turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SİSLİ HAVA

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

02 AĞUSTOS 2016

Bir söz vardır "kurt bulanığı sever" diye, işte Türkiye'nin bugünkü hâli tam da öyle bir hâl. İktidar ve saray olağan koşullarda yapamadıklarını darbe sonrası ilan edilen Olağanüstü Hâl ile aşmaya çalışıyor. Her alanda kurulan kumpaslar tıkır tıkır işletilirken Kanun Hükmünde Kararname ile iktidar ve saray adım adım hedefine doğru yürümeyi sürdürüyor.

Bilindiği gibi AKP aslında çeşitli görüş ve anlayışları içinde barındıran bir tarikatçılar ve çıkar çevreleri örgütüydü. Bu tarikatların içinde de en örgütlü ve iş bilen kesimse Fethullah Gülen Cemaatiydi. Bu cemaat diğerlerine göre üstünlüğünü kullandı ve devletin en kilit noktalarında yerini aldı. Bütün bu oyunlar oynanırken bugün Fetöye karşı mücadele ettiğini söyleyen en tepedeki AKP'liden en aşağıdaki AKP'liye kadar hemen herkes bunları "Hizmet Hareketi" olarak görüyordu. Çıkar çatışmaları yüzünden araları bozulduğu zaman bile aranın düzeltilmesi için Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere az mesai harcanmadı. Bugün meydanlarda Fethullah Gülen'i Amerikan uşağı ilan eden AKP yandaşlarının pusulası da "Hizmet Hareketi" dedikleri Gülen Cemaati'nden farklı değildi. Amerikancılıksa; her iki tarafta sapına kadar Amerikancıydı. NATO'ya bağlılıksa bininin diğerinden kalır yanı yoktu. Aslında bugün iki ayrı tarafmış gibi görünen bu muhteremler tartışmasız uluslararası finans kuruluşlarının birer gönüllü köleleri durumundaydılar. Şimdi ise öküz öldü ortaklık bitti. En tepedeki AKP'lisinden en sıradan AKP'liye kadar Fethullah Gülen için öyle şeyler söylüyorlar ki, bizlerin bugüne kadar söylediklerini çoktan sollayıp geçtiler bile. Hani insan bunları işitince aklına fırıldaklık ve pervane şıp diye düşüyor ya neyse…

Darbe başarısız oldu. Bir de ne görelim, her tarafta yaygın bir iyimserlik almış yürümüş. Bu arada kimisi demokrasi şehidi, kimisi demokrasi gazisi, kimisi de demokrasi kahramanı olup çıkmış. Bu sıfatları taşımak için sokaklarda "Ya Allah Bismillah Allhüekber" diye bağırmak, camilerde çağrı üstüne çağrı yapıp selalar vermek yetmiş de artmış bile. Hangi delikten çıktıkları belirsiz nefirsizler caddede, sokakta, parkta zikire durup biz daha makbul cemaatiz dercesine kendilerini göstermeye kalkmışlar. Her yanları yamuk Belediye Başkanları hizmete gelince esamileri okunmuyor ama iş gösteriye ve kendini göstermeye gelince her biri bir aslan kesilip belediyenin çöp ve damperli kamyonlarını, vinçlerini, kepçelerini velhasılı kıvır zıvırlarını getirip askeri birliklerin kapısına yığıvermişler. Neymiş efendim Demokrasi kahramanlığını devam ettiriyorlarmış. Bu kadarla kalsa iyi, ezilmişliğin her hallerini gösteren güruh askeri lojmanların önünden geçerken bağırıp çağırarak ve elleriyle tehdit işaretleri yaparak doyum üstüne doyuma ulaşmışlar, ulaşmaya da devam ediyorlar.

Bu arada ABD'nin Fethullah çetesini destekleyen falsoları arka arkaya patlamaya başlayınca da Recep Tayyip Erdoğan bir kez daha celallenip bir yandan had bildirme konuşmaları yapmanın yanında NATO'dan çıkmaya kadar sözü vardırınca bazı yalaka takımında da hareketler başlamış. Hemen AKP ve Recep Tayyip Erdoğan'ı antiemperyalist bir odağa yerleştirip bir yandan Erdoğan'a akıl vermeye kalkarlarken bir yandan da antiemperyalistliğin ve Kemalistliğin sözde kitabını yazmış olan Perinçek ve partisi orada burada ne olduklarını çok iyi bildiğimiz yapıya destek gösterileri yapmaya başlamışlar. Perinçek soluğu ATV'de alarak AKP'ye bir alay övücü sözler söylemenin yanında öğütlerini de sunmaktan geri kalmamış.

Uzatmayalım ilginç insanlarız vesselam. Bir yandan yaratılan iyimserlik ortamı devam ediyor, bir yandan da hukuk devletinde olmaması gereken uygulamalar birbirini izliyor. İyimserlik ortamında AK, CHP ve MHP genel başkanları sarayda buluşurken HDP bu toplantıya çağrılmadı. 7 Ağustos'ta İstanbul Yenikapı'da düzenlenen mitingte konuşmaları için 3 genel başkan çağrılırken HDP yine çağrılmadı. Yani sizin anlayacağınız ortada çok net bir gariplik var. PKK ise bir yandan barış için masaya oturmaktan söz ederken diğer yandan da eylemlerini sürdürüyor. Bu arada yitirdiğimiz askerlerdense içinde bulunduğumuz sisli havadan dolayı söz eden bile yok. Ortamı zehirleyen hamasi sözlerin dışında bugüne kadar bir şey duymadık. Her konuda iktidar sahipleri bildiklerini okumaya devam ediyorlar. Ülkede yıkım noktasına gelinmiş ekonomi, işsizlik, işten atılmalar, sürgünler, devlet katında bir kez daha Fethullah benzeri kadrolaşmaya gidiş, hiç noktasına indirilen hak ve özgürlükler, iktidarda ne pahasına olursa olsun kalmak için asker, polis ve diğer kurum ve kuruluşlarda bildiğini okuyan düzenlemeler hepsi hepsi gırla anlayacağınız. Öyle ki ortada giderek soluk alınması bile zor bir ortama kaydırılmak istenen bir Türkiye varken çok konuştuğumuz ama bir türlü kimdir kim değildir doğru dürüst adını bile koyamadığımız demokrasi güçleri kimlerden oluşmaktadır acaba? Ya da böyle yapılar var mıdır insan gerçekten kuşkuya düşüyor.

Ama olsun, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi ve Devrimci Halk Partisi olarak bizler dinci gerici ve faşizan bir yönetime karşı demokrasi güçleriyle birlikte davranma ve itildiğimiz son mevziden ileri mevzilere atılmak için büyük bir çaba içindeyiz.

Bu mücadelede ise CHP'nin yerini önemle işaret ediyoruz.

Bazılarının ortaya konuştukları oynaşma sözcüğü ise bizim sözlüğümüzde zaten yok..

Bu yüzden de inanıyoruz ki bir süre sonra birçok yapı bizim söylediklerimize kulak verecek ve aynı mevzilerden hep birlikte ileri atılacak ve nasıl Fetöcü darbeye geçit verilmediyse AKP ve Sarayın sivil darbesine de izin vermeyecek ve kazanacağız.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA