turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKP GİTMELİ SARAY İSTİFA ETMELİ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

21 AĞUSTOS 2016

Bir parti yüzde kaç oyla iktidara gelirse gelsin eğer ülkeyi yönetemez duruma düşmüşse, bir şekilde gönderilmelidir. Varlığı geniş halk yığınlarının can güvenliğini dahi tehdit eder hale gelmiş, büyük tehlikelere gebe bir ortamın oluşmasına ya neden olmuş ya da önleyemez konuma düşmüşse; bu sonuca kim ya da kimler sebep olmuşsa hem hesabını vermelidirler hem de çekip gitmeliler. Yaşadıklarımıza bakıp da AKP ve sarayın bu şekilde iktidar kalmasını nasıl onaylayabiliriz? Hemen her gün Doğu ve Güneydoğu'dan asker, polis, sıradan yurttaş yaşamını yitiriyor. Ülke kan gölüne dönmüşse, terör örgütleri gözü dönmüş bir şekilde düğünlere bile saldırır hale gelerek pek çok yurttaşımızın yaşamını yitirmesine ve yaralanmasına neden olan eylemleri kolaylıkla yapar konumdaysalar çok ivedi tedbirlere gerek var demektir.

Bilindiği gibi Gaziantep özellikle IŞİD tarafından üs gibi kullanılır hale gelmiştir. Bölgede IŞİD ve IŞİD yandaşlarının yuvalandıkları bilinmeyen bir şey değildir. Bu ilimizde sayısız IŞİD eylemi yaşanmış, yurttaşlarımız ve güvenlik güçleri canlarından olmuştur. Bütün bu gerçekler karşısında bu ilde yeterli güvenlik önlemleri alınamıyorsa ya da alınamaz hale gelmişse bu durumun bir sorumlusu olması gerekmez mi? Yaşanan her olayda iktidar yetkilileri çıkıp ölenlere Allah'tan rahmet yaralılara acil şifalar dileyerek işin içinden sıyrılamaz. Çünkü iktidar olmak yurttaşlarının başta can güvenliği olmak üzere sağlık, eğitim, iş, aş, barınma sorununu çözmek ve sosyal gelişimini sağlamak zorundadır.

Bugün AKP ve saray iktidarının ne yurttaşların yaşadığı ağır sorunları çözmek ne de ülkeyi bataklıktan kurtarmak için ne iradesi ne de isteği bulunmamaktadır. Uzun süredir kendi yarattığı Fethullah canavarı ile hesaplaşıyor görünerek de işin içinden çıkılamaz. Çünkü ülkede sorun olan salt Fethullahçı Cemaat değildir. Benzer yöntemleri kullanarak terör olayları yaratan PKK ve IŞİD'ı da unutmamak gerekir. Kaldı ki Fethullah Cemaati ne kadar tehlikeliyse ve tehlike yaratmışsa, bugün AKP ve sarayın kanatlarının altında serpilip büyütülmek istenen tarikat ve cemaatlerde o kadar tehlikelidir.

Ülke zor dönemlerin içine düştüğü zaman pek çok çevre; demokrasi ve halkın yaşamsal gereksinimleri olan eğitim, sağlık, adalet ve özgürlükleri sağlayacak bir iktidarı düşünmeyi akıl bile edememektedirler. Bunun yerine zor günlerden milli mutabakatla çıkılacağı savıyla yine bildik yöntemlerle AKP ve sarayın desteklenmesi istenmektedir. Oysa bu çevrelerin iradesi ipotek altında olup sözünü ettiğimiz sorunları çözme iradeleri de kalmamış bir başka deyişle çürüyüp bitmişlerdir. İşte bu yüzden öyle vatan kurtarma adı altında bu çevrelere koltuk çıkılmamalı yıkılıp gitmeleri için açık bir tutum alarak yeni bir yola girilmelidir.

15 Temmuz Fethullahçı darbe girişimini kullanarak konumlarını daha da sağlamlaştıracaklarını düşünen AKP ve sarayın gittiği yol yol değildir. Bu yüzden de bu çevrelerle ortaklaşılarak yapılacağı sanılan her iş ülkeyi yangın yerine çevirebilir. Ya da şöyle söyleyelim ortaklaşılıyor gibi görünülerek her şey AKP ve sarayın iradesiyle dipten doruğa berbat hale getirilebilir.

AKP ve saray defalarca anayasal çerçevenin dışına çıkarak uygulamalarda bulunmuştur. Bunun en son örnekleri olağanüstü Hal ortamını fırsat bilerek uygulamaya soktuğu kararlarıdır. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi meclise getirilen ve kimileri geri çekilen yasa taslakları da gün gibi ortadadır.

Bugün ülkemizde yaşanan bu ağır olayların sorumlularını başka yerde aramaya gerek yoktur. Ne yazık ki bugün bunlar iktidar koltuğunda oturmaktadırlar. İçerde ve dışarda ne kadar sorun yaşıyorsak ya da yaşayacaksak buna sebep olanları doğru tanımlamazsak hiçbir sorun çözülemez, Türkiye bu ağır sorunlara daha fazla da dayanamaz. Bu nedenle yönetemeyenler hemen iktidardan gitmeli, Türkiye'nin demokratikleşmesi için hızla yeni adımlar atılmalıdır. Buradan açıkça ifade etmek isterim ki Türkiye'nin demokratikleşmesinde ne sarayın ne de AKP'nin yeri de yoktur, gereği de.

Bu gerçekler ışığında bir kez daha düşünürsek; CHP'ye düşen görev, hem önemli hem de büyüktür. Bu yüzden CHP yüzüne kendi solundaki demokrasi güçlerine dönmeli ve bir an önce yürekli adımlar atmalıdır. Yoksa iki uygulamasından biri geniş halk yığınlarına cehennem yaşatmak olan AKP daha fazla iktidarda kalırsa korkarız Türkiye üstesinden gelinemeyecek daha büyük olayları yaşamak zorunda kalacaktır.

Bir diğer konu ise HDP ve çevresinde kümelenenlerin güttükleri siyaset nedeniyle Emek ve Demokrasi İçin Güç birliği gibi isimlendirmelerle güya bazı hamle yapma istekleri vardır ki, bu isteklerde konumları itibariyle bu çevrelerin işi değildir. Aksine bu yapıların güttükleri siyaset ortamı daha da olumsuzlaştırarak faşizan girişimlere de zemin hazırlayacak niteliktedir.

Bir konu daha vardır ona da geçerken değinmekte yarar var. Bazı sol örgütlerin elinde miting yapmak her hastaya aspirin vermek gibi bir alışkanlık haline gelmiştir. Fetocu kalkışma mı var, bir miting yaparsın olur biter. AKP ortamı daha da mı faşizan hale getiriyor onun ilacı da aspirin yerine geçen mitingdir.

Bu yüzden de zaman yitirilecek ya da bir şeyler yapıyormuş havası vererek hiçbir yararı olmayacak girişimlerden uzak durulmalı ilk adım Türkiye'nin demokratikleşmesi için ne gerekiyorsa o yapılarak AKP ve sarayın iktidarına son verilmelidir.

Bize göre gün o gündür, gerisi ise yığınları hem oyalamak hem de bekle gör havasına sokmaktır.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA