turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


YALAN MAKİNELERİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

15 TEMMUZ 2016

Bir gün Hollanda'nın Hoogezand kentinde bir akrabamla yürüyorduk. Önümüze beyaz entari giymiş Surinamlı biri çıktı. Akrabamı tanıyordu. Üstelik de Surinamlılar derneği ile Türkiyeliler Derneği alt üst aynı binada. Surinamlılar da Müslüman. Başladılar akrabamla konuşmaya. Surinamlı kıt Türkçesiyle her sözünün başına iki de bir; "sabah namaz, öğle namaz, ikindi namaz, akşam namaz, yatsı namaz yallah cennet" sözünü eklemeyi de unutmuyordu. Baktım olmuyor, işimiz de var geçtim karşısına;" Yallah burdan yallah" deyip gönderdim.

Bir gün önce bütün ülkelerle dotsluk kuracaklarını söyleyen Bakanların İdari Amiri Binali Yıldırım'ın durumu bana Hollanda'daki Surinamlıyı anımsattı. Artık kim kulağına fısıldadıysa durmadan "dostlarımızın sayısını çoğaltacak, düşmanlarımızın sayısını azaltacağız" deyip duruyordu. Saydıkları ülkelerin içinde elbette ki Suriye'de vardı. Binali Yıldırım öyle iştahlı görünüyordu ki doğrusu şaşırmadık desek yalan olur. Binali Yıldırım konuşur da AKP ve saray yalakası sözüm ona gazeteciler durur mu onlarda sürüsüne bereket AKP ve sarayın yeni politikasını savunmak için başladılar göbek çatlatmaya.

Ne olduysa bir şeyler oldu bir gün önce söylediğini unutan Binali Yıldırım bu kez yeniden Esed demeye ve Esed gitmeden Suriye ile dostluğun kurulamayacağını söylemeye başladı. Hani bunlara fırıldak desek hakaret olur mu bilmiyorum ama yeminle söylüyorum fırıldak bile bunların döndüğü hızla dönemez. Bu yüzden de Surinamlının söylediği gibi sabah namaz, öğle nama, ikindi namaz, akşam namaz, Yatsı namaz yallah cennet sözü gibi bunlarda sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı ağızlarından yalandan başka bir söz çıktığı yok.

Madem Suriye ile dostluk arayışlarınız Esad'sız olacaktı ne diye kalkıp dostluk mosluk demeye başladınız? Esad sizin bu yaklaşımınız karşısında size sözün okkalısını söylemeyi bilmiyor mu? Ve zaten Suriye Dışişleri Bakanlığından yapılan okkalı açıklamayı anlaşmanın koşulu olarak duydunuz bile. Ne deniyor size Suriye'nin toprak bütünlüğünü bozacak girişimlerden geri durmalısınız, sınırlarınızı kontrol etmeli ve IŞİD başta İslami terör örgütlerine silah ve her türlü lojistik desteği kesmelisiniz. Bilmem anlayabildiniz mi sözün okkalısı nasıl olurmuş?

İşlerini güçlerini yalan üzerine kuranlara güven olur mu, olmaz. Saray ve AKP iktidarı sözde İsrail karşıtıydı amma velakin İsrail'in karşısına dikilecek tek ve en önemli ülke olan Suriye'nin başına örülmedik çorap kalmadı. Emperyalist dünyanın beslemesi terör örgütleri özellikle Türkiye üzerinden Suriye'ye sokuldu ve katliam ve yıkımlar gerçekleştirdiler. Bugün Suriye'ye ödetilen bedel akıllara durgunluk verecek boyutta ise burada en büyük pay hiç unutulmamalıdır ki, saray ve AKP iktidarınındır. AKP ve saray çevrelerinde yalan çok. Kendi konumlarına hiç bakmaksızın Beşar Esad'ı en büyük diktatör ilan etmiyorlar mı pes ki ne pes. Dün akşam CNN'de Didem Arslan Yılmaz'ın programında laf ebeliği yapan Kenan Alpay diye biri vardı. Bu zatın sözlerini işitince AKP çevrelerine kin ve nefretim birkaç kez daha katlandı. Yalanı bu denli kıvrak söyleyenler karşısında öyle tepem attı ki, anladım ki Kenan Alpay gibiler köpeksiz köyde değneksiz dolaşıyorlar.

Kenan Alpay'ın karşısında Tarihçi ve yazar Erdoğan Aydın var. Bilmem Erdoğan Aydın'ın inceliğinden bilmem savunduklarını yüreklice savunamamasından kaynaklı olacak Kenan Alpay söz bile düşürmüyor Erdoğan Aydın'a. Yalanı gerçek gibi söylemekte de görüldüğü kadarıyla usta. Ne var ki, karşısında bizlerden biri olsaydı inanıyorum ki o kadar kolay yalan savuramaz, o kadar yağcılık yaparak AKP ve sarayı aklama girişiminde bulunamazdı. Ne var ki CNN'in ekranı bizim gibilere kapalı. Buradan açıkça sesleniyorum değil Kenan Alpay , Kenan Alpay'dan bin beş yüz tane daha kopyalayıp karşımıza çıkarsanız suyunu çıkarırız suyunu da dilleri dolanır ağzından tek söz zor çıkar.

Neymiş efendim, "Esed" diktatörmüş, "Esed" gitmeyince Suriye ile herhangi bir anlaşma yapılamazmış. Kenan Alpay'ın kulağı AKP'den çok sarayda anlaşılan ki söylenen sözleri hiç duymamış gibi davranıyor. Gerçi daha önce söylediklerinin tam tersini söyleyen Binali yıldırım'ın da kulak ayarları saraya çevrili de biz yine de oynanan bu Karagöz-Hacivat oyunlarını gözler önüne sermek istiyoruz.

Tamam, Sayın Binali Yıldırım düşük profilli bir başbakansınız ve hatta yok hükmündesiniz de siz sanırız ne bulunduğunuz makamın farkındasınız ne de Anayasa manayasa takıyorsunuz. Bu yüzden de Başbakan olmasa da olur diyebiliyorsunuz.

Olmayın zaten. Çünkü ne ülkeye ne de insanlığa bir yararınız söz konusu değil. Ancak sizin gibi hiç kimse Anayasa'yı ve hukuku tebdil tağyir ve ilga etmedi. Geçmişte bu suçlamalarla kaç kişi canından oldu biliyor musunuz?

Neyse neyse uzatmayalım. Her biriniz bir yalan makinesi olmuş, bir saat önce söylediğinizin bir saat sonra tersini söylüyorsunuz ki, bu kadar da kıvraklığın bir karşılığı olmalı değil mi?

Bekleyin, görün olacak da…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA