turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKIL TUTULMASI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

12 TEMMUZ 2016

AKP iktidarı ve sarayın estiği yağdığı yalan. İncirlik Üssü'nde Amerikalılar bulunuyor. Dolayısıyla ne Türk subayı ne de Türk siyasetçiler üsse girip denetleyemezlerdi, bugün de denetleyemezler. Bilindiği gibi emperyalist dünyanın Suriye'nin başına bela ettikten sonra başa çıkamadığı IŞİD ve öteki terör örgütlerine yönelik İncirlik Üssü'nden hava operasyonu yapılıyor.

Bu bağlamda Alman Hava Kuvvetleri de bu üsse gelip yerleşmiş bulunuyor. Alman milletvekilleri neye gerek duydularsa bu üsse gelip görmek istediler. Bunun üzerine Recep Tayyip Erdoğan, Alman Parlamentosu'nun 1915 tarihinde Ermenilere soykırım yapıldığına dair yasa tasarısını kabul etmeleri nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan'ın da içerde etkisini arttırması için efelenmesi gerekiyordu o da sizin parlamenterlerinizi İncirlik Üssü'ne sokmayacağız dedi, bu yüzden de Almanya ile zaten gergin olan ilişkiler biraz daha gerilmiş oldu. Merkel ise Alman milletvekillerine madem sokulmuyorsunuz geri dönün diyerek Recep Tayyip Erdoğan'a bir anlamda karşılık vermiş oldu.

Yukarıda dile getirdiğimiz olayı ülkemiz yurttaşlarının doğru okuyamaması gerçekten de üzücüdür. Üzücüdür, çünkü o üsse zaten Türk askerleri de, parlamenterleri de sokulmamaktadır. Bu nedenle Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı bu davranışıyla kendisine övünülecek bir pay çıkarması gerçekten de görülmemiş bir akıl tutulmasıdır ki, insanlarımız bu yalan dolanı nasıl yutar anlamak olası değildir.

İncirlik Üssü ki, Irak'ın işgalinden tutun da Suriye'nin bu duruma düşürülmesine, hatta PKK'ya yapılan lojistik desteğe kadar kabul edilmesi zor bir sürü görevi yerine getirmiştir. Bütün bu olup bitenlere gıkını bile çıkarmayan saray ve AKP iktidarı Alman milletvekillerinin üsse girmelerine izin vermeyerek bazı samsalak yandaşlarını kandırsa bile ortada bağımsızlık ve onurlu politika gütme adına en ufak bir başarı bile söz konusu değildir. Olması gerekenle olup biteni birbirine karıştırmamak gerekir. Olması gereken derhal İncirlik Üssü'nün emperyalist ABD'ye ve NATO ortaklarına kapatılmasıdır.

Çünkü Türkiye'nin bu üslerde yenilen haltları hiçbir şekilde denetleme yetkisi yoktur. Dolayısıyla Alman milletvekillerini İncirlik Üssü'ne sokmamak hiçbir şekilde Ermeni soykırımı yasa tasarısını kabul eden Alman Parlamentosunun kararına karşılık değildir. Yani bir başka deyişle tıpkı İsrail'le "ben var oldukça bir daha eski ilişkiler kurulmayacak" diyen Recep Tayyip Erdoğan'ın sözünden dönmesi ne anlama gelirse Almanya'ya karşı böyle bir tutumu sürdürme olanağı da yoktur. Bu yüzden de ne oluyorsa ülkemize olmakta, Türkiye bunların elinde dünya aleme rezil olmaktadır.

Saray artık denetimsiz ve hukuksuz bir şekilde davranarak istediği tasarrufta bulunmaktadır. Bir bakıyorsunuz, Muhterem Suriyelilere vatandaşlık verileceğinden söz ediyor, sonra hiç beklemeksizin; boş TOKİ evlerinin Suriyelilere dağıtılacağını söylüyor. Ortada ne hukuk var ne de alışılagelmiş uygulamalar söz konusu. Muhterem işlerini bir keyfiliğe bağlamış ne isterse o oluyor. 78 milyon ülke yurttaşının ne söz hakkı var ne de karara etki edebilecek iradesini kullanabilme hakkı. Her şey kestirilip atılmış. Eleştirildiği zaman ben bu makama %50;5 oyla geldim denilerek karşılık verilmiş olunuyor. Yani al oyu ne yapacaksan yapabilirsin, hukuk mukuk, hak ve özgürlüklermiş geçin bunları bir kalemde efendim denilerek ensemizde boza pişiriliyor. Sen daha kendi ülkenin yurttaşlarının konut sorununu çözememişsin kalkıp Suriyelilere TOKİ evlerini dağıtıyorsun. Aslına bakarsanız bu sözlere de fazladan güvenmemek gerekir.

Çünkü nihayetinde TOKİ evleri de gelip bir yerde tıkanmış, yandaşlar yeterince malı götüremez olmuşlardır. Bu yüzden de Suriyelilere TOKİ evlerinin verilmesi demek bir anlamda yandaşların cebine hak etmedikleri paraları devlet kesesinde koymak demektir. Olaya bir de bu pencereden bakmak önemli sayılabilir.

Ülkemizde asker ve polis cenazeleri hız kesmeden gelirken saray tam anlamıyla bir debdebe şaşa içindedir. Hem Recep Tayyip Erdoğan hem de Emine Erdoğan geldikleri çevre hesaba katılırsa mütevazi olmaları gerekir. Ancak durum hiç de öyle değildir. Varşova'da toplanan NATO ülkelerinin liderlerinin içinde Polonya medyası her ne hikmetse bir tek Emine Erdoğan'dan söz ederek 147 bin liralık antikaydı şuydu buydu alarak harcama yaptığını yazabilmektedir.

Durum gerçekten de üzücüdür. Gerçi bizim gibi düşünmeyenler çıkıp size ne, harcamışsa kendi parasını harcamıştır da diyebilir. Ne var ki bu gibi yaklaşımların hiç de inandırıcı olmayacağını en aptal insanlar bile bilir. Nihayetinde Recep Tayyip Erdoğan Kasımpaşa'nın ayakkabısının altı delik çocuğudur, Emine Erdoğan'ın da Recep Tayyip Erdoğan'dan çok da farkı yoktur.

İşte bu nedenle adama değirmenin suyunun nereden geldiğini sorarlar hemşerim sorarlar…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA