turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


'NATO DAHA AKTİF OLMALI'

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

08 TEMMUZ 2016

NATO'nun adının geçtiği yerde kanımız donuyor. NATO aracılığı ile mazlum halklara karşı o kadar çok suç işlendi ki saymakla bitirilemez. NATO emperyalist/kapitalist sistemin saldırı ve savaş örgütüdür ve sosyalizm düşmanlığı yapmak üzere emperyalist ülkelerce kurulmuştur. Dün olduğu gibi bugün de NATO sosyalizmin can alıcı düşmanıdır. Halkları boyunduruk altında tutmak ve emperyalistlerin kanlarını emmesi için zor kullanarak halklara boyun eğdirme görevi görür.

Türkiye'nin NATO'ya girişi de antikomünizm üzerinden yaşam bulmuş, Türkiye'yi Sovyetler Birliği'nin tehdit ettiği yalanıyla Türkiye'nin NATO'ya girmesi sağlanarak bölgede Türkiye komünizm karşıtlığında koçbaşı olarak kullanılmıştır. NATO aynı zamanda ülkemizde ve birçok NATO ülkelerinde kontrgerilla örgütünü kurarak ilericilere, devrimcilere, demokratlara ve sosyalistlere karşı bir yok etme eylemlerini üstlenmiştir.

İşte, Recep Tayyip Erdoğan'ın Varşova'da yapılan NATO toplantısına giderken 'NATO daha aktif olmalı' sözüne yüklememiz gereken anlamları iyi okumak gerekir. Öncelikli olarak NATO, bir zamanların Komünizmle Mücadele Derneklerini, Milli Türk Talebe Birliği'ni, MHP'lileri nasıl kullandıklarını geriye dönüp bir düşünürsek Recep Tayyip Erdoğan'ın kafasının içindeki NATO'nun daha aktif olmasının nasıl bir şey olacağını da anlamakta zorlanmayız.

Hoş, NATO kuruluşundan günümüze dek hiçbir zaman pasif bir çizgide kalmış değildir. Kuzey Afrika'dan Çin seddine kadar uzanan coğrafya'da emperyalistlerin yediği ne kadar halt varsa NATO hemen hepsinin içinde bir numara olarak yer almış insanlık durdukça unutulması olanaksız suçlara imza atmaktan bir an bile geri durmamıştır. Unutmayalım ki, Irak'ın işgali sonrası oluşan koalisyon güçleri içinde yer alan güçlere baktığımız zaman NATO ülkelerinin yer aldıklarını görürüz.

Afganistan'da da durum aynıdır. Bilindiği gibi Libya'ya karşı bombardımana başlayan Fransa ve İtalya'da NATO'nun iki etkin üyesidir, aynı zamanda NATO'nun gladyosunun görev yaptığı ülkelerden biri de İtalya'dır. Bu iki ülkenin Libya'ya yönelik başlattıkları bombardımana daha sonra NATO köküyle kömçeğiyle girmiş, ilk sözü "NATO'nun Libya'da ne işi var" olan Recep Tayyip Erdoğan, anında çark ederek bu kez NATO kuvvetleri ile birlikte Libya'nın yerle yeksan edilmesinde rol alınmasını sağlamıştır. Bugün Libya bu yüzden harabe haline gelmiş, Fransızların ve İtalyanların tepe tepe petrollerine el koyup kullandığı bir ülke olmuştur.

Diğer bütün ülkelerde rollerini oynayan ne kadar dinci terör örgütü varsa onların da kuruluşundan palazlanıp bu hale gelmesine kadar NATO ülkeleri ve NATO sorumludur. Suriye'ye kurulan tuzağın da içinde boğazına kadar NATO vardır. Bir NATO üyesi olan Türkiye Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde Suriye'de katliamlar gerçekleştirmiş olan İslami terör örgütlerinin her türlü donanımından tutun da Suriye'ye girişine kadar sorumludur. Yani sizin anlayacağınız NATO eli kanlı saldırı ve savaş örgütüdür o kadar. Dün aynı NATO sosyalizme ve Sovyetler Birliği'ne karşı komünizmin yayılmasını durdurmak için varlığı savunulan bir savaş örgütüydü, bugün de sözüm ona terörizme karşı olduğu savıyla varlığı savunulan bir savaş örgütüdür.

Artık Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerini Türkiye kaldıramaz. Bir düşünün; İsrail'e karşı onca sözde sözler sarf eden Recep Tayyip Erdoğan'ın politikasının bugün nerelere geldiğini görüyor olmamız bir rastlantı değildir. O İsrail'e ki bugün NATO'da masa verilmiştir. Bu onayda Türkiye'nin imzası vardır. Bölgenin en saldırgan ülkesi olan İsrail'in NATO'ya girmesiyle yarın varın neler olabileceğini siz hesap edin. Zaten Türkiye'nin onayı NATO üyeliğinin bir ilk adımıdır ki bu imza hepimizin bildiği gibi AKP iktidarına aittir.

Varşova'da bir stadyumda toplanacak olan NATO sahi neyi konuşacaktır? Bölgemizde onca yıkımdan, akıtılan kandan ve işgallerden sorumlu olan emperyalistlerin NATO'sundan kim neyi umabilir de, Recep Tayyip Erdoğan kalkmış "NATO daha aktif olmalı" diyebilmektedir?

Esasen durum ortadadır. Emperyalistlerin dümen suyunda kulaç atmış ve onların politikalarının bir milim dışına çıkamayacak olan Recep Tayyip Erdoğan'dan da zaten böylesi beklenir. Evet, "NATO daha aktif olmalı" ama niçin?

Yanıtı çok açık.

Kan, gözyaşı, işgal ve mazlum halkların boynuna boyunduruk geçirilmesi için.

İşte Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük lider havalarında söylediği sözlerin yansıttığı gerçek bundan ibarettir.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA