turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


DİNCİ DARBECİLER

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

18 TEMMUZ 2016

Bazıları sanırlar ki ülkemizde sadece Fetöcü bir darbe girişimi olmuştur. Bu doğru değildir. 15 Temmuz günü daha akşamın ilk saatlerinden itibaren yaşanan darbe girişimi tamam, Fetöcü bir darbe girişimiydi ancak bu darbe girişiminin öncesinde ve sonrasında da kendisini ağırlıklı olarak duyumsatan şey ise başlamış ve devam eden saray ve AKP iktidarının dinci sivil bir darbesidir. Çünkü darbeden önce 14 yıldır süregelen AKP iktidarının demokrasi ve sosyal, hukuk devleti ile yakından uzaktan bir ilgisi yoktur. Bugün terör örgütü olarak nitelendirilen Fethullahçılar araştırıldığında görülecektir ki, AKP iktidarı döneminde devletin her kademesine yerleşmiş ve kilit noktaların ele geçirilmesine bilinçli şekilde göz yumulmakla kalmamış daha da ileri gidilerek destekler hiçbir zaman esirgenmemiştir. Bizim savımızı güçlendiren gerçek ise bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın "ne istediler de vermedik" sözüdür.

Fethullahçılarla araları bozulduktan ve çıkar ilişkileri zedelendikten sonra her ne kadar Fethullahçılar paralel yapı olarak ilan edilip terör örgütü olarak gösterildilerse de bütün bu yaşadıklarımızın bir numaralı sorumlusu bugün işbaşında bulunan saray ve AKP iktidarıdır. Bu yüzden de iktidar ve sarayın esip yağmaya hiç mi hiç hakkı olmadığı gibi eğer darbeciler yargılanacaksa ki yargılanmalı ve yaptıklarının hesabı sorulmalıdır, ancak yargılama yerine bir sandalye de saray ve AKP iktidarı için konulmalıdır. Bugün sütten çıkmış ak kaşık gibi davranan saray ve AKP bütün bu yaşadıklarımızın en önemli sorumlularıdır.

Dinci Sivil Darbecilerden söz ediyorsak; bu sözleri salt söz olsun diye söylemiyoruz. Demokrasi tramvayına binip iktidar olan AKP daha iktidarının ilk yıllarından itibaren tramvaydan inmiş ülkemizde ekonomik, demokratik, sosyal ve hukuksal olarak akıl almaz değişiklikler gerçekleştirerek adım adım dinci sivil darbenin taşlarını döşemiştir. İşsizliğin diz boyu olduğu, çalışanların ücretlerini bile alamadığı, hak arayanların polis zoruyla susturulup hak arama yerlerinden sürülüp çıkarıldığı, işçilerin haklarını arayan sendikalara örgütlenme fırsatı bile verilmezken patron desteğinde sendikaların türediği, hak ve özgürlüklerin açıktan açığa çiğnendiği, düzmece suçlar programlanarak insanların cezaevlerine atıldığı (Ergenekon, Balyoz vs davaları gibi), Üniversitelerin üniversite olmaktan çıkarılıp iktidarın arka bahçesi haline getirilmesi doğrultusunda her türlü yönteme başvurulduğu, ilk ve ortaöğretimin çökertilerek her birinin birer İmam Hatip okullarına çevrildiği bir ülkede hangi sosyal hukuk devletinden ve de cumhuriyetten söz edebiliriz bir bilen varsa çıkıp söylesin.

Her fırsatta milli iradeden söz ede ede yargının bağımsızlığı ortadan kaldırılmış, yargı bugün itibariyle köküyle kömçeğiyle saray ve AKP iktidarına bağlanmışsa bu adımlar ancak ve ancak bir darbe iktidarında olasıdır. Parlameter sistem kilitlenmiş ve hatta bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzından buzdolabına konulduğu ileri sürülmüşse daha biz hangi saiklerle bu iktidarın meşru bir iktidar olduğunu söyleyebiliriz? Yetmez; cumhurbaşkanı kimdir, yetki ve görevleri nedir Anayasamızda açık açık yazılmışken Anayasa bir yana itilir ve kişi çıkar da istediğini yapan bir havada kendisini başkanlık görevini yürüten bir kişi yerine koyarsa söyler misiniz bu nasıl olur da darbe gerçekleştirilmemiş bir hukuk devletinde yapılabilir? Ülkede suç işleyenler varsa yargı da var diyebileceğimiz ark çoktan aşılmışsa kimi ve nasıl yönetici olarak kabul edebilir ve onların yaptırımlarını sineye çekebiliriz.

Dünya alemin gözü önünde yaşanan failleri bile tek tek belli olan yolsuzlukların üstüne gitmek bir yana üstüne gitmek isteyen yargı tasfiye edilir yerine yolsuzlukları kapatacak savcı ve yargıçlar atanırsa nasıl olacakta o ülkede adaletten söz edilecektir? Hem bunlar ister sivil ister askeri bir darbe gerçekleştirilmeksizin yaşanabilir mi?

Son Fetöcü darbenin izleri bilinmeli ki ülkemizde uzun süre silinmeyecektir. Ne var ki bu darbeyi fırsat bilip sivil darbelerini sağlamlaştırmak isteyen bir başka dinci sivil darbenin de yaptığı tahribat uzun zaman silinmeyecektir. Bugün fırsatı fırsat olarak görüp geniş bir tutuklama furyası başlatılmıştır. Bu girişimin iktidar ve sarayın kendilerinden olmayan herkese yönelik bir sindirme ve yok etme hareketine dönüşmeyeceğini kimse garanti edemez. Edemez çünkü ortada esasen hukuk devletinden söz edecek bir durum da kalmış değildir. İlk günden başlayarak sokağa çağrılanların işledikleri suçlarda unutulmamalıdır ki darbe karşıtıdır diye hak değil suçtur. Örneğin tanktan indirilen ve her biri linç edilerek katledilen askerlere karşı gözü dönmüşlerin sözlerini duyduk. "5 askeri geberttik, ötekilerini de geberteceğiz diyen, maket bıçağı ile asker kafası kesen, elinde kemer askerleri döven, kocaman bir sopayı hınçla askerlerin kafasına indiren ve bırakın bende vurayım içim soğusun diyen kişilerin işlediği katliamında suç olmadığını kimse ileri süremez.

Askerleri guantamo adasındaki tutsaklar gibi soyup bir yerlere dolduranların da yaptıkları hareket suç işleyenlerin tutuklanması olarak görülemez. Burada askere ve orduya karşı duyulan kin ve nefretin açıkça sergilenmesi söz konusudur.

Kamu araçları parasız. Recep Tayyip Erdoğan kitleleri daha kaç gün sokakta bekletecekse sokaklara çağırıp duruyor. Siz hiç sokağa çağrılanların attıkları sloganları duydunuz mu? Siz sokağa inenlerin kimler olabileceği konusunda bir düşünce sahibi misiniz? Gerçekte bu sonuçları doğuran neden bizzat AKP ve Recep Tayyip Erdoğan'ın yönetim anlayışı olmasına karşın bu insanlardaki öfke kimlere kanalize edilmeye çalışılmaktadır? İşte bu son sözlerim bir sivil darbe girişiminin en üst noktada kendisini ifade etmesinden başka bir şey değildir. Toplanan ve idam isteriz diye bağıran güruha en sorumlu yerde görev yapan ve kendini başkomutan ilan edin kişi idam cezasının getirilmesi için parlamentoya gereken istek bildirilecek, halkın iradesi isterse idam da getirilir der mi?

Anlaşılan bu sivil darbe gidişatından Ana muhalefet Partisi CHP'de rahatsız olmalı ki fetocu darbenin öncesi ve sonrası ile ilgili araştırma yapılması için girişimlerde bulunacağını ifade etmiş, öldürülen askerler de dahil olaydan zarara uğrayanların yakınları istekte bulunduklarında onlara hukuki destek vereceklerini söylemişlerdir.

Yazımızı kısaca bağlarsak; Fethullahçı bir isyan hareketi yaşanmış ve sonuçları çok ağır olmuştur. Uzun zamandan beri de AKP iktidarınca bir sivil darbe gerçekleştirilmiş olup bu darbe daha da ileriye götürülmek istenmektedir. Kimilerinin aksine saray ve AKP'nin bu sivil darbesi iktidarı ve sarayı olması gereken ayarlarına dönüşünü sağlamayacak, bu iktidar ve saray atlarını dörtnala karanlığa sürmeye devam edeceklerdir.

Bu yüzden de demokrasi güçlerinin uyanık olması her zamankinden çok daha yaşamsaldır.

Not: İşleri güçleri devrimbazlık olan kimi sol çevreler sözünü ettiğim demokrasi güçleri içinde yoktur olamazlar da. Ne demek istediğimi anlamak istiyorsanız bunların hallerine kısaca bir bakın yetecektir.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA