turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


SUÇLU AYAĞA KALK!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

03 AĞUSTOS 2016

Dün akşam Halk Tv'de Harbiye'den atılan iki, Ulusal Kanal'da yine Harbiye'den atılan bir gencin konuşmalarını dinlerken tüylerim diken diken oldu. Bu gençlerimize işkence yapanlar ve sonrasında da yıldırıp okuldan ayrılmalarını sağlayanlar tamam Fethullahçı subaylarmış. Üstelik de bunlar şu anda tutuklular. Deyim yerindeyse 3000 Harbiyeli'nin okuldan atılmasına sebep oldukları için ettiklerini de bulmuşlar. Yalnız iş bu kadar basit mi? O çocuklara istedikleri gibi işkence yapma gücünü nereden ve de kimden almışlardır acaba ki, böylesine hukuksuz ve insanlık düşmanı uygulamaları hiçbir kovuşturmaya veya uyarıyla bile karşılaşmaksızın uygulayabilmişler, sormayı kendimizde bir görev sayıyoruz.

Şimdi harbiyelilerin uğradıkları bu insanlık dışı uygulamaları biraz açalım isterseniz. Evet, Harp Okulu var, bu okulun komutanları var, komutanların üstünde başka denetim mekanizmaları var, bütün bu olup bitenlere karşın nasıl olmaktadır da ülkemizin bu değerli gençlerine dünya dar edilir ve okuldan atılmaları sağlanır? Genelkurmay Başkanı da dahil silsile ile devam eden bütün komutanlar bostan korkuluğu mudur ki Fethullahçı çete her istediğini rahat rahat yapabilmekte, bu şeytani amaçları korkusuzca yaşama geçirebilmektedirler?

Şahsım adına; gençleri dinledikten sonra bugün orduda yer alan ve de omuzlarının üstünde yıldız taşıyıp bu ülkenin ekmeğini yiyen herkes için en ağır sözleri söylemeyi kendimde hak sayıyorum. Hak sayıyorum çünkü ordunun içinden bir Allah'ın kulu çıkıp da Türkiye kamuoyuna olup bitenleri anlatacak kadar yürekli davranamamıştır. Bu yüzden de yeri geldiğinde kendilerine Mustafa Kemal'in askerleriyiz diyenlerin de delik para kadar değerleri yoktur gerçekte. Adam Genelkurmay Başkanı ordusundan haberi yok, adam komutan ordunun içinde neler dönüyor ya habersiz ya da görmezlikten geliyor. Yani sizin anlayacağınız hepsi bir garip adem olup çıkmışlar, sorulduğunda ne haberleri var ne de bunlara istihbarati bilgiler geliyormuş. Bu yüzden de her şeyi bir yana koysak bile Harp Okulu öğrencilerinin işkence edilerek harcanmasından Fethullahçılar kadar şu anda işin başında olan numaracı komutanlarda kesinlikle suçludurlar. Bırakalım ordunun içinde olmayı ordunun dışında olanların bile bildiği, konu ile ilgili birçok kişinin kerpiç gibi kitaplar yazdığı bir ülkede dipten doruğa komutanların habersiz numaralarına yatmaları asla haklı görülemez. Daha da önemlisi gerçekten de bu olup bitenlerden bu komutanlar habersizlerse birer kara cahildirler ki bulundukları mevkiyi bir an önce terk etmeleri gerekir. Yok, her şeyden haberliler de siyasi iktidarın yaptırımlarından korkuyorlarsa işte o zaman da ülkemizin böyle komutanlara gereksinimi olmadığı gibi onların aylıklarını ödemek zorunda da değiliz.

Gelelim iktidara. Fethullahçıların devletin her kademesinde olduğu gibi ordu içinde de böylesine dal budak salıp kökleşmesini sağlayan da AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan'dır. Çünkü soruların çalınmasından tutun da ordu içinde böylesine kökleşmelerinin önünü açan hiç tartışmaya bile gerek duymadan söyleyebiliriz ki iktidardır. Fethullahçılar çocuklarımıza işkence yapıp Harp Okulları'ndan atmışlarsa bu olayın suçlusu kesinlikle AKP ve Erdoğan'dır. Ordu içinde irticai nedenlerle her subayın atılmasına 2003 tarihinden itibaren YAŞ karaları ile karşı çıkıp engellemeyi bilen iktidar her ne hikmetse çocuklarımıza yapılanlardan kendini sorumlu da görmemekte, suçlu da saymamaktadır. Fethullahçılar ne yapmışlarsa ve nerelerde nasıl kadrolaşmışlarsa iktidarın bilgisi içinde olmuştur.

Fethullahçılarla araları bozulduğu dönemlerde bile Recep Tayyip Erdoğan "Ne istediler de vermedik" diyen kişidir ki daha pek çok konuda olduğu gibi Harbiyelilerin de uğradıkları zalimliklerden mislisiyle sorumludur. İktidarda bulunan hiçbir kimse toplumun karşısına çıkıp ay biz bilmiyorduk, biz kandırılmışız, meğer bunlar şeytanmış diyerek kendilerini aklayamazlar. Hele Fethullahçıların darbe mağduru rolüne bürünüp birlikte yürüdükleri yolu ve birlikte ıslandıkları yağmuru da kimsenin gözünden saklayamazlar. Bugün sokaklarda darbe önleyen kahramanlar gibi dolaşanlar da en az Fethullahçılar kadar sorumlu en az onlar kadar suçludur. Kimse işlediği suçun yaptırımından kandırıldık numarasıyla kurtulamaz.

Harp Okullarından atılan kim varsa hakları kendilerine teslim edilmeli, din alıp iman satan cemaatçi kafalara meydan asla boş bırakılmamalıdır.

Sözü bu noktaya getirmişken yine kumpas mağduru ülkemizin seçkin evladı Yüzbaşı Murat Eren'de bir an önce özgür kalmalıdır.

Çünkü ona kumpas kuranlar bugün içerdedir, iktidar ise mağdur rolünde sahnede İBİŞ'İ oynamaktadır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA