turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SARAY OYUNU

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

11 TEMMUZ 2016

Dünyanın hiçbir tarafında ülkesini terör kurbanı haline getiren ne ülke ne de ülke yöneticileri vardır. Oysa bizim ülkemizde birileri amaçları doğrultusunda en tehlikeli oyunlara girişmekten bile çekinmezler. Emperyalist dünyanın oynadığı büyük resmi göremeyecek kadar gözlerine pus inenler sanmışlardır ki amaçlarına ulaşacakları günler uzakta değildir.

Bu yüzden de CIA'nın laboratuarlarında ekimi yapılıp filizlendirilen terör örgütleri gerçekte sonuna kadar sahiplerine hizmet edeceklerdir. IŞİD; El Kaide, El Nusra, Müslüman Kardeşler, Taliban ve irili ufaklı pek çok İslami terör örgütleri CIA'nin laboratuvarlarında çillendirilip ortalığa salınmışlardır ki, ABD çıkarlarına hizmet edecek sonuçları hazırlasınlar. Doğal olarak günü geldiğinde de bu terör örgütleri yine CIA tarafından ortadan kaldırılacaklardır.

Bu yazımızda birçok şeyi bir arada ele almak yerine sadece Suriye'yi ele almamız; ne demek istediğimizi daha da kolaylaştıracaktır. Şam Emevi Camisi'nde namaz kılmayı hayal edenler gerçekte büyük resmin bir tarafında bir nokta bile olmadıkları halde büyük hayallere kapılmışlar ve sözü geçen bütün terör örgütlerini her anlamda destekleyerek gelişip serpilmelerine olanak hazırlamışlardır. Sözü geçen örgütlerin alt yapısı AKP iktidarı sayesinde tamı tamına ülkemizde oturmuştur.

Bugün artık yerli IŞİD'ımızın olduğunu söylersek hiç de abartmamış oluruz. İstanbul başta sözü geçen yapılanma ülkenin pek çok kentinde dikkate alınacak denli varlığını duyumsatan bir örgütlenme haline gelmiştir. Bu örgütlenmenin mimarları bilinmeli ki AKP iktidarı ve saraydır. Bu örgütlenmenin önemli adamlarından biri de hiç kuşkunuz olmasın ki Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanlarından İbrahim Kalın'dır.

Saray ve AKP iktidarı Fethullahçılar için her ne kadar paralel yapı diyorlarsa da bugün asıl paralel yapı AKP ve saray iktidarıdır. Çünkü hukuksuzluğun tavan yaptığı ülkemizde AKP ve sarayın adım adım gerçekleştirdiği şey kendi paralel devletlerini kurmaktan ibarettir. Bu yolda yürünürken de doğal olarak gerici ve halk düşmanı yönetim kendisiyle birlikte davranacağını umduğu terör yapılarını da desteklemekten çekinmemektedir. İsrail ve Rusya ile anlaşmaya varan saray yeni yeni adımlar atarak aynı anlaşmaları Suriye ve Mısır yönetimiyle de yapacaktır. Suriye'de yaşananları mercek altına alırsak IŞİD başta olmak üzere diğer terör örgütlerinin daha fazla dayanma şanslarının kaldığı söylenemez.

Dolayısıyla Suriye ile yapılan görüşmelerde bu konunun gündeme geldiği söylenmekte olup sonuçları itibariyle de bu yapılar Suriye topraklarından bir yerlere mutlaka gönderileceğine göre en uygun olan yer bu bağlamda Türkiye'dir. Yani özetle söylemek gerekirse önümüzdeki günlerde Türkiye terör örgütlerinin AKP ve saray eliyle yuvalandırıldıkları ülke olacaktır. Zaten Recep Tayyip Erdoğan'ın vatandaşlık çıkışını da bu gelişmelerle bağlantılandırmak gerekir. Bir yandan bugüne kadar gelip ülkeye yerleşen IŞİD'lıları diğer yandan da vatandaşlık verilmesi ve Suriye'den yeni girişlerle takviye olacak olan silahlı önemli bir güçle tanışacaktır Türkiye. Zaten son zamanda sık sık sözü edilen Suudi çetelerinin 80 bin dolar karşılığında Türk vatandaşlığı pazarladıklarını da unutmamak gerekir.

AKP iktidarı ve sarayın tehlikeli hesapları olduğunu söyledik. Sözü geçen terör örgütlerinin Gezi gösterilerine benzer bir gösterinin Türkiye'de patlak vermesi sonrasında silahlı olarak kullanılmayacağının hiç ama hiçbir garantisi yoktur. Hatta bu yönde hesapların yapıldığını da söylersek abartmış olmayız. AKP ve saray paralel bir silahlı örgütlenmenin yasal zeminini bile hazırladıysa olabilecekleri bir değil bin kez düşünmemiz gerekecektir.

Bugün Suriyelilerin gelişigüzel her yere dağıtılması sonucu yaşanan olaylar yaşanacak olan olayların ilk ayak sesleridir. Konya/Beyşehir'de yaşanan olayı bu nedenle kimse küçümseyip kulak ardı etmemelidir. Ankara'nın Altındağ semti de bu anlamda SOS veren yerlerin başında gelmektedir. Keza İstanbul/Fatih de öyledir. Gaziantep, Hatay, Mersin gibi pek çok kentimizde de aynı tehlike fazlasıyla mevcuttur.

Demek istediğimiz odur ki, AKP iktidarını demokratik yollardan iktidardan göndermenin neredeyse olanağı yüzde ellinin altına düşmüştür. Çünkü AKP ve saray iktidarı her ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmak için her yola başvuracaktır. Hukukun işlemediği, seçimlerin göstermelik hale geldiği, getirildiği ülkemizde geldiğimiz noktada tehlikenin büyüklüğünü hepimiz görmek zorundayız.

Unutmayalım ki, geçmişte devlet tarafından kurulan Hizbullahçıların ilk işledikleri cinayetler Kürt aydınlarına ve Türk aydınlarına ve hatta kendi içlerindeki Gonca Kuriş gibi feminist bakışı olanlara yöneliktir. Uğur Mumcu'dan Bahriye Üçok'a kadar pek çok insanımız devletin eliyle kurduğu terör örgütünün kurbanı olmuştur. Önümüzdeki günlerde aynısını ülkeye yerleşmiş olan ve de devletin birimlerince (bilinmiyor olduğu söylenemez) bilinen terör yapılanmaları tarafından cinayetler işlenmeye başlanırsa hiç şaşırmamak gerekir.

Bilindiğini söylüyorsak abartmıyoruz. Çünkü devlet kimlerin Suriye'ye giderek IŞİD'a katıldığını ismen bilmektedir. Bunlar bugün Suriye'dedirler ancak peyderpey geri ülkeye dönüp olağan yaşamlarına başlayacaklardır.

Kısacası AKP ve saray kendi iktidarları için teröristleri bundan sonda da kullanmaya devam edeceklerdir.

Bu yüzden de sarayın ve AKP'nin oyunlarını bozmalı ve heveslerini kursaklarında bırakmalıyız. Her hali ile bitmiş olan Recep Tayyip Erdoğan'ın ülke içinde hangi oyunları tezgahlayacağını akılımızdan bir an bile çıkarmamalıyız.

Yoksa yarın gerçekten de geç olabilir…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA