turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


İLKEL KAFALAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

13 TEMMUZ 2016

Bir değil, iki değil arka arkaya AKP'liler öyle devekuşu yumurtası yumurtluyorlar ki yeminle söylüyorum bunların bir yerleri yırtılacak. Recep Tayyip Erdoğan için Allah'ın bütün sıfatlarını üstünde taşıyor, ona dokunan ibadet etmiş olur diyeninden tutun da sünnet sahibi olduğunu söyleyene kadar bir dizi din cambazıyla tanıştık.

Bir ülkenin Milli Savunma Bakan Yardımcısı'nın bilime saygı duyan, öngörü sahibi birisi olacağını düşünüyorsunuz değil mi? Bu AKP iktidarında hiçbir zaman olası değil. Nerede din hokkabazı varsa alıp devletin tepe noktalarına getirmişler. Bu yüzden de bunlar attıkları her adımı bir falcının ağzından çıkan üfürme sözlerle gerçekleştirecekler neredeyse. Bakın, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay Elazığ'da katıldığı AKP'li çiftin nikah töreninde ne yumurtlamış:

"Erdoğan Beyefendinin sünneti var biliyorsunuz. Bu sünnetin gereği olarak da ben evlilik cüzdanını gelin hanıma takdim ediyorum."

Bu hokkabazlık üzerinde aslına bakarsanız konuşmaya bile değmez ama yine de iki çift söz söylemekte yarar var. Hani ülkede sürüsüne bereket bir sürü dini bütün geçinenler var. Böyle bir söz karşısında nasıl olmaktadır da bu keferelerden bir tek söz bile duyamıyoruz. Hani bizler sünneti sadece peygamberin sözleri ve iyi davranışları olarak biliriz de, nasıl olmaktadır da utanılıp sıkınılmadan Recep Tayyip Erdoğan sözüm ona bu inananlarca peygamberle aynı tutulabilmektedir?

Devrilen çam bir değil ki gelen iki.

Binali Yıldırım'ın bir özelliği olduğunu düşünenler olabilir. Bence Dikkate alınacak ve üstünde durulacak hiçbir iyi özelliğinden söz edemeyiz. Daha açık söylemek gerekirse kendisi başkalarının hık deyicisi görevini hakkıyla yapan biridir. Amma velakin hünerli biri olduğunu kabul etmek gerekir. Kayığı bile olmayan bu kişi bugün gemi filosuna sahiptir, oğlu da dünyanın en meşhur kumarhanelerinde ülkemiz yurttaşlarının alın terini bir güzel ezmektedir hani. Şu rüşvet olayının çok konuşulduğu dönemlerde adı para alışverişi yapılırken çekilen fotoğraflarla birlikte o kadar çok söylendi ki, ismi bile Binali'den Milyonali'ye değiştirildi. İşte bu muhterem dün hastane hizmetlerini övmek için bir konuşma yaptı ki, ağlasak mı gülsek mi bilemedik. Neymiş efendim, bugün hastane hizmetleri öyle düzelmiş, öyle iyileşmiş ki artık vatandaşlar acil servise kız bakmaya gidiyorlarmış. Bir zamanlar bu ülkenin bir cumhurbaşkanı vardı adı Cevdet Sunay. Onunla ilgili ne fıkralar anlatılırdı da bizler de gülerdik. Binali Yıldırım'ın parti grubunda söylediği sözler Cevdet Sunay'ın fıkralarını bile solladı ki yazıklar olsun böyle insanları bu ülkenin başına musallat edenlere.

Son zamanlarda Suriyelilere verilmesi savunulan vatandaşlık ve TOKİ evlerini de çok konuşur olduk. İnsanlıktan zerre kadar nasip almamışlar bile Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediklerini savunmak için göbek çatlatıyorlar. Neymiş efendim insanlık ölmüş müymüş. Evet, din bezirganları insanlık öldü. Çünkü sizlerin sayesinde Irak'ta kaç milyon insanın yaşamını yitirdiğini biliyor musunuz siz? Iraklı kadınlara tecavüz eden ABD askerleri sizin için zaten sağ salim evlerine dönmeleri için dualarınızı esirgemediğiniz kimseler. Ya Suriye'de Recep Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı sayesinde kaç insanın canına kıyılıp insanlık dışı işkencelerle yok edildiğini de kesin bilmiyorsunuzdur siz. Eli kana bulaşmışlar için ne değişir ki? Ha bir insanın kanı dökülmüş ha milyon milyon insanın ne kıymeti var değil mi? Hem bunlar olurken bir BOP Eşbaşkanı vardı bilmem anımsadınız mı? Bir de 'Stratejik Derinlik' kitabını yazan Davutoğlu. Yok, yok Davutoğlu'nu hatırlamanızın olanağı yoktur. Yoktur, çünkü Recep Tayyip Erdoğan Ahmet Davutoğlu silinecek dedi siz de hemen belleğinizden kazıyıverdiniz Davutoğlu'nu değil mi?

Tamam, bunları konuşuyoruz, tam da bunları konuşurken bir şey oldu biliyor musunuz? Ankara'da gözaltına alınıp tutuklanan IŞİD'lıların tahliye istemi kabul edildi ve salıverildiler. Firarda olanlarsa ağır ceza istemiyle aranadursun, eğer serbest bırakılanları herhangi bir canlı bomba eyleminde duyarsak şaşırmayalım. Yani sözün özü Türk IŞİD'ından söz ediyoruz ya alın size Türk IŞİD'çıları, görün nasıl korunup kollandıklarını.

Vatandaşlık ve TOKİ evlerinin verilmesi konusunda bir gerçeği daha belleğimize kazımalıyız. AKP ve saray için yurttaşlığa alınmak ve TOKİ'den ev sahibi olmak için bile üst sınıflardan olmak gerekecek. Yan kendi ülkemizin yoksuluna sırt dönüldüğü gibi Suriye'nin yoksuluna da sırt dönülmüş AKP'lilerce. Sözün özü; hani bunlar insanlık minsallık mavalı okuyorlar ya söylediklerine ve attıkları adımlara baktığınız zaman insanlığın İ'sini bile göremiyoruz nedense.

Yazımı bitirirken bir de saraya çağrılan yargıçlardan söz etmek gerek. Saray doğrudan kendisine bağlı bir yargı nasıl oluştururum onun peşinde. Cumhurbaşkanı olmazsa kim olursa olsun çağrılan yargıçların saraya gitmeleri durumunda ne onların yargıçlığından söz edilebilir ne de onurlu bir insan olduklarından. Bu yüzden de bu tür sözde yargıçlık makamında oturanları belleğimize iyi kazımalıyız çünkü ilkel kafalılardan gün gelecek hesap soracağız. Unutmayalım hesap soracağımız günler hiç de uzak değildir.

Saltanatı çökenlerle birlikte saltanata iman edenlerin de defteri kesin olarak dürülecektir çünkü…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA