turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


KAN, KANDIR NEREYE KADAR?

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

23 EYLÜL 2016

Neymiş efendim, Recep Tayyip Erdoğan dünya lideriymiş. Bir tantana, bir şaşa Erdoğan NewYork'a BM toplantısına uçuyor. Kendisini karşılayan falan yok. Sonra BM toplantısında "dünya lideri" boş salona konuşmuş. Arkasından 4 trilyon dolara hükmeden dünya devleriyle görüşmüş. Öyle ya "dünya lideri" dünya cüceleriyle görüşecek değil ya. Hoş zaten Türkiye'de pazarlanacaksa dünya devlerine pazarlanmalı değil mi? Recep Tayyip Erdoğan dert üstüne dert yanıyor. Yok, biz 10 teröristin 9'unu Amerika'ya yakalayıp teslim etmişiz de, onlar bize bir Fethullah'ı teslim etmiyorlarmış. Kendilerine Fethullah hakkında bilmem kaç koli dosya gönderilmiş yine de Amerika tınmıyor "belgeniz varsa gönderin" diye oyalıyormuş.

Her neyse; Amerika bu işine nasıl geliyorsa öyle davranacak ve "dünya Lideri'ni oyalayıp duracaktır işte. Ancak ta oraları gidilmişken, başka önemli şeyleri de konuşmadan olmaz elbette. Bu konuşmalardan birisi Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otelde Başkan Yardımcısı Biden'la yapılmış. Her konuda mutabık kalınmış ancak Amerika'nın açıktan açığa PYD'ye önemli silahlar vereceği görüşmelerin sonunda açıklanan memnuniyet sözlerine gölge düşürmüş.

Bilindiği gibi Bizzat Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğu ve cumhurbaşkanı seçildikten sonra da sürdürülen Suriye'ye karşı yürütülen yanlış politikalar yüzünden bugün Suriye topraklarından Türkiye'yi çok ciddi olarak tehdit edin gelişmelerle yüz yüze kaldık. ABD emperyalistleri sözde IŞİD ve öteki İslami terör örgütlerine karşı mücadele edilmesi bahanesi ile PYD'ye yol vermekle kalmadı, PYD'yi askeri anlamda ağır silahlarla da donattı.

Amaç Suriye'nin meşru yönetimini ya iktidardan düşürmek ya da sınırlı bir alana hükmetmesini sağlayarak kuzeyden Akdeniz'e bir Kürt koridoru açmaktı. Denilebilir ki bu koridor Fırat'ın batısında küçük bir alanı saymazsak üç aşağı beş yukarı gerçekleştirilmiş zaten. PYD gerçeği Türkiye'yi ciddi şekilde düşündürdüğü için AKP iktidarı da bu koridoru kesecek Cerablus'a yönelik bir harekete karar verdi ve bu hareketle Cerablus ve çevresinde bazı yerleşim yerleri ele geçirildi.

Bununla birlikte Amerika'nın açıktan açığa PYD'ye destek vermesi nedeniyle PYD'nin Fırat'ın batısından çekilmesi sağlanamadı. IŞİD'a yönelik daha etkili hareketin de sürdürülmesi olanağı olmadığı için şimdilik Türkiye girdiği alanda oyalanmayı sürdürmektedir. Arada sırada Amerika ile birlikte operasyonların daha aşağı kaydırılması konuşulsa da Türkiye piyade birlikleriyle şimdilik böylesi bir operasyona çok da gönüllü değil.

Ayrıca IŞİD'a yönelik operasyon yapıldığı söylenmesine karşın iki önemli arızadan da söz etmekte yarar var. Bu arızalardan birisi ÖSO arızası. ÖSO arızası zaman zaman gündeme gelse de bugüne kadar bir şekilde üstü kapatılıyor. Öyle ki ÖSO güçlerinden bir kısmı "biz Amerikalılarla ortak hareket yapmayız" diyerek çekildi de zar zor ikna edildiler. (edildiler mi orası çok da belli değil) Bir önemli arıza ise PYD'nin Fırat'ın doğusuna çekilmesi. Türkiye buraya yönelik herhangi bir askeri harekette bulunamıyor. Çünkü işin içine doğrudan Amerika girmiş bulunuyor. Bu yüzden de gerçekler Türkiye kamuoyunun gözlerinden saklanarak şimdilik iktidar oyalama taktikleri ile hem kendisini hem de Türkiye halkını kandırıyor.

Burada önemli sayacağımız başka şeyler de var. IŞİD'a karşı yapıldığı söylenen hareket her nedense burnumuzun dibinde Kilis'i tehdit eden IŞİD'a bir şey yapılmıyor. Ayrıca IŞİD ve diğer terörist gruplara karşı olunduğu dile getiriliyor ancak her ne hikmetse Suriye ile ilişkilerde ise hiç yol alınmıyor, bataklık bir zeminde ipe un serilmeye devam ediliyor.

İşte bu nedenlerle eğer ciddi politika değişikliklerine gidilmez ve AKP ve saray kanar ve toplumu kandırmayı sürdürürse bedeli ağır olacak sorunlar, diyebiliriz ki her an kapımızı çalabilir.

İktidar şimdilik Fethullahçı Cemaatin başarısız darbe girişimi ile toplumu oyalayabilir, ancak bu oyalama taktiği ile Türkiye'nin hiç ama hiçbir sorunu çözülemez. Eğer iktidar bu kafa ile giderse gerçekten de önümüzde ağır süreçler yaşayacağımızı herkes bilmelidir.

AKP iktidarı hâlâ onca açtığı İmam Hatip okullarıyla yetinmiş değil. İçine ettiği eğitimi daha da çıkmaza sokmak için eğitim tam anlamıyla çökertilmek isteniyor. Yabancı dil kılıfı adı altında çocuklarımıza daha okula başladığı yıllarda Arapça dersler getirilmiş durumda. Burada amaç dil öğretmekten çok din eğitimini hızlandırmak amacı taşıdığı için tehlikenin boyutları daha da artıyor.

Okul yok, öğretmen yok, ders kitapları hazırlanmış değil. Özel okulları teşvik etmek için devletin 250 bin çocuğumuza verdiği ödenek 75 bine düşürülmüş. Bu demek oluyor ki AKP iktidarı ve saray daha önce Fethullahçı okullarda çocukların okuması için 250 bin çocuğa para aktarmış. Zaten benzer sözleri bir kez daha Amerika'da Recep Tayyip Erdoğan dile getirmiş bulunuyor.

Hani bu durumda Saray ve AKP iktidarı yargı önüne çıkarılamıyorsa Fethullahçıların yargılanması dayanağı da büyük ölçüde çökmüş olmuyor mu?

Sonuç olarak; AKP ve saray KAN, KANDIR politikasıyla durumu idare etmeye çalışıyor çalışmış olmasına da KAN, KANDIR anlayışı nereye kadar gidecek hepimiz çok yakında göreceğiz…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA