turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SURİYELİLERE YURTTAŞLIK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

10 TEMMUZ 2016



AKP ve saray iktidarda kalabilmek için akla gelebilecek her oyunu çekinmeden oynamak zorunda. Zorunda, çünkü iktidardan gittikleri gün onlar da biliyorlar ki yaptıkları ettikleri onca hukuksuzluğun hesabını vermek zorundalar. Bu yüzden de son çare Suriyelilere yurttaşlık hakkı vermenin zorunluluğuyla bir kez daha kabul edilmesi zor bir girişime imza atacaklar.

Baktılar gördüler ki Suriyelilere yurttaşlık hakkı verilmesi ülke genelinde görülmemiş bir tepkiye yol açtı, onlar da hemen ağız değiştirip vatandaşlık verilecek ama herkese değil, kalifiye elemanlara verilecek, zaten kalifiye olanların önemli bir bölümü kamuda istihdam ediliyor dediler. İlk açıklama Recep Tayyip Erdoğan'dan geldiği için o da biz almayalım da bu kalifiye elemanları İngilizlere ve Kanadalılara mı kaptıralım diyerek sanki haklı bir öneride bulunuyormuş gibi bir çıkışta daha bulundu. Bunların hepsi numara. Madem saray ve AKP iktidarı için kalifiye eleman bu kadar önemli niçin ülkemizin en değerli kalifiye elemanlarını biz başka ülkelere kaptırıyoruz da bir türlü beyin göçünü engelleyemiyoruz? Hem gerçekten Recep Tayyip Erdoğan'ın ileri sürdüğü gibi bu iktidarın kalifiye elemana gereksinimi olsaydı onca üniversite mezunu kendi yurttaşımız işsiz güçsüz sokaklarda dolaşır mıydı? Ya da böylesi özellikleri olan kendi yurttaşlarımız yurtdışına çıkmak için her yola başvururlar mıydı?

Madem durum Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarının ileri sürdüğü gibi değildir gerçekleri iş işten geçmeden konuşmamız ve iktidarın Suriyelilere yurttaşlık verme girişimini ne edip edip önlememiz gerekir.

AKP iktidarı ne yaparsa yapsın iktidarda kalma konumunu koruyamaz hale gelmiştir. Erken ya da geç yapılacak bir seçimde AKP'nin 1 Kasımda aldığı oy oranını korumasının olanağı kalmamıştır. Giderek eriyen AKP'nin oy yüzdesi %35'le civarına kadar düşmüştür. Bu nedenle AKP'ye ve sarayı rahatlatacak en az yüzde on civarında bir oy yüzdesine gereksinimi vardır. Bu rakam üç aşağı beş yukarı Suriyelilerden gelecek oy yüzdesiyle kapatılabilir. Dolayısıyla Suriyelilerin yurttaşlığa alınma gayretinin tek nedeni de budur. Yoksa sarayın ve AKP'nin insani duygularla Suriyelileri yurttaşlığa alabileceğini kimse aklının köşesinden bile geçirmemelidir. Öyle olsaydı AKP iktidarı ve saray Suriyelileri yerinden yurdundan edecek bir savaşa ne kalkışırdı ne de Suriye'de harekete geçen terör örgütlerini doğrudan desteklerdi.

AKP iktidarı yurttaşlık olayında oy hesabının olmadığını sözüm ona anlatmak için 3 milyon civarında Suriyelilerin sadece üç yüz bininin yurttaşlığa alınacağını dile getiriyor ve bu yalana bizim inanmamızı bekliyor. Neymiş efendim devletin ilgili birimleri ve MİT yurttaşlık konusunda gerekli incelemeleri yapıyormuş. Sanki ortada devletin ilgili birimi kalmış gibi yalan üstüne yalan üfürerek gözlere kül üfürülmek isteniyor.

Bir de iktidarın şu numarası var. Eğer bir aileden bir kişi yurttaşlığa alınırsaymış ailenin diğer üyeleri de otomatikman yurttaşlığa alınacakmış. Hesap ortada. Suriyeliler zaten kalabalık ailelerdir. Bir aileden bir kişi alındığında hemen hemen Suriyelilerin hepsi yurttaşlığa alınacak demektir ki, bu tür tehlikeli girişim Türkiye'nin nüfus demografisini altüst edecek demektir. Bu durumda bu politika yalnız AKP'nin oy oranının artması ile sonuçlanmayacak aynı zamanda da gelecekte Türkiye'nin iç barışının daha da içinden çıkılmaz hale gelmesine sebep olacaktır.

Ha bir de nitelikli Suriyeliler ne demektir? Buradan da anlaşılmaktadır ki saray ve AKP için nitelikli olmayı ya da olmamayı belirleyen şey sadece ve sadece onların sınıfsal konumlarıdır ki asıl insanlığa sığmayan değerlendirme de tam da burasıdır. Üstelik sözü geçen sığınmacıların içinde ülkesi emperyalist saldırılarla karşı karşıya iken ülkesini savunmayıp kaçmaksa bunların ortak özelliği olduğuna göre ümmet anlayışıyla sahiplenilmesininse zerre kadar değeri de gereği de yoktur.

Artık hangi konu olursa olsun AKP ve sarayın alacağı her karar Türkiye için yaşamsal hale gelmiştir. Bu yüzden de bir an önce AKP iktidarından ve saraydan kurtulmak birincil görevimiz haline gelmiştir. Gerçeklere göz yumamayız ve de boş şeylerle zaman geçiremeyiz. Geniş halk yığınları oldubittilere fırsat vermemeli kim iktidarda olursa olsun, hukuku hiçe sayan girişimlerle, istediğini yapabileceği zannıyla bizleri yok sayabileceğini düşünmemelidir. AKP iktidarının ve sarayın siyaseten kullandığı tüm limitler dolmuş olup bundan sonraki evrede hesap veren tarafta oturması bir an önce sağlanmalı ki, Türkiye'nin başına daha fazla çorap örülmesi engellenebilsin.

Yoksa gerçekten de hepimizi kötü günler bekliyor aklımızdan çıkarmayalım.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA