turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


EEEE SONRA?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

05 TEMMUZ 2016

Eren Erdem ve ailesi tehdit edildiği için Eren Erdem ailesini yurtdışına göndermiş. Kendisi de onları görmek için Berlin'e gidecekti ya birilerinin emriyle bindiği uçaktan indirildi ve daha sonra gitmek zorunda kaldı. AKP ve saray faşizmi için o kadar çok yazılıp söylenecek şey var ki oturup aylarca yazacak ve günlerce konuşsak bitiremeyiz. Ama bunları bırakalım sadece bu olayı bile ele alsak saray rejiminin işi nerelere vardırdığını anlamamız o kadar kolaylaşacak ve boş sözlerle oyalanmak yerine bizler de gereken tutum ve davranışlarımızı sergileyeceğiz. Ama yok ille de gerçeklerin dışında bir hayal içindeysek o zaman da herkes tutum ve davranışlarının bedelini ödemek zorunda kalacak.

Keyfiliğin ve hukuk tanımazlığın vardığı boyutları düşünürsek önümüzdeki günlerde işlerin daha da sarpa sarabileceğini iyi hesap etmek zorundayız. Eren Erdem CHP'nin milletvekilidir. Dokunulmazlıklarla ilgili değişiklik nedeniyle Eren Erdem'in de savcılığa çağrılacağını biliyoruz ancak bu Eren Erdem'in yurtdışına çıkmasını engelleyecek bir durum değil di ki. Madem Eren Erdem'in yurtdışına çıkış engeli söz konusu değildi kim ya da kimler böyle bir yola başvurup ne mesaj vermek istediler acaba?

Bana göre bu davranışın iki önemli mesajı var. Birisi kim olursanız olun ensenizdeyiz mesajı, diğeri de saraya yaranma girişimi. Bir ülke yöneticileri düşünün ki, yurttaşı için yaşamı çekilmez kılmış, yurttaşlarını her an her türlü hak ve özgürlüklerinden mahrum edebilecek konumunda ve de sürekli tehdit eylemi içindedir o ülkenin yöneticilerinden hayır gelmeyeceği gibi o yöneticilerin ayağının altındaki toprak da asla sağlam değildir. Bir de bakmışsınız ki o toprak kaymış ve o yöneticiler tonlarca toprağın altında kalıvermişlerdir. Bugün sarayın da sözde hükümet görünümdeki kurumun da konumu budur. Bu yüzde 'eee sonra' diye soru sorma lüksümüzün de bittiği yere gelmiş bulunmaktayız. Ya büyük bir güç olarak hareket edecek, sarayın ve hükümetin girişimlerini engelleyeceğiz ya da yaptırımların Eren Erdem'le sınırlı kalmayacağını gözlerimizle göreceğiz.

Saray muhteremi artık ne yaptığını, ne yapmak istediğini bilmez haldedir. Düşünün ki, Suriye'de yaşanan iç savaşın en önemli sorumlusu AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan'dır. Onca insanın yerinden, yurdundan olmasına sebep de bunlardır. Hiçbir ülke görülmüş değildir ki, önce o ülkede savaş ortamı yaratsın sonra da üç, beş milyonu bulan mülteciye gelin diyerek kucak açsın. Arkasından da ülkedeki konumunu güçlendirmek için o savaştan kaçıp gelenlere yurttaşlık verme girişiminde bulunsun.

Suriyelilere vatandaşlık verileceği bir süredir konuşulup duruyordu ama Recep Tayyip Erdoğan'ın Hatay'daki konuşmasıyla iyice su yüzüne çıkmış oldu. Öğrendiğimize göre devletin ilgili birimleri bir süredir zaten konu üzerinde çalışıyormuş. Recep Tayyip Erdoğan ve AKP yurttaşlık olayını salt kendi çıkarları açısından hesap eder ve de alacağı birkaç milyonluk oyu hesap düşünebilir. Ancak bu yönde atılacak adımlar hiç de ülke yararına bir ortam yaratmaz yaratamaz.

Bu yüzden de sarayın ve iktidarın yurttaşlık verme yönünde adım atması kesinlikle önlenmelidir. Eğer kalıcı bir çözüm isteniyorsa; Recep Tayyip Erdoğan ve AKP koşulsuz adım atmalı ve Suriye yönetimiyle iyi ilişkiler kurup bölgedeki terör örgütlerinin bir an önce etkisi silinmelidir ki, sığınmacılar yeniden ülkelerine dönebilsinler ve de sorun gelecekte yeni sorunlar yaratacak şekilde adım atmaya girişilmeden bitirilebilsin. Yoksa AKP, %4-5 daha fazla oy almak için böylesine tehlikeli sularda kulaç atmaya kalkışmaya kalkmasın. Ayrıca madem Suriyeliler ülkemize sığınmışlardır onlara da insan gibi yaşamaları için gerekli yardımlar yapılmalı içine düştüklerİ zor durumdan kurtarılmalıdırlar.

Ancak bu yaklaşım AKP'nin ve sarayın çıkarları için yurttaşlık hakkı verilme yoluna gidilerek yapılmamalıdır. Ve zaten Binali Yıldırım'ın yurttaşlık konusunda yaptığı konuşmanın içeriğine de baktığımız zaman kalburüstü Suriyelilerden söz ettiğini de göz ardı etmemek gerekir.

Yazımıza Eren Erdem'in uçaktan indirilmesini konu ederek başladık. İktidarın bu yönde attığı adımı önemsemeyip geçmek olmaz. Eren Erdem'e yönelik bu girişim unutmayalım ki atılmak istenen pek çok antidemokratik adımların da habercisidir.

Bu yüzden tepki koyalım, AKP ve sarayın oyununu bozalım, bozalım ki iktidar olmak demek kimsenin her istediğini keyfi olarak yapabileceği aklından bile geçirmesin.

Bugün böyle bir şey yapılmıştır, yarın bu adımın çok daha ağırları gelecektir.

ANIMSATIYORUZ!


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA