turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


"HAKİMİYET MİLLETİNDİR"

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

30 TEMMUZ 2016

Bu sözün ne anlama geldiğini biliriz tabi. Biliriz de biz bu sözü daha çok 'Egemenlik Milletindir' diye kullanırız. Kocaeli sınırlarına girdiğiniz andan itibaren Köseköy'den başlayarak tüm il düzeyinde köprü ve önemli yerlere "Hakimiyet Milletindir" sloganı asılmış. Sizce bu çevre niye eski sözcüklere bu kadar meraklıdır dersiniz? Bunlar gerçekten de hakimiyetin milletin olduğuna inandıkları için mi sözcüğün eskiliğini de bir yana bıraksak bu sloganı asmışlardır?

Hiç sanmıyorum. Bu çevreler, sözcükle de olsa bir rövanşın peşinde olduklarını her fırsatta gösteriyorlar aslında. Her neyse benim yazmak istediklerim bunlar değil. Daha çok iki şeye aklım takılıyor benim. Biri kalabalıkların meydan meydan "idam isteriz" diye bağırmaları diğeri de "Hainler mezarlığı" olayı.

Darbe girişimini öteden beri şiddetle eleştirdik. Bu girişimi gerçekleştirenlerin de kimler olduğunu bilmiyor değiliz. Ancak her zaman olduğu gibi bu çevrelerin tutum ve davranışlarının dizginlenemez oluşu daha önce nasıllarsa şimdi de öyle olduklarını bütün çıplaklığı ile gösteriyor. Aslında Gebze'ye gitmişken bir gazetecinin fotoğrafladığı yeri de görmek istiyordum ya hem yeri bilmiyordum hem de gitmek için zamanımız yoktu. İki arkadaş gider buluruz dedi ama geri döneceğim için sonradan ben vazgeçtim.

Bir insan öldükten sonra yargılanamaz. Hukukta yeri böyledir. Artık insani olanlarına değinmeyi bile gereksiz görüyorum. Bu durumda nasıl olmaktadır da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, "hainler mezarlığı" diye bir mezarlık hazırlar ve darbecilerin oraya gömülmesini sağlar? Bu kapı açıldığı zaman neler olabileceği niçin düşünülmez. Yarın iktidara bir başka grup da geldiğinde onlar da kendilerinden olmayanlara böyle bir davranışta bulunurlarsa işin içinden nasıl çıkılabilir? Ya da buraya defnedilen kişiler hiçbir şekilde onaylamadığımız darbeciler de olsa onların çocukları ve yakınları olduğu niçin ya da niye düşünülmez? Her neyse bu insanlara ne hukuk ne de insanlık dersi verecek değiliz, zaten onların da böyle bir derse ne gereksinmeleri var ne de istekleri…

Bi diğer konu da "idam isteriz" bağırtıları. Olup bitenleri birçok kimse ilk günlerin heyecanı olarak değerlendirdiyse de bu doğru değil. Öteden beri bu sağcı ve dinci kesim asmaktan, kesmekten çok hoşlanır. Nedense her zaman hep bir ağızdan asmaktan, kesmekten söz ederler. Bu halleriyle 12 Eylül 1980 Faşist Darbesinin sorumlusu Kenan Evren'e öyle çok benzerler ki şaşırırsınız. Üstelik Kenan Evren bu ülkede darbe yaptığı için yargılanıp rütbesi sökülmesine en ağır cezayı almasına karşın yine de bazı şeyler öğretici olamaz nedense ülkemizin insanına. Aslına bakarsanız bu kalabalıkların "Asmayalım da besleyelim mi" diyen Kenan Evren'le hiçbir farkları yoktur ya neyse.

Uzatmayalım kaç gündür İstanbul'u bilmiyorum ama Ankara'da olağan yaşam iptal desem abartmış olmam. Ankara'da bir yerden bir yere gitmek bazıları için şenlikmiş gibi gelse de büyük bir çoğunluk için eziyete dönüşmüş durumda. Kentin Kızılay ve çevresi pislikten geçilmiyor. Hele belli saatten sonra ortalık panayır gibi. İnsanlar küçük çocukları ile bile yollara dökülüp darbe önleyiciliğine soyunmuşlar. Ama bu insanların attıkları sloganlara bakıyorsunuz bunların neredeyse hepsinde darbe anlayışını aratmayacak davranışlar var. Her ne hikmetse akıllarına her şey geliyor da bir tek darbeciliğin panzehiri demokrasi gelmiyor nedense. "Hakimiyet milletindir" sözü ise öz itibariyle bunlarda aldıkları oy olarak anlaşılmış. Düşüncelerinin bütün özeti biz bu kadar oy aldık öyleyse istediğimiz gibi davranırız kimse de bizi ölçülü olmaya çağıramaz.

Son olarak bir de onların dilinden konuşmak istiyorum. Gösteriye gelenlerin taşıdıkları milliyetçi içerik taşıyan ve oralarına buralarına taktıkları şeylerse gerçekten ilginç. Bunlar kime milliyetçilik anlatıyor bilemiyoruz. Bir zamanlar meydanlarda "Her türlü milliyetçiliği ayaklarımızın altına alıyoruz" diyen kimdi acaba? Şimdi her yerde "Türkiyem, Türkiyem" diye dolaşanların hiç mi kafaları küçücük bir şeye de mi basmıyor anlamadık gitti. "Ölürüm Türkiyem" sözleriyle huşu içinde dolananların hiç mi bazı sorular kafalarına dank etmiyor bilemiyoruz.

Her neyse işin özeti şu; kin ve nefretle ne "idam istiyoruz" diye bağırmak, ne "Hainler Mezarlığı" yapmak ne de "Ölürüm Türkiyem" diye şarkı türkü açıp dinlettirmek hiçbir derde deva değil, değil de ne yapalım ki bu çevrelerin bunların dışında çok da sarılacakları servetler yok, sözün özü…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA