıcısı ve perde arkasından uygulayıcısı olarak bilinmektedir. İşte bu sicili bozuk katil, tıpkı bundan 6 yıl önce yine Mart ayında geldiği gibi Mart ayının ortasında Ankara’ya geliyor. ABD’yi “stratejik ortak” olarak gören işbirlikçi çevrelerin aksine bu kişinin gelişini çok ama çok önemsemek gerekir. Çünkü bu kişi ile yapılacak görüşmelerin arkasından ülkemizin, bölge ülkelerinin ve dünya halklarının zarar göreceği yeni gelişmeler olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Bugüne dek ABD emperyalistlerinin uyguladığı pek çok insanlık düşmanı politikalarda Dick Cheney’nin imzasının olduğunu unutmamak gerekir. İşte o sicilli katil, bundan tam 6 yıl önce de ülkemize gelmiş ve Irak’la ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunarak neler olabileceğinin ilk bilgilerini dışa vurmuştu. Cheney, açıktan açığa Saddam’ı devireceklerini söylemekle kalmıyor, “stratejik ortak” Türkiye’nin bu konuda kendileri ile dayanışma içinde olmasını istiyordu. Dick Cheney’nin gelip gidişi arkasından ise nelerin olup bittiğini hepimiz biliyoruz. Saddam devrildi, Irak işgal edildi, Irak’ta 2 milyonu bulan kişi katledildi, yüz binlerce insan işkenceden geçirildi. İşbirlikçi AKP ise işgalci emperyalist ABD, İngiltere ve Koalisyon ortaklarının işini kolaylaştırmak için her türlü desteği esirgemeyerek Türkiye’yi suç ortağı yaptı.

Peki bu kez; bu katil, Ankara ile neyi konuşacak dersiniz?

Bir kez Amerika’nın gündeminden hiç düşürmediği İran’ın konuşulacağını bilmek için falcı olmaya gerek yok. Ancak eskisi gibi Amerika’nın İran’a askeri operasyon konusunda hevesli olmadığını da belirtmemiz gerekiyor. Bununla birlikte İran’a karşı uygulanması düşünülen başka yaptırımların ele alınacağı ve konuşulacağı da dışarı sızan bilgiler arasında görünüyor. Öncelikle Amerika’nın İran’la ilgili politikalarına Türkiye’yi karıştırmak istemesi ve işbirlikçilerin bu yönde hevesli olmalarının Türkiye’ye hiç ama hiç yararı bulunmadığı gibi çok önemli zararları da olacağı unutulmamalıdır. Bununla birlikte AKP’nin ABD yörüngesinden çıkması ve onurlu bir politika izleyebileceğini gösteren geçmişinden bu güne en küçük bir olguya rastlamak olası değildir. Bu yüzdendir ki, Dick Cheney ile görüşmeleri siyaseten sürdürecek olan AKP’nin bu yönde atacağı adımları kırmak için geniş halk yığınlarının tepkilerini sokağa taşımak oldukça yaşamsal hale gelmiştir.

Ayrıca Amerika’nın Irak’ta işlerinin iyi gittiğini de söylemenin olanağı yoktur. Irak’ta direniş kırılmış değildir. Enerji kaynaklarını koşulsuz elinde tutmak için Irak’ı işgal eden Amerika bu konuda da umduğunu bulamadığı gibi giderek daha da zorlandığı iyi bilinmektedir. Ayrıca Kuzey Irak’ta oluşturulan Kürt yönetiminin de işbirlikçilik konusunda Amerika’yı gerektiği gibi rahatlatmadığı son günlerde görülmeye başlanmıştır. Aynı durum Kürt yönetimi açısından da geçerliliğini korumaktadır. Çünkü Kürt yönetimi Amerikalıların her koşulda kendilerini koruyacağı ve kollayacağını düşündüğü için bir kez daha eşekten düşmüşe dönmüştür. Gerçi Kürtler bu ve benzeri sonuçlarla sayısız kez karşılaşmışlar ve bir türlü ders çıkarmış değillerdir ya yine de son gelişmeler onlar için de önemli sayılmalıdır.
 
 Amerika’nın bazı operasyonlara giriştiği biliniyor. Mesud Barzani Amerika’ya göre eskidi sayılır. Onun geri çekilmesi (siz bunu uşakların sonu olarak okuyun) gündeme gelmiş görünüyor. Amerika onun yerine yeğen Neçirvan  Barzani’yi hazırladı. Bundan sonra Amerika yoluna yeğenle devam edecek. Ayrıca bu operasyon salt Barzani tayfası ile de sınırlı kalmayacak, benzer operasyonlar PKK kadrosuna da çekilerek onların da uyumluluğu sağlanacak. Her iki taraftan da bu uygulamaya direnenler olursa bunlarda uygun bir şekilde etkisizleştirilecek. Zaten Barzani’nin büyük oğlu bu bağlamda Avusturya’da tutuklanmadı mı?

Kimse iş burada kalır diye düşünmemelidir. Sıra DTP’lilere de gelecek. Onlarda kısa zamanda güvendikleri dağlara karlar yağdığını görecekler ve emperyalist dünyaya güvenmenin bedelini ödeyenler olarak tarihte haklarında ne not düşülürse bilinmez not düşülerek yerlerini alacaklardır. Yani operasyon onları da beklemektedir.

Sonuç olarak Amerika, kendi uzun erimli planı gereği uygulamalarını devam ettirmektedir. Dick Cheney’nin Ankara’ya gelişinin de nedeni budur. Türkiye, özellikle bölgede ve dünyada kullanılmak istenmekte küçük küçük kırıntılarla bu dibi delik politikanın içine çekilmektedir. Bu politikalara ise AKP’den daha uygun bir politik iktidarı bulmanın olanağı yoktur. Türkiye tam anlamıyla gerginliklerin üst düzeye çıktığı bir döneme girmiştir. Bu dönemde Amerika yine o bildik politikaları ileri sürerek kazanırken kazandırdığını ileri sürecek ve Recep Tayyip Erdoğan gibilerine böylelikle manevra alanı sağlamış olacaktır. Ancak bu manevra alanının hiç mi hiç önemi yoktur. Çünkü Bu katil ABD Başkan yardımcısı Dick Cheney’nin Mart ayının ortalarında Ankara’ya gelecek olması bu bölgede  yeni olaylar ve değişiklikler için bir milat olarak görülmelidir. Sınırların değişebileceği olgusu da  dahil pek çok şaşırtıcı gelişmelere tanık olabiliriz.

Türkiye’nin bu tür politikalarla nereye sürüklenmek istendiğini iyi okumak gerekir. Önümüzdeki günlerde kazananlar olduğu gibi kaybedenlerde olacak. Bazıları nasıl geldilerse öyle gidecek ve deliğe süpürülürken yeni işbirlikçilerin yıldızı sanırız çoban yıldızı gibi Amerika’nın desteğinde parlatılıp bölge halkı uyutularak göğüslerine iğnelenecek.

Sonra????

Sonra onlara da sıra gelecek.

Ve umut. Sosyalistler ülkemizin tek kurtuluş umudu olarak hep olacaklar. Var oldukları sürece de katillerin ve işbirlikçilerin oyununu bozmayı sonuna dek sürdürecekler. Taaa ki, insanlığın tek kurtuluş seçeneği sosyalizm gerçekleşene dek...

İLETİŞİM FORMU

NOT: MESAJLARINIZ EN GEÇ İKİ GÜN İÇERİSİNDE CEVAPLANDIRILACAKTIR

 

NOT: telefon numaranızı yazmak istemiyorsanız birkaç rakam yazınız.

 

[- Sayfayı yazdır - ]


ANA SAYFA