turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


CEMAATİ KAZIMAK

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

04 AĞUSTOS 2016

Dün, "Cemaati kazımak" için toplanan Din Şurası'nda konuşan Recep Tayyip Erdoğan, şecaat arz ederken sirkatini söyleyen merdi kıpti durumuna düştü.

Her şeyden önce 'Din Şurası' adı altında böyle bir toplantı niçin ve neden yapılır, bunu anlamak gerçekten de güç ya, bu toplantı da söylenen sözlere ne buyrulur?

İşte inciler:

"Farklı görüşten olmamıza rağmen, bu yapıya iyi niyetle destek olduk. Her kesim gibi bunlara yardım ettim.

Aynı menzile giden farklı yollardan biri gördüğümüz bu yapının sinsi hesapların aleti olduğunu göremedik.

Her şeye rağmen bu örgütün gerçek yüzünü, ortaya dökememiş olmanın üzüntüsü içindeyim.

Hem rabbimize, hem milletimize verecek hesabımız var. Rabbim de milletim de bizi affetsin."

Hani bir terör örgütü vardır bir de terör örgütüne yardım ve yataklık edenler. Terör örgütüne yardım ve yataklık edenler hiçbir zaman suçsuz sayılmazlar. Yukarıdaki sözlerden açıkça anlaşılıyor ki, başta bu muhterem kişi olmak üzere AKP, bir bütün olarak terör örgütü ilan ettikleri Fetöcülere bilerek ve isteyerek yardım ve yataklık etmişler, hatta bu sınırın da ötesine geçerek onların devletin her kademesinde yuvalanmalarını sağlayıp göz yummuşlardır. Yine Recep Tayyip Erdoğan'ın "…her kesim gibi bunlara yardım ettim" sözlerini de analiz etmek gerek. Recep Tayyip Erdoğan'ın, "her kesim gibi" derken aslında kastettiği kesimler Fethullahçıların dışındaki cemaatlerdir ki bu da altını biraz kazıdığınızda ayrı bir suçtur. Muhterem farklı görüştenmiş ama iyi niyetle bunlara yardım etmiş.

Aynı menzile giden yol tanımlamasına gelince; hiç kuşkunuz olmasın ki kast edilen menzil, hiçbir şekilde demokrasi falan değildir. Kast edilen şey doğrudan din temelli devlet anlayışıdır ve de bunların bu bağlamda menzilleri de aynıdır.

Değişen bir şey yok. Daha önce pek çok konuda söylendiği gibi bir kez daha bunların içyüzünü görememişler yani kandırılmışlar. Bu kafa ile toplumun karşısına çıkıp da prim toplandığı görülmemiştir. Ancak bizim ülkemizde toplumun önemli bir kesimi demek ki bu içi boş sözlere hâlâ prim vermektedir ki bu sözler sık sık yinelenmektedir.

Dünya alem Fethullahçıların ne menem şey olduklarını öğrenmiş ve biliyorken, her ne hikmetse Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları; yolları Fethullahçılarla birlikte yürümeye ve Fethullahçılarla yağmurlarda birlikte ıslanmaya devam ettiler. Fethullahçılarla ilgili kerpiç gibi kitaplar yazılır ve devletin her kademesine nasıl sızdıkları bir bir ortaya konulurken Recep Tayyip Erdoğan ve bakanları Fethullah'ın okulları ile ilgili toplantılarda boy göstermek için birbirlerini ezmişlerdir. Topluma dönüp Fethullahçıları "Hizmet Hareketi" olarak niteleyenler de kendileridir.

Şimdi Recep Tayyip Erdoğan kalkmış, Fethullahçılar nedeniyle rabbine ve milletine verecek hesabının olduğunu söylemektedir. Aslını sorarsanız değişen bir şey yoktur. Dün aynı menzile yürünen cemaat Fethullahın Hizmet Hareketiydi bugünse başka cemaat ve tarikatlardır. Bu yüzden de böyle giderse Recep Tayyip Erdoğan rabbine ve milletine daha çok hesap vermek zorunda kalacaktır.

Gelelim din kuruluşlarının iki de bir yırtık dondan çıkar gibi çıkmalarına. Darbeye kalkışırsınız, darbenin karşısında camilerden sürü sepken örgütlenir meydanlara yürürsünüz, yetmez kendinizi hukuk yerine koyar darbecileri kazımak adı altında konuşmayı kendinizde hak görürsünüz. Söyler misiniz, sahi siz kimsiniz? Bu ülkede kanun manun yok mudur da kalkmış dini politikaya alet ederek her konuda ortaya zıplayıveriyorsunuz niye?

Görüldüğü gibi ülkemizin, işçileri, emekçileri, aydınları, gençleri, köylüleri kısaca tüm halkımız derler ya huylu huyundan vazgeçmez. Bunların da huylarını terk etmeleri olanaksız. İşte bu yüzden her fırsatta AKP ve saray işini dini cemaat ve kuruluşlarla kotarmaya çalışıyor. Bu yüzden de onca yaşananlara karşın, aklına demokrasinin D'si bile gelmiyor. Darbe sonrası uzlaşma isteğindelermiş gibi davranmaları da onların diliyle konuşursak takiyye. Böyle olduğu aldıkları kararlardan ve attıkları adımlardan belli olmuyor mu? Bu yüzden de buradan bir kez daha söylemek isteriz ki Türkiye'nin demokratikleşmesinden yana olanlar uyanık olmalı ve hep birlikte AKP ve sarayın halkın gözüne kül üfürmelerine izin vermemelidirler.

Not: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 7 Ağustos günü Recep Tayyip Erdoğan'ın Yenikapı'daki miting çağrısına katılacakmış. İşi mi neymiş diye soruyorsanız söyleyelim; haşmetmeaplarının ibriğini tutacakmış. Yani ibrikçi başı görevi verilmiş kendisine.

Bu arada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun katılmaması yerindedir.

Mitinge gönderileceği söylenen heyeti de çekerse inanıyoruz ki çok daha iyi olacaktır.

Çünkü AKP ve saray bildiklerini okumaya devam etmektedirler.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA