turgutkocak2009@hotmail.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN YAZILARI

"HER GÜN"


AKP, SARAY VE TEHLİKELİ VİRAJLAR

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

25 EYLÜL 2016

AKP iktidara gelirken gerçekleştirmek üzere dağarcığında önemli şeyler vardı. Bunların başında dış politika geliyordu. Osmanlı düşü gören bu kadrolar kısa zamanda ABD emperyalistlerinin bölge ve dünya politikalarına angaje oldular, Denilebilir ki, Türkiye'yi doğrudan bataklığın içine gömdüler. Şu an yaşanılan karmaşa bu boyutlarda ise nedeni büyük ölçüde AKP'nin dış politikası yüzündendir.

AKP iktidara geldiği andan başlayarak toplumun sosyal yaşamını kendi dünya görüşleri doğrultusunda düzenlemeye kalkıştı. Dolayısıyla toplumun çeşitli kesimlerine mahalle baskısı uygulamaya başladı. İnsanların giyiminden tutun da kaç çocuk yapması gerektiğine kadar yığınları baskılayan adımlar attı, suçlamalarda bulundu. Dolayısı ile toplumun çağdaşlıktan yana büyük bir kesimiyle karşı karşıya kaldı.

AKP iktidarı emekten yana değildi. Doğası itibariyle bütün sağ iktidarlarda olduğu gibi patron yanlısı bir politikayı başat hale getirdi. Çalışanlar için küçücük ücret artışları bile sorun olurken, işçilerin emekçilerin ekonomik, demokratik ve sosyal hakları için mücadele eden sendikal örgütlenmelerinin bir yandan önü kesilirken diğer yandan da hiçbir yaptırım gücüne izin verilmeyerek örgütlenmeyi şekilden ibaret hale getirdi.

Ülke genelinde özgürlükler sürekli olarak kısıldı. AKP'ye ters gelen ne varsa karşıya alınarak yaptırımlar uygulandı. Gazeteciler, öğrenciler, işçi ve işçi önderleri, aydınlar, akademisyenler ya baskılandılar ya da tutuklanarak içeri gönderildiler. Kısacası ülkede düşünce özgürlüğü adına ne varsa susturulmaya çalışıldı. Yığınların görüşlerini tek başlarına ya da toplu halde ifade etmelerinin önüne polis barikatı çekildi.

Hukukla ilgili derin düzenlemeler yapılmakla kalınmadı, savcı ve yargıçlar iktidardan yana organize edilerek iş çığırından çıkarıldı. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen Fethullahçı Cemaatle yargının işi yargı vesayeti öne sürülerek bitirildi ve yargı tam anlamıyla çökertildi. Bu andan başlayarak yargı eliyle orduya, gazetecilere, yazarlara ve politikacılara kumpaslar kurularak ve sahte kanıtlarla yaptırımlar uygulandı, içeri atıldılar, ağır cezalar verilerek hukuk dünya alemin gözünün önünde sayısız kez katledildi. Katledilmeye devam ediliyor.

Ülkemizin en önemli sorunu olan eğitimin öyle bir içine edildi ki, artık Türkiye'de eğitimin varlığından bile söz etmenin olanağı kalmadı. Daha anaokullarından başlayan din dersi verilmeye başlandı, bütün okullar birer birer imam hatip okullarına çevrilerek eğitimin üzerine toprak atılıp fatihası okundu. Şu anda ise eğitimin içler acısı konumu daha da problemli hale geldi ve ülkenin önemli bir bölümünde eğitim bile yapılamamakta ya da eğitimi sürdürecek öğretmenler bulunmamaktadır. Ayrıca eğitim için hazırlanan kitapların işe yaramazlığı da cabası. 5-6 yaşındaki çocuklarımıza Arapça öğretmek adı altında dini eğitim verilme yolu açıldı.

Türkiye'nin adım adım birer birer kurum ve kuruluşları çeşitli bahaneler adı altında çökertildi. Yeniden organize edilmesi için izlenen yol ise AKP ve Sarayın iktidarının sürgit devamından yana olacak şekilde adımlar atıldı atılmaya devam ediliyor.

AKP iktidarı ile birlikte yolsuzlukların sınırı kestirilemez hale geldi. Dünün parasız, pulsuz AKP'lileri bugün milyarlarla oynar hale geldiler. En tepedeki politikacılarsa zenginleştikçe zenginleşti. 17-25 Aralık operasyonu ile birlikte yolsuzlukların pisliği sokaklarda lağım olup akmaya başladı. Bu andan itibaren de olup bitenlerin üstünü örtmek için AKP ortada ne yargı bıraktı ne de bu yolsuzlukları ortaya çıkaracak namuslu insanlar. TBMM'nin yolsuzlukların üzerine gitmesinin bile önü kesilerek açıkça suçlu olan kimseler AKP yargısı tarafından aklanarak dışarı salıverildiler.

Ve nihayet Fethullah Cemaatinin darbesi gündeme geldi. 15 Temmuz darbesi başarıya ulaşamadı ama AKP ve saray için Allah'ın bir lutfu olarak işlerine yaradı. Şimdi iktidar bu darbe olayını kullanarak toplumun bütün değerlerini tepeden tırnağa sarsacak adımlar atıyor, yeni düzenlemelere girişiyor. Öyle uygulamalar söz konusu ki artık eleştiri ile şunla, bunla düzeltilmesi olanaksız hale geldi.

İnsanlar bir zamanlar konuşmaktan çok hoşlandıkları derin devlet vardı ya şimdi bu anlayış AKP ve sarayın uygulamalarıyla değişik bir noktaya getirildi. Birçok çevrelerde, özellikle de AKP'nin önde gelenleri arasında konuşulanlara bakılırsa artık sistemin başka türlü işletileceğini görüyor, duyuyoruz. Politik dilde bunun söyleniş tarzı SİSTEMİN İŞLETİLİŞ şeklidir. AKP bundan böyle devleti nasıl işleteceğinin şeklinin omurgasını oturtmakla meşguldür. Bu öyle hani bir sosyal devletin nasıl işleyeceği ile ilgili falan değildir. Atılan bu adımlar; doğrudan AKP ve sarayın işletim şekli adı altında devleti nasıl yöneteceği ile ilgilidir kontrolü de sarayın iradesi altında olacaktır.

Uzatmayalım, bu durumda iyi kötü yapılan seçimlerin de bir anlamı kalmayacak, göstermelik seçimlerde sarayın AKP'si seçimleri hep kazanacaktır ki, bu tehlikeli virajı ona göre düşünmek ve tehlikenin boyutlarını doğru kavrayarak AKP ve sarayın oyunlarını bozucu politikalar üretmek hepimizin boynunun borcudur vesselam…


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI


ANA SAYFA