turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


'HUZUR ADASI'

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 TEMMUZ 2016

Adalet'in hiç edildiği bir ülkede Adalet Bakanı koltuğunda oturan Bekir Bozdağ, bayram dolayısı ile memleketi Yozgat'a gitmiş ve orada gözlere kül üfürmeye devam etmiştir. Neymiş efendim "Türkiye huzur adasıymış", Bu kadar olsa iyi yine.

Türkiye Avrupa ülkelerinden bile büyüme yüzdesi olara daha ilerideymiş. Eğer ki bölgemizde sorunlar yaşanmasaymış, Türkiye ekonomisi uçarmış.

Önce şu huzur adası denilen şey nasıl bir şeymiş anlamaya çalışalım. Bilindiği gibi AKP iktidarı ile birlikte terör tavan yaptı. Yine AKP iktidarı tarafından korunup kollanan İslami terör örgütleri de Türkiye'yi kana ve gözyaşına buladılar. Reyhanlı katliamının arkasından ne terör olayları yaşadık ne terör olayları. Öyle ki terör iktidarın eliyle beslendi, büyütüldü, palazlandırılıp ortalığa salıverildi. Diyarbakır, Suruç, Ankara, İstanbul Sultanahmet, polis noktası, ve Atatürk Havalimanı katliamı iktidarın besleyip büyüttüğü IŞİD tarafından gerçekleştirildi. Yaşamını yitirenlerin sayısı 200'aştı. Yine PKK tarafından gerçekleştirilen iki Ankara katliamı, Bursa eylemi öne çıkan başlıca kanlı eylemler olarak yaşandı. Bu eylemlerde de 10'yakın yurttaşımızı yitirdik. Bu eylemlerde ayrıca binin üzerinde insanımızın organ kayıplarına uğradığı yaralanmalar oldu. Sadece 7 Haziran seçimlerinden sonra sarayın mühendisliği ile başlatılan çatışma siyaseti sonrası güvenlik güçlerinin verdiği kayıplar 600'ü buldu. Çok sayıda da yaralı var. Ayrıca bu çatışmalarda yaşamını yitiren PKK'lı veya Kürt yurttaşların tam olarak sayısı bilinmiyor bile. Ayrıca bugün dün varolan bazı ilçelerimiz haritada yok. Bu örneklere daha pek çok irili ufaklı olayı dahil etmedik bile.

Gerçekler böyle iken, nasıl olmaktadır da Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajını AKP kongresinde ayakta alkışlatan Bekir Bozdağ böylesine sorumsuz bir konuşma yaparak Türkiye'nin "bir huzur adası" olduğunu söyleyebilir? Tamam, bu iktidarın gizli kapaklı pek çok işinin olduğunu bilmiyor değiliz, değiliz de halkın açıkça yaşadığı acıların yok sayılarak dalga geçer gibi konuşulması da neyin nesidir acaba? Halkın canıyla ödediği olayları unutması olası mıdır ki, sözde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bu denli pişkin ve aymazca konuşabilmektedir dersiniz?

Aslında bizler boşuna kızıp esip yağıyoruz. Bir gün önce Atatürk Havalimanı katliamı olmuştu da ertesi gün Recep Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım Osmangazi Köprüsü'nün açılışını şenliklerle gerçekleştirmemişler miydi? Binali Yıldırım değil miydi, "cumhurbaşkanım…cumhurbaşkanım bugün bizim bayramımız" diyen. Oynayan, zıplayan, havai fişekler patlatan sonra da devletin kesesinden hep birlikte iftar sofrasına oturup ziftlenenler kimlerdi peki?

Aslına bakarsanız bir şeyin çivisi çıktı mı artık ondan hayır gelmez. AKP iktidarı ve sarayın köküyle kömçeğiyle çivisi çıkmıştır. Bu yüzden de muhteremler kafalarına ne esiyorsa söylüyor, neyi yapmak istiyorlarsa yapıyorlar. Ülke kan ağlarken ramazan boyu sarayda ve çeşitli yerlerde iftar sofraları düzenlendi. Bu sofralarda ağıza alınmayacak sözler edilerek AKP ve saraya karşı olanlara ağır hararetler yağdırıldı. Olmadı, gözdağı vermek için asıldı kesildi. Din artık sarayın ve AKP'nin dokunulmaz zırhı gibiydi. Camiler belki de Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez gerici ve halk düşmanı siyasetin cıfıt yuvasına çevrildi. Cumadan çıkan yüksek kattaki yöneticiler neler söylemediler neler.

Öyle ya, Türkiye huzur adası. Madem huzur adası niye yargıyı emriniz altına aldınız? Huzurun olduğu yerde suçun da olmayacağına göre neye hizmet Yüksek yargıyı çil yavrusu gibi dağıtıp istediklerinizi oraya atamak için Anayasa'ya aykırılığını bile bile neden kanunlar çıkardınız? Sizler yalancısınız. Seçimlerde %'de bilmem kaç oy aldık diyorsunuz ya bütün millet ayaktaydı da yine de önleyemedi hilelerinizi hurdalarınızı. Yüksek Seçim Kurulu üyelerini de değiştireceksiniz ya onlar zaten sizden değiller miydi? Ne oldu da daha öz saray ve AKP yanlılarını oraya getirmeye çalışıyorsunuz? Hikmetiniz ortada. Ülkeyi yangın yerine çevirdiniz. Kimsenin can güvenliği yok. Çocuk tecavüzleriyle gündeme gelen vakıf ve dernekleri eğitim işlerine karıştırdınız. Melleniz, mollanız, hocanız, hocanızla öyle bir ahlaki çöküntü içindesiniz ki sizlere değil çocuk sinek bile emanet edilemez. Adaletin çarkı en çok sizin Adalet Bakanı olduğunuz dönemde kırıldı. Gözünüz saray muhteremini başkan yapmaktan başka bir şeyi görmüyor. Başkanlıkla yatıp başkanlıkla kalkıyorsunuz. Her iki gözünüze de inme inmiş o belli de, yüreğinize de inmiş. Bu yüzden de Yozgatlı hemşerileriniz sizin sözlerinize kandı mı bilemem ama Türkiye'de insan içine çıkacak ne haliniz ne de yüzünüz var. Hani çıkıyorsunuz da bilmem kaç yüz koruma ile mümkün oluyor bütün bunlar.

Tartınız adalet tartmıyor. Tartınızda acı, zulüm, kin, nefret, vurgun, talan, yalan, adam kayırma ve rüşvet tartılıyor. Bu yüzden de kendinizi camdan sırça köşklere atmışsınız ancak halkın ne yaşadığından, nasıl yaşadığından haberiniz bile yok.

Bu yüzden biliniz ki Sayın Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, o camdan sırça köşkleriniz sizin soluk bile alamadığınız camdan fanusa dönüşecek.

Ne demişler; rüzgar eken fırtına biçer…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA