turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ZÜBÜĞÜ BİLİYOR MUSUNUZ ZÜBÜĞÜ?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

19 AĞUSTOS 2016

Aziz Nesin büyük adamdı vesselam. Bir insanın ülkesini sinir uçlarına kadar bilmesi kolay değildir. Bu ancak ömrünü ülkesine adayanların başaracağı bir iştir. Aziz Nesin'de öyleydi. Son anına kadar Zübüklerin saldırısından başını alamadı. Bu yüzden de istedi ki Zübüklerin bu kadar çok olduğu ülkede zübük saldırısının öldükten sonra da devam edeceğini bildiği için mezarının nerede olduğu daha yaşarken belirsiz olsun istedi.

Biliyorsunuz; AKP iktidarında bugünlere kadar geldik, dayandık. Adaletsizlik onlarda, vurgun, talan, yalan onlarda. Adam kayırma, tarikat ve cemaatleri kamu kurumlarına sınavsız denetimsiz yerleştirmek onlarda. İç barışı bozmak ve bir daha düzelemez hale getirip her gün onları bulan vatan evladının ölümüne de sebep olanlar onlar. Dış politikada çuvallayıp ne yapacağını bilememek sonra da şaşkın ördek gibi arka arka gitmekte onlarda. Fethullah Cemaatini bu denli koruyup kollamak ordu dahil bütün kurumları ele geçirmesine göz yumup yapılanmalarını da sağlayan saray ve AKP. Anayasa'yı askıya alıp hakkı olmayan yetkileri kullanarak Anayasa benim konumuma uydurulur diyen kişi zaten hepimizin bildiği kişi.

Darbe girişimi gerçekleşti, darbecilerse neredeyse kılpayı başarısız oldular da ülke içsavaşın eşiğinden döndü. Bu arada gelgitler yaşayan saray ve AKP iktidarı bu işin böyle gitmeyeceğini artık kimsenin eskisi gibi davranmaması gerektiğinin mesajını verip muhalefeti yanına almak için sanki demokrasiye dönecekmiş görüntüsü vererek bazı görüntüler verdi. Bunun üzerine bazı çevrelerde bunlar herhalde değişiyorlar umudu yarattılar. 40 yılık Perinçek bile Recep Tayyip Erdoğan'dan Kemalist yaratmaya kalkarak gözboyayıcılığına soyundu. Muhalefette bir uzlaşma rüzgârı esti ki demeyin gitsin. Kılıçdaroğlu önce 10 sonra daha fazla demokrasi bildirgesi sundu. Zübük sürüsü ise sanki bu havaya yatar gibi görünerek yine bildiğini okumaya devam etti. Bize Nazım'ın şiiri nasıl olsa yeterdi, bu yüzden de Binali Yıldırım Yenikapı mitinginde Nazım'ın 'Akın var Güneşe Akın' şiirini okudu. Yani sizin anlayacağınız zübük tayfasının oyununa mı yetişilirdi, onlar herkesi çalımlayıp Olağanüstü Hal ilan ederek yollarına devam etmek istiyorlardı o kadar.

Fethullahçılara karşı başlatılan operasyon genişletildi de genişletildi. Fethullahçılara odaklanan iktidar her gün biraz daha artan PKK saldırılarını yokmuş gibi sayarak önemsemedi. Bunun üzerine PKK terörü daha da arttı. Nihayet dün Elazığ'da doruk noktasına ulaştı. Öteki illerde de aynısı yaşandı. Türkiye tam bir karanlığın ve kaosun içine düşmüştü ki, böyle zamanlarda bile iktidar yürüdüğü yoldan adım bile sapmaksızın yürüyüşünü sürdürdü. Bunlar için Fethullah Cemaati kötüydü ama öteki tarikat ve cemaatler iyiydi. Bu yüzden de Yalçın Akdoğan tarikat ve cemaatlerin müsterih olmalarını söyleyip onlara nasıl devlet katında mevkiler verileceğinin sinyallerini verdi. Özel Harekata personel alımı için kriter falan gözetilmeyeceği mülakatla personel alınacağı yani kendi adamlarımızı alacağızı açıkça dillendiren adım atıldı. Meclise getirilmek istenen Üniversitelerin rektörlerinin seçimi, seçim yolu ile değil de doğrudan atama yapılarak yapılacağına dair yasa teklifi meclise getirildi. Sonra da bu yasa şimdilik kaydıyla geri çekildi. İktidar öyle zıvanadan çıkmaya başladı ki, Başbakan veya Cumhurbaşkanı'nın isterse savaşa karar verebileceği dillendirilmeye başlandı. Bunu OHAL içinde gerçekleştirmek düşüncesindeler.

Şunun şurasında okulların açılmasına az bir süre kalmasına karşın, Doğu ve Güneydoğu'da eğitim yapılabilecek mi belirsiz. 15 bin öğretmen mülakatla ve sözleşmeli olarak işe alınmak isteniyor. Oysa öğretmen açığı 150 bin. Beklemede olan öğretmen sayısı ise 450 bin. Fetöcü diye kapısına kilit vurulan özel üniversitelerde ortada kalan öğrenci sayısı 65 bin. Her ne kadar bu öğrencilerle ilgili adım atılacağı söylendiyse de konu ile ilgili bilirsizlik devam etmekte.
Ayrıca televizyon kanallarında bıktırıcı Fetöcü yayınlar yüzünden başka ne bir haber ne de iktidarın ve sarayın konumu konuşulmaz oldu. Recep Tayyip Erdoğan SADAT (reis) özel bir güvenlik kuruluşunun başındaki adamı kendisine danışman yaptı. Ordu, canları nasıl istiyorsa öyle yapılandırılmaya çalışılıyor. Yani sizin anlayacağınız bu kez de ordu, AKP ve sarayın güdümüne nasıl sokulabilirse o yönde adımlar atılmak isteniyor.

Uzatmayalım Türkiye'de politika ZÜBÜK kafasıyla yapılıyor. Bu yüzden de halkın gözlerine kül üfürülüp gözleri gerçekleri görmez edilmiş. Bugün ak dediğine yların kara diyen politikacılar karşısında şaşkına dönen halk sağcı, dinci ve gerici politikacılardan kurtulmanın umarını göremiyor. Bu yüzden de onları daha daha yüksek mevkilere göndererek onlardan kurtulmak yolundan milim şaşırmadan bildiğini yapıyor.

Şimdi de ZÜBÜK, ZÜBÜK mini Anayasa değişikliği konuşulacakmış. AKP ve saraydan artık ne bekleniyorsa onu da doğru dürüst bilen yok.

Haydi; MHP, AKP'nin stepnesi bunu anladık da CHP'nin beklentisi nedir bir türlü çıkaramadık.

Son söz: Unutmayalım ZÜBÜKLERLE bütün yollar alavere dalavere çukurunda son bulur…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA