turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇÖKEN BİR İKTİDAR VE TÜRKİYE

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

01 EYLÜL 2016

AKP'nin ve sarayın anlaşılmayacak bir yanı yok. Bunlar çıkarları için demokrasi trenine bindiler, sonra da duraklarına gelince iniverdiler. Yani? Yanisi şu; bu dinci, imancı çevreler amaçları için her şeyi yapabilecek özelliklere sahip.

Bir başka deyişle binbir kılıkları var. Bir kılığını görüyorsunuz sonra bir de bakmışsınız ki başka bir kılığa girmişler.

15 Temmuz darbe girişimini dış güçlerin kontrolünde Fetocular yaptı. Fethullahçılar bu noktaya gelinceye kadar hangi boyalara girmediler, bilmiyor değiliz. Fethullah Gülen saraydaki muhterem dahil bütün AKP'lilerin muhterem Hoca Efendi'siyken ne var ne yok tersine dönüverdi. Bu iki dinci grup birer can düşmanı oluverdiler. Bu yüzden de Fetöcülerin temizlenmesi bütün hızıyla devam ediyor.

Eee Fetöcü darbe başarısız oldu ya, Allah'ın lutfü bu darbenin parsasının da toplanması gerekli değil mi? İşte şimdi saray ve iktidar bu parsayı toplamanın peşinde. Fethullahçılar bahane edilerek ayakbağı olduğu düşünülenler de birer ikişer tonga altına sokulmaya çalışılıyor. Sadece bu kadar mı? Fırsat bir fırsat ülke Kanun Hükmünde Kararnamelerle idare edilmek isteniyor. Bugüne kadar Kanun Hükmünde Kararname ile ülke yararına tek bir karar alınmamasına da şaşırmamak gerek. AKP iktidarının ve sarayın gücünün sağlamlaştırılması için ne yapılması gerekiyorsa o yapılıyor.

Adli yılın açılış töreni sarayda yapılacak. AKP, saray ve yüksek yargının içine konuşlandırılmış olanlar için açılışın sarayda yapılması hiç mi hiç önemli değil. Bunların içinden burada yapılmışsa ne olur, yargının bağımsızlığı mı zedelenir diye soranlar var. Onu bunu bilmem ya bu sözleri söyleyenler bu soruyu kendilerine sormalılar. Üstelik yargının ne kadar bağımlı hale getirildiğini onlardan daha iyi kim bilebilir ki? Utanıp sıkılmadan bir yüksek yargı üyesi olarak bu kafadalar ya vallahi de pes, billahi de pes. Hani bizler yargıçların üstlerine giydikleri cübbeleri bugüne kadar heybetlerine heybet katan güç sembolü olarak düşünürdük de, düğmelerinin dahi olmamasını hiçbir gücün önünde düğmelerini iliklemek zorunda kalmamaları olarak görmezdik. Şimdiyse bütün bunların hiç mi hiçbir önemi kalmadı. Kalmadı, çünkü bizler Recep Tayyip Erdoğan'ın önünde düğmesiz cübbelerini ilikleme şaşkınlığını gösterenlere tanık olunca düşündüklerimizin hepsini aklımızdan siliverdik. Şimdiyse aklımızda sadece ve sadece ülkemizde yargının içine düşürüldüğü perişanlıktan başka bir şey kalmadı..

AKP ve saray iktidarı Türkiye'de artık her şeyin farklı bir zeminde işlediğini gösteriyor. Uzun zaman eleştirdiğimiz saray vardı ya, işte o sarayın içine bir de "Millet" camisi yapıverdiler. Hani millet deniyorsa siz onu öyle anlamayın, bunu düşünenlerin aklında vardır bir isim sanırız. İşte o camide bilmem ne topluluğu 6 Ağustos tarihinde öyle bir zikir tutturmuş ki camiyi Alimallah inim inim inletiyorlar. Bir başka deyişle Fethullahçı cemaatin yerini başka cemaatlerin nasıl aldığının da bu görüntü kanıtı amma velakin asıl önemli olan bunların cumhuriyete karşı nasıl bir davranış sergiledikleridir. Unutmayalım ki, AKP'nin çimentosunu oluşturan şey tamamen tarikat ve cemaatlerdir. Dün uysal bir cemaat görünümünde olan Fethullahçılar nasıl iktidar ortağı olmuş ve güç zehirlenmesiyle nasıl bir güç gösterisine kalkışmışsa yarın o sözümona Millet Camisi'nde zikir çekenlerin de gücü ellerine geçirdiklerinde Fethullahçılardan beş beter bir davranış sergilemeyeceklerini kimse garanti edemez. Eder diye düşünmek eşyanın doğasına aykırıdır zaten.

Şimdi bütün ülke bu zikiri tartışıp, yorumlar yapıyor. Bence bu kadar yorulmayalım, çünkü zikircibaşı bugün saraydadır, onun emri ve bilgisi olmadan bu ülkede kuş bile uçamaz. Kimileri bu gücü muhterem için olağanüstülük olarak görebilir, ancak bizim açımızdan ortada bir olağanüstülük falan yoktur. Bu görüntülerin hepsi korkunun hezeyanlarından ibarettir ki, korkuyu asla yabana atmamak gerekir. Ne demişler; korku adama dağları aşırır. Bunlara da zikir çektiriyor işte…

Onca yıllık Kızılay Meydanı, oldu "15 Temmuz Milli İrade Meydanı". Daha bu ülke ne keyfilikler görecek ne keyfilikler. Ancak bu siklette bu ağırlığı bir yere kadar çeker. Ülkemiz bunların yarattığı sıkıntıların ağırlığını daha fazla çekemez, bu olup bitenlere daha fazla katlanamaz. Hani memlekette bazı olmayacak şeyleri yargıya havale etmek için yargı önlemeli diye düşünüyoruz ya yargının da tekeri patlayalı çok olmuş. Bu yüzden de ülkemizin geniş halk yığınlarına Türkiye'nin demokratikleştirilmesi, AKP ve sarayın zorba iktidarlarına son verilmesi için çok görev düşüyor çok.

Bunlar; kökleriyle, kömçekleriyle gidecek, Türkiye demokratikleşecek.

Başka yolu yok!


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA