turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KİM BUNLAR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

27 AĞUSTOS 2016

Ülke bunların iktidarı altında bataklığa gömülür ama suçsuzdurlar. Suçlu olanlar hep başkalarıdır. Öyle zamanlar olur ki gemiyi karaya oturtmuşlardır ama yine de hiç üstlerine almazlar. İşleri böylesine berbat edip içinden çıkılmaz hale getirenler Sarı Çizmeli Mehmet Ağalardır. Niyeyse iktidar dümenine bir geçmeye görsünler, oraya kene gibi yapışırlar da bir daha hiç mi hiç ayrılmak istemezler. Öyle ya; iktidar olmanın olanakları bal tutan parmağını yalamak ne ki öyle çoktur ki ye ye bitmez. Kendini, çevreni, artık dolayında kim varsa Karun kadar zengin eder ve çevrende öyle bir yalaka ve yalama ordusu oluşturursun ki her şey sensindir artık. Büyük, büyük ne kadar sıfatlar varsa yüzüne söylenir, önünde diz çöküp seni göklere mi çıkaran mı dersin; envai çeşidini yanında yörende bulabilirsin.

Adalet önemli değildir, eğitimin vur kıçına tekmeyi, ülke bağımsızlığı mı o da neymiş, yenilir içilir bir şey olmadığına göre salla elini gitsin. Tabi geniş halk yığınlarının özgürlüğü var birde. Onlar için özgürlüğün lüks olduğunu düşünürsün. Daha doğrusu insanlar özgür olurlarsa senin de sınırların daralacağı için hiç mi hiç bu gözelere yanaşmak aklına bile gelmez. Başkalarının yaşamının gözünde pul kadar değeri yoktur. Onlar göz göre göre sapır sapır ölürler de sadece senin ikbalin için ölmeleri gerektiğini vatan için öldüklerini düşünür, önemli bile saymazsın. Sıkıştın mı canlarını vermiş bu insanlar için rahatlıkla kelle bile diyebilirsin. Kendini öyle donanımlı sanırsın ki, çevrene aldığın danışmanlarda bunları bildiği için size danışmanlık yapacaklarına sadece dalkavukluk yaparak keselerini doldurmaya bakarlar da büyük adam oluşuna helal gelir diye gıkını bile çıkarmadan debdebe ve şaşa içinde yaşar gidersin. Her şeyi iyi bilirsin ve yaparsın ya bu yüzden de seni ne yasalar ilgilendirir ne de uyman gereken uygulamalar.

Yolunu aydınlatması gereken ışık bilim olması gerekirken, halkın kafasını daha iyi ütülediğine inandığın için olmadık hurafelere başvurup bu yolda ordulaşmış olan isimlerine artık tarikat mı dersin yoksa cemaat mi her neyse bunlara sonuna kadar göz yumup tekeden süt çıkarmaya çalışırsın hani de, bu çıkmaz yol iki de bir ülkeyi varır duvara toslatır amma velakin o olmadı diğeri benimki diyerek aynı tas aynı hamam bir kez olsun kendini sorgulamaya bile gerek duymadan yine halkın karşısına çıkıp azametli bir duruş sergilemeye kalkarak her işi çözeceğini sanırsın ama olmaz.

Açlar ordusu artar, işsizler arttıkça artmıştır. Kimsenin yarınından emin olmadığı bir ortamı adım adım yaratmışsındır da onlar için önerin belki de yaşamlarında bir kez uçağa binip inemeyecekleri 3. Havaalanından ve bir kez olsun geçemeyeceği Kanal İstanbul projesinden söz edip rantçıların iştahını kabarttıkça kabartır sonra da ne kadar hayrı olmayacak plan ve projeden doğan borçları döner yine hizmet vermediğin ülke emekçilerinin sırtına vurur geçersin. Oysa ne çok övünürsün bu yaptıkların ve yapacakların için. Üstelik de bunları görülmemiş başarı sayar becerikliliğini de "tekeden süt çıkarmak" olarak anlatırsın ki asıl sağıp sütünü çıkardığın ülkemizin halkıdır.

Ne şaşaya, ne har vurup harman savurmaya dağlar dayanmaz. Eğer dayansaydı Osmanlı çöküp gitmezdi. Har vurdunuz, harman savurdunuz. Soydunuz, vurdunuz, kırdınız, Karunlaşıp her biriniz köşe oldunuz. Ülkenin güvenliğini ve yurttaşların yaşam hakkını sağlayamaz noktaya geldiniz. Öyle ya giderek göl kuruyor, çünkü kurutan sizsiniz. Ülke yabancı ajanların cirit attığı yer haline geldi. Şimdi ayakta kalmak için çok daha büyük özveriye gerek var. Sanata ucube diyen sizsiniz. İçine tüküren de o her sözü yalan olan mafyatik bir ağızla konuşan belediye başkanınız İ. Melih Gökçek. Sonuçta tıpkı sizden öncekiler gibi ülkeyi onlardan bin beter daha da kötü bir noktaya getirdiniz. Size ve ülkeye karşı "ne istedilerde vermedik" dediğiniz Fethullahçılar darbeye kalkışınca ağız değiştirip şimdi demokrasiden söz ediyorsunuz. Birlik ve beraberlik sözünü her fırsatta söyleyerek vida sıkmaya devam ediyorsunuz.

Uzatmayalım; bu ülkeyi böylesine tehlikeli uçurumlara getiren sizlersiniz. Şimdi çıkıp onca suçlarınıza bu ülkenin ezilmiş, hor görülmüş, insan yerine bile koymadığınız insanlarını ortak etmeye kalkışıyorsunuz. Ne hakkına bunları yapıyorsunuz? Bu suçları sizler işlerken bu ülkenin geniş halk yığınları ile birlikte mi işlediniz de onları kendi çevrenizde birlik ve beraberlik için toplamaya kalkıyorsunuz?

Sahi dünden bugüne aynı numaralarla halkın karşısına çıkanlar siz kimsiniz? Ülkeyi bataklığa itiyorsunuz birden görünmez olup suçları başkalarının sırtına yükleyip sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Vatan, millet, bayarak diye ayranını kabarttığınız insanları da bir yere kadar kandırabilirsiniz artık.

Gün gelir her şey değişir.

Bir sabah uyanmış birde bakmışsınız ki güneş başka türlü doğmuştur.

Yani?

Yanisi şu:

Gün gelir gün gelir zorbalar kalmaz gider

Devrimin şanlı yolunda bir kağıt gibi erir gider


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA