turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


CADI AVI

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

11 EYLÜL 2016

Cadı avı, dini inançlardan kaynaklı olarak cadı olduğuna inanılan bazı kimselerin yakalanması; yargılanarak veya hiçbir yargılamaya gerek görülmeksizin en ağır şekilde cezalandırılmasıdır. Geçmişte yaşanılan cadı avları genellikle suçlananların yakılarak veya linç edilerek öldürülmesi ile sonuçlanırdı. Günümüz politik değerlendirmesi ve içeriğinde ise düşünceleri yüzünden sayısız suçsuz kimselerin peşin peşin suçlu ilan edilerek cezalandırılması veya sindirilmesi bağlamında kullanılmaktadır.

İkinci Paylaşım Savaşı'ndan sonra ABD'de soğuk savaşın gereği olarak komünist ve Sovyet ajanı suçlamasıyla ilericilere, devrimcilere, komünistlere karşı başlatılan tutuklama, cezalandırma girişimleri de aynı tanımlamayla dile getirildi.

Bizim ülkemizde ise yıllardır aynı kafa ile siyasi iktidarlar özellikle de sosyalistlere karşı aynı tutum ve davranışları göstermişlerdir.

Bugüne geldiğimizde ise AKP iktidarı ile birlikte cadı avı uygulaması en üst düzeyde seyretmektedir. Ergenekon, Balyoz, Casusluk, Ayışığı vs davalarının hepsi de aynı isimle ifade edilebilir.

15 Temmuz Fethullahçı darbe girişi sonucunda da AKP iktidarı ve saray aynı yolu izleyerek, Recep Tayyip Erdoğan'ın da dile getirdiği gibi at izi it izine karıştırılarak operasyonlar ve tutuklamalar başlatılmış, kamu alanında çalışan memurlarınsa hiçbir soruşturma yapılmaksızın işlerine son verilmiştir. İktidar bu yöntemle bir taşla iki kuş vurarak kendisi için muhalif gördüğü kimseleri cezalandırma yoluna giderek darbe girişimini Allah'ın bir lütfü olarak çıkarına çevirmek istemektedir. Dolayısıyla bu denli hukuksal ve keyfi hata yapıldığında da muhalefet tarafından olup bitenlerin cadı avı olarak değerlendirilmesinden doğal bir şey olamaz. Bu konuyu bir cadı avı olarak değerlendiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na AKP Grup Başkanvekili sözüm ona bir yanıt vermiştir.

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun değerlendirmelerini Fethullahçıların ekmeğine yağ sürmek olduğu şeklinde değerlendirmesinin arkasından bu eleştirileri Fethullahçılara psikolojik destek vermek olarak suçlamış bir de üstüne üstlük¸" Cadı avı başladı diye avı mı bırakacağız?" diyerek açıktan açığa yaptıklarının bir av olduğunu itiraf etmiştir.

Ülkemizde yaşadığımız travma gerçekten de ağırdır. Hele de AKP gibi çağdaşlıktan ve uluslararası hukuk kurallarından fersah fersah uzaklaşmış ve faşizan uygulamalara geçmiş olan bir partinin iktidarında çok daha tehlikeli bir boyut kazanmıştır. Bugün iyice güçsüzleşen ve sürekli bir korku içinde olan iktidar akla gelmedik uygulamalara yönelmiş, ülkemizde on binlerce insanı mağdur etmenin de ötesinde korkunç bir zorluğun içine itmiştir. Bu yüzden de olup bitenleri ne olacak canım Fethullahçıların yaptıkları yanlarına mı kalacak yönünde bir yüzsüzlükle sahiplenmek aklın alacağı bir şey değildir.

Bu nedenle sözüm ona kendilerine Kemalist diyen Vatan Partililerin AKP'yi ve sarayı arkalamaları kabul edilemeyeceği gibi doğru bir yöntem de değildir. Fethullahçılarda dahil hemen herkes hukuk kuralları içinde kalınarak sorgulanır, varsa suçu cezalandırılır. Kaldı ki, kişi suçlu bile olsa hukuk kurallarının dışına çıkılıp tıpkı cadı avında olduğu gibi peşin peşin cezalandırılarak yöntem öç almaya dönüştürülemez. Eğer uluslararası hukuk kuralları bir kez geçersiz sayılırsa hiç kimse unutmasın ki gün gelir sözü edilen cadı avı yöntemi bugün bu uygulamaları olağan sayanların da bire bir başına gelir ve işte o zaman avdan mı vazgeçeceğiz diyenler avlanmanın ne demek olduğunun bedelini misliyle ödemiş olur.

Bu yüzden de kim ki hukukun üstünlüğünü hiçe sayar ve cadı avını olağan bir şeymiş gibi toplumun önünde savunmaya kalkarsa bu gibilere fırsat verilmemeli, yaşamın olağan işlerliği içinde bu tür kendini bilmezlere haddi kesinlikle bildirilmelidir. Bugün AKP ve saray Fethullahçı darbe girişimini Allah'ın bir lütfü olarak kendi çıkarına kullanmaya başlamış, KHK'larla kalıcı değişikliklere yeltenerek kendi iktidarını sağlama alma yönünde etkilerinin giderilmesi zor tasarruflarda bulunmuştur. İnsanların doğrudan özgürlükleri ve ve yaşam hakları ile ilgili olarak bu denli özensiz ve kaba davranılması kabul edilemez. Bu tür uygulamalar ancak ve ancak faşist ve ortaçağ karanlığına batmış ülkelerde uygulanabilir ki işte tam da burada dünyada iz bırakmış olan CADI AVI deyimi noktası virgülüne kadar AKP ve saray iktidarının yöntemleri ile bire bir örtüşür ve de bizler bu örtüşmeyi sineye çekip oturamayız.

Neymiş efendim, insanların on yıllarca alıştıkları cadde, sokak, meydan isimlendirmeleri 15 Temmuz Milli İrade ile değiştirilmeye başlanmış. İnsanın gerçekten de bu iktidara ve hık deyicilerine tepesi atıyor. Anlaşılıyor ki sizlerin cadı avı çok hoşunuza gidiyor. Düşünüyorsunuz ki nasıl olsa cadı biz değiliz, biz avlayanız.

Bu yüzden de rahat görünüşünüzün altında görülmemiş bir korku ile tirtir titriyorsunuz, malum bu tahterevalli oyununda yukarda olmak olduğu gibi aşağıya inmekte her zaman için olasıdır, nasıl olsa sizin aşağı inmeniz çokta uzak değildir.


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA