turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


ÇOK BİLMİŞLERE İŞ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

09 EYLÜL 2016

Bu çokbilmişlerin bilmediği bir şey yoktur. Terör mü dediniz, ıcığına cıcığına kadar bilirler. Hukuk konusunda üstlerine yoktur. Sallama sözlerle bir konuda hedef mi saptıracaklar Allah bunlara gani gani bezirgan aklı vermiş ki kimse bunların ellerine su dökemez.

Eğer; son günlerde bu Feto denilen dış güçlerin oyuncağı olmuş bir kişi olmasaydı kimi konuşacaklardı gerçekten bilmiyorum. Feto konusunda öyle uzman olmuşlar ki hangi konuyu açsanız bülbül gibi şakıyorlar. Tam 14 yıldır yaşadıklarımızın adını koymuşlar, üzerinden verip veriştiriyorlar. Ortada ne devlet diye bir şey var ne de iktidara gelmiş bir partiden söz etmenin gereği. Herkes suçsuz bir tek Fetö denilen aklını yadellere kiralamış olan din şaşkını suçlu. Öyleyse ne yapmak gerek? Çok basit, böyle durumlarda masallardaki gibi davranıp birilerini kurban vererek sütten çıkmış ak kaşığa dönebilirsiniz.

AKP ve saray adına televizyon televizyon koşturup konuşanlar bu kafadalar. Onlara göre Fethullahçıları tanrılara kurban ettiniz mi iş tamamdır. Hem öyle ki herkesten çok bu işin mağduru AKP ve saray olmuştur. Kendileri iktidara gelmiştir ancak iktidar değillerdir. İktidar olanlar ya Kemalistler olmuştur ya da şimdinin modası haline gelmiş Fethullahçılar. AKP ve saray demokrasiden, insan haklarından yanaymış amma velakin bunlara adım mı attırmışlar, sizin anlayacağınız elleri kolları bağlıymış. Bu yüzden de ne güzel şeyler yapacaklarmış da bilinmeyen çok da iyi anlatamadıkları Kaf Dağının arkasındaki devler işlerine engel olmuş.

Bu yüzden de kimsenin AKP ve saraya bir diyeceği yokmuş. Hani, biri yahu bütün bunlar olurken işbaşında AKP ve saray yok muydu diye soracak olsa; vay sen misin bu soruyu soran AKP ve saraya laf söylettirmezlermiş.

Ey kepaze ve vicdanını bir yerlere kiralamış olan güruh size söylüyorum; AKP iktidarı döneminde onca yolsuzluğun nasıl yapıldığını, ihalelerin kimlere verildiğini, kimlerin Alicengiz oyunuyla köşe döndüğünü bilmiyor musunuz? Tabi işinize geldiğini konuşuyor, gelmediğinin üzerini kedinin pisliğinin üstünü örttüğü gibi örtmeye kalkıyorsunuz. Bu yüzden de ağız birliği etmiş 17-25 Aralık 2013 tarihini kendiniz için milad olarak almak istiyorsunuz. İstiyorsunuz, çünkü ortaya yapılan yolsuzlukların saçılması konuşulsun istemiyorsunuz.

Kim nasıl zengin olmuş, siyaset zengin olmak yeri miymiş yoksa hizmet etmek miymiş unutulsun gitsin taraftarısınız. Bankasya ile ilgili konuşarak kim buraya bulaştıysa soluğunu kesmek istiyorsunuz da Bankasya'dan Halk Bank'a kimlerin ne amaçla transfer edilip en tepe noktasında da yönetici niye yapılmıştır deşilmesi yanlısı değilsiniz. Gözleriniz kör, kulaklarınız sağır olduğu için ne ayakkabı kutularının içine doldurulmuş paraları gördünüz ne de konuşulanları kulaklarınız duydu. Telefon tapelerine düşmüş paraların sıfırlanması ile ilgili konuşmalar da külliyen yalan ve iftira.

Sıkıştığınız zaman hemen milli mutabakat sağlanmışken bunları konuşmayalım ülkemize zarar veriyor martavalına sarılıyorsunuz. Bugüne kadar ülke soyulmuş, insanların canlarına okunmuş, ülkede can güvenliği kalmamış, yönetenlerin nasıl yönettiği ortadayken bunlar ülkeye zarar vermiyor, birilerinin yolsuzlukları, hırsızlıkları, diktatörce uygulamalara başvurması, yurttaşın can güvenliğinin hiçe sayılmasının konuşulması mı ülkeye zarar verecek? Bu arada da bol bol şeffaflıktan dem vurmaya başladınız.

Gerçi şeffaflıktan sizin anladığınız şey size kim muhalefet ediyorsa onların neyi var neyi yok deşip uluorta herkesin bilgisine açacaksınız da iş kendinize gelince her şey sır olacak. O sır perdesinin altında çevirdiğiniz ne kadar dolap varsa ilanihaye bilinmeyecek ve mahşere kalacak savındasınız. Bu yüzden de sizin için hukukun üstünlüğü, hukuk devleti hiç mi hiçbir anlam taşımıyor. Nasıl olsa her şey elinizde, kanıtları karartır, istediğiniz gibi kanıtlar da yaratabilirsiniz? Ama böyle olunca da ortada adalet madalet kalmaz. Adaletin olmadığı bir yerde de ne yaparsanız yapın insanların insan gibi yaşadığı bir ortamın sağlanması da olası değildir.

Sizlere şaşıyorum. Hrant Dink katledildi de koskoca dünyanın gözlerinin içine baka baka kanıtları kararttınız. Sizin atadığınız kimseler herkesin aklıyla dalga geçer gibi görülen ne varsa görünmez hale getirdiler de gıkınız bile çıkmadı. Hatta bu olayı bile Ergenekonla nasıl bağlantılandırırım diye göbeğiniz çatladı. Şimdi çıkmış onu da Fetocular yaptı, bunu da Fetocular yaptı diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Oysa savunmaya çalıştığınız AKP ve saray iktidardaydı. Yaşanan onca acılar vicdanları sızlatırken ne sizlerin ne de savunduğunuz bugünkü AKP ve sarayın kimleri suçlu gösterdikleri öyle açıktı ki, eğer kafanızda bu konularla ilgili küçücük bir soru işareti varsa geçmişte içinde yer aldığınız yandaş basında yazılıp çizilenleri arşivlerden bir zahmet çıkarıp bakın öyleyse.

Kardeşim size diyorum. Entellektüel olabilirsiniz, hukuku da çok iyi bilebilirsiniz boş tartışmalarda kafamızı ütüleyip durmayın, madem akademisyensiniz hukuk dediğiniz şeyi öğrencilerinize doğru dürüst öğretmeyi becerin ki bugünkü yargı mensupları gibi insanlar bu ülkenin adalet dağıtan mevkilerini hakkıyla temsil etsinler. Yeter artık, gerçekten yeter! Sizin bu bol palavralarınızdan AKP ve saray sütten çıkmış akkaşık muamelesi görmeye başladı. Oysa bir ülkede siyaseten yaşadıklarımızdan sorumlu olanlar hemi de sonuna kadar sorumlu olanlar siyasi iktidarlardır ve de sorumluluklarının gereği hesap vermek zorundadırlar.

Gözümüzün içine baka baka sürmeyi gözlerden çekenlerle daha fazla işimiz olmamalıdır, olamamalıdır.

Bilmem kimi kalın kafalılara anlatabildik mi?


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA